çekiyor ile cümle

çekiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Başarıyı çabuk yakalayan grup, 21 ile 25 arasındaki genç yaş ortalaması ile dikkat çekiyor.Il picco d'incidenza si trova nell'età giovanile, tra i 10 e i 25 anni.
Taker, sakallarıyla dikkat çekiyordu.Toby comincia a portare la barba.
Ratzinger, kimi konulardaki tutucu görüşleriyle dikkat çekiyor.I Punk li odiano per le loro opinioni conservatrici.
Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor.Tom capisce che qualcosa non va.
Telefon çekiyor.Suona il telefono.
Trend - dünyada hangi haberlere dikkat çekiyorsa bakabilme.“Trends”: dove si possono scoprire le ultime tendenze in giro per il mondo.
Real Madrid, Barcelona ve Athletic Bilbao La Liga tarihinde hiç küme düşmeyen takımlar olarak dikkat çekiyor.Il Real Madrid, il Barcellona e la Real Sociedad sono le rivali storiche dell'Athletic.
Nefes almada zorluk çekiyorum.Мне трудно дышать.
O, ağır bir hastalıktan acı çekiyor.Он страдает от тяжелой болезни.
Sıla hasreti çekiyorum.Я тоскую по своей родине.
Almanca öğrenmek ilgini çekiyor mu?Вы заинтересованы в изучении немецкого?
Ne tür bir acı çekiyorsunuz?Какую Вы боль испытываете?
İnanıyorum ki devlet başkanımızın öldürülmesinin getirdiği sonuçların acısını çekiyoruz.Мы, я полагаю, страдаем от последствий смерти главы государства.
Ancak içki problemleri bu dönemde çok dikkat çekiyordu.К тому времени в эти дни пьянство было особенно буйным.
ARTIcep telefonu çekiyor YerelnetТекст и перевод Mein Herz Brennt
İstasyon yıl boyunca çok düşük sıcaklık rejimleri ile dikkat çekiyor.Район станции отличается очень низкими температурами в течение всего года.
İçeride, kemerli yapı aniden dikkatimizi çekiyor.Внешний облик усадебного дома сразу привлекает внимание.
Canım çekiyor diye öpemem seni güzel oğlan."Я люблю тебя, моя красавица».
Daha sonra Stargate Atlantis dizisinin, bazı bölümlerini VHS çekiyordu.При запуске использовалось различное оборудование типа VHS.
Telefon çekiyor.Звонит телефон.
Hasta istirahat halindeyken nefes darlığı çekiyorsa, sıvının boşaltılması gereklidir.Если пациент может разговаривать, то, скорее всего, дыхательные пути свободны.
Çünkü, ben sizin paçalarınızdan çekiyorum bu nedenle.А вот за это ты сейчас получишь, сволочь.
Sado muhtemelen akıl hastalığından acı çekiyordu.كان ولي العهد على الأرجح يعاني من مرض عقلي .
Telefon çekiyor.الإتصلات الهاتفية.
Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor.هي حالة غير صحية، ولكن يصاب بها أشخاص كثيرين.
Ailesi maddi sorunlar çekiyordu.وكانت لديه مشاكل مادية ...
Telefon çekiyor.O telefone toca.
Aralarında başı, Zoe'nin yeğeni olan Basileios çekiyordu.O principal entre eles foi Basílio, sobrinho de Zoé.
Başlarda ilgisini matematik çekiyordu.Interessou-se pela matemática logo cedo.
İçim kalabalık çekiyor.Tenho pena dessa multidão.
Taker, sakallarıyla dikkat çekiyordu.Suas bochechas ostentavam barbatanas.
Trend - dünyada hangi haberlere dikkat çekiyorsa bakabilme.Ela tende a acreditar tudo que vê no noticiário.
Real Madrid, Barcelona ve Athletic Bilbao La Liga tarihinde hiç küme düşmeyen takımlar olarak dikkat çekiyor.Apenas Real Madrid, Barcelona e Athletic Bilbao nunca foram rebaixados para a Segunda Divisão.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Os pais têm dificuldades em explicar a situação.
Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor.Alguns ficam assustados, outros não.
Grup düşüncelerini hiç düşünmeksizin dile getiriyordu ve tavırlarıyla çok dikkat çekiyordu.Conversava com os pais sobre seu comportamento, acompanhava tudo com interesse.
İnsanlar çekiyor.Gente AdoroCinema.
Ailesi maddi sorunlar çekiyordu.Sua família passava por sérias dificuldades financeiras.
Muhalif ekibin başını Nihat Erim çekiyordu.Já a equipe da base estava indo muito bem.
O sıralar 14 yaşında olan Stuart, resimdeki yeteneğiyle dikkat çekiyordu.Castro, que tinha 43 anos na época, lembrava o retrato.
Gardner yazısında: Yayınlanmasından beri, gelişebilen kalıpların şaşırtıcı yoluyla çok ilgi çekiyor.Desde sua publicação, ele tem atraído muito interesse devido aos caminhos surpreendentes que pode tomar.
Mary ve Tejen oasisleri pamuk ve Kavun, Karpuz yetiştirilmekte dikkat çekiyor.Os oásis de Mary e Tejen são conhecidos pelo cultivo de algodão.
Çocuk diğer konularda iyi olmasına rağmen, harf harf okumayı ve yazmayı öğrenmekte zorluk çekiyordu.Diferente da maioria dos subjugados, Cosme sabia ler e escrever.
İnsanlar acı çekiyor.O povo está sofrendo.
Maria burnunu çekiyor, şimdi ağlamaya başlıyor.Maria está fungando – agora começa a chorar.
Pepee gibi biraz konuşma zorluğu çekiyor.Hij is net als Pee hard aan het werk.
Ben de çekiyorum aynı acıyı.Jij zou medelijden met me hebben, nietwaar?
Film gerçekten sizin ilginizi çekiyor.De filmwereld was direct geïnteresseerd.
Telefon çekiyor.Dan gaat de telefoon.
Çünkü ilk aşkından aldığı yara yüzünden hâla acı çekiyordur.Ze heeft namelijk nog steeds spijt van het veroveren van haar hart door haar vorige liefde.
Başka firmalarlada çalışıyordu fakat yılda sadece altı film çekiyordu.Hij draaide in die tijd veel films, tot zes films per jaar.
Bu birliktelikte Andrea'nın kasığındaki dövme dikkat çekiyor.Elsa huilt van verdriet op Anna's schouder.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Gevoelens zijn moeilijk onder woorden te brengen.
Eğer ailemi düşünürsem, vatan hasreti çekiyorum.Ik krijg heimwee als ik aan m'n familie denk.
Başlarda ilgisini matematik çekiyordu.Od początku wykazywała zainteresowanie matematyką.
Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor.Niektórzy robią to dobrze, niektórzy źle.
Öküzler çamurda arabayı kendi kendilerine çekiyorlar.Wagony samodzielnie toczyły się do młyna.
Çünkü, milyonlarca ezilmiş insanın ıstırabını çekiyorum."Pamięci wspólnie przeżywanej przez miliony Polaków żałoby”.
Burada öğrendik ki, kendisi aynı zamanda olgun kadınlarla ilişkiye girmekte zorluk çekiyormuş.W tym czasie bohaterka przeżywa liczne trudności, związane z wejściem w dorosłość.
Ailesi maddi sorunlar çekiyordu.Jego rodzina borykała się z kłopotami finansowymi.

İlgili Sayfalar