çekiyor ile cümle
çekiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha birkaç yıl önce ürünlerimizi pazarlamakta güçlük çekiyorduk.A few years ago, we faced difficulties marketing our products.
Hvar'ın mimari güzelliği ziyaretçileri kent meydanına çekiyor.The architectural beauty of Hvar attracts visitors to its central square.
NATO yetkilileri savunma reformunun tek kriter olmadıðına dikkat çekiyor.On a few occasions, NATO officials have pointed out that defence reform is not the only criterion.
Finansal Yardım Konusu Daha Çok Dikkat ÇekiyorFunding Receives More Attention
İHD, ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamaların sürdüğüne de dikkat çekiyor.The IHD also drew attention to continuing restrictions on the freedom of expression.
Kültürel unsurların altını çizen rapor, bunun yanında ekonomik büyümenin önemine de dikkat çekiyor.While stressing cultural factors, the report also notes the significance of economic growth.
Hırvatistan’da iki önemli film festivali, yazın en hareketli zamanında kalabalıkları ülkeye çekiyor.In Croatia, two major film festivals draw crowds at the peak of summer.
Raporlar Doğu Avrupa'da Cinsiyet Eşitliği Sorunlarına Dikkat ÇekiyorReport Highlights Gender Equality Problems in Eastern Europe
Esad, "Şu anda Sırbistan'da birkaç yıllık bir hapis cezası çekiyor."He is currently serving a several-year prison term in Syria.
Bir televizyon ekibi, belgesel haline getirmek için yolculuğu filme çekiyor.A TV crew is filming the journey to make a documentary.
Oldukça eski, kırmızı bir lokomotif 32 adet eski püskü yük vagonunu çekiyordu.A well-worn red engine was pulling 32 weathered freight cars.
İkili, ICTY tarafından aranan geri kalan dört şüphelinin yer aldığı listede başı çekiyor.They top the list of four remaining suspects still sought by the ICTY.
Raporda, Bosna-Hersek (BH) dünyanın "en hızlı yükseleni" olarak dikkati çekiyor.The report singled out Bosnia and Herzegovina (BiH) as the world's "top riser".
Müşteriler geçip gittiğinde iç çekiyor.He sighs when customers walk past.
Patrikhane, öğretici ve papaz eksikliği de çekiyor.It also suffers from a lack of teachers and monks.
Rapor, Karadağ’ın farklı bölgeleri arasındaki eşitsizliklere dikkat çekiyor.The report pointed to disparities that exist among different areas in Montenegro.
Siyasi liderlerin kendi aralarında çekişmesinin ceremesini yoksul ve savunmasız kesim çekiyor.The poor and vulnerable suffer as political leaders squabble.
Live Fest Karadağ'da kitleleri kendine çekiyor.Live Fest attracts crowds in Montenegro.
Elverişli vergi politikaları ve yetkin bir işgücü, Sırbistan'a dış yatırım çekiyor.Favourable tax policies and a competent workforce are luring foreign investment to Serbia.
8 yaşındaki Makedon bir çocuğun yaptığı resimler, tüm dünyanın ilgisini çekiyor.The paintings of an 8-year-old Macedonian boy have been drawing attention around the world.
Cermeni, kadınların pek çok gelişmiş toplumda da dezavantajlara sahip olduğuna dikkat çekiyor.She points out that women face disadvantages in many developed societies as well.
Arnavutluk'taki kamu sağlık hizmetleri ciddi sıkıntılar çekiyor.Public healthcare in Albania suffers from serious deficiencies.
Sürünün başını ise 30'dan fazla otelin işletmeciliğini yapan Grecotel çekiyor.Grecotel, which operates more than 30 hotels, leads the pack.
Uluslararası medya Romanya'daki öfkeye dikkat çekiyor.International media noted the furor in Romania.
Bayrami şimdi hapishanede cezasını çekiyor.He is now serving a prison sentence.
Pejakoviç'e göre en çok seyirciyi komediler ve animasyon filmler çekiyor.Most moviegoers turn out for comedies and animated films, according to Pejakovic.
Norac şu anda Sırp sivillere yönelik savaş suçlarından çarptırıldığı 12 yıl hapis cezasını çekiyor.Norac already is serving a 12-year sentence for war crimes against Serb civilians.
Analistler de kararların önemine dikkat çekiyor.Analysts also note the significance.
Bazı Sırp mahkumlar cezalarını evlerinde çekiyorSome Serbian prisoners serve sentences at home
Yetkililer, önlemin farklı duzeylerdeki şiddet için farklı yaptırımlar öngördüğüne dikkat çekiyor.Officials note that the measure provides different sanctions for different levels of violence.
IIık Akdeniz iklimi geniş bir flora ve faunayı kendine çekiyor.The warm Mediterranean climate draws a wide range of flora and fauna.
Rumen kültürü kaynak sıkıntısı çekiyorRomanian culture on a shoestring
İstikrar Paktı 2005 yılında sağlanan ilerlemelere dikkat çekiyorStability Pact cites breakthroughs achieved during 2005
Üyelik konusunda son kararı kimin vereceği sorusu da ilgi çekiyor.Also of interest is the question of who would make a final decision on membership.
Mitrovitsa motorcuları ve rock yıldızlarını kendine çekiyorMitrovica draws bikers, rock stars
Eski kalkınma ekonomilerine dayanan Yeni Teoriler, ilgiyi yeniden bu ekonomilere çekiyor.The New Theories rely on, and bring back to the limelight, theses of the old development economics.
Arnavutluk'un tabii kaynakları da yatırımcıları çekiyor.Albania's natural resources are also attracting investors.
Romanya’nın eski finans bakanı ve ekonomist Daniel Daianu, bazı risklere dikkat çekiyor.Economist and former Romanian Finance Minister Daniel Daianu outlines some of the issues at stake.
Polis en az altı kişiyi daha sorguya çekiyor.Police are questioning at least six other people.
Sinj'de yüzyıllardır düzenlenen bir yarışma giderek daha fazla uluslararası ilgi çekiyor.A centuries-old competition in Sinj draws more international attention.
Tudor, son iki yıldır bileğinde kronik ağrı çekiyordu.He suffered chronic pain in his ankle for the past two years.
"Yalnızca ben değil, buradaki herkes emekli ve hepimiz acı çekiyoruz."Everyone here is suffering.
İlaç ve tarım firmaları başı çekiyor.Pharmaceutical and agricultural firms are leading the way.
Birçok kişi şu anda çok acı çekiyor.So many are in so much pain right now.
Helikopter adadn bir ağacı çekiyor.Helicopter logging on the island
Dava, rapçi 6ix9ine ve yardımcı Shotti'nin sanıklar olarak dahil edilmesiyle dikkat çekiyor.The case is notable for its inclusion of rapper 6ix9ine and his associate Shotti as defendants.
Dayanılmaz bir şekilde acı çekiyorum. " dedi. [1]I suffer intolerably."[3]
Kente kumaşı dokumasında Bonwire, Sakora Wonoo, Ntonso, Safo ve Adanwomase dikkat çekiyor.Bonwire, Sakora Wonoo, Ntonso, Safo and Adanwomase are noted for Kente weaving.
Film oynanmamış edilmemiş seks sahneleriyle dikkat çekiyor.The film is notable for its unsimulated sex scenes.
Afrika'da Mangbetular, uzun kafaları nedeniyle Avrupalı kaşiflerin ilgisini çekiyordu.In Africa, the Mangbetu stood out to European explorers because of their elongated heads.
Agabeyim ağa vatan hasreti çekiyordu ve acısını şiirlerinde ifade etti: [1]Aghabeyim agha was homesick and expressed her anguish in her poems-bayati (quatrains):[4]
Abhaz ayrılıkçı tartışması hükûmetin ilgisinin çekiyor.The Abkhaz separatist dispute absorbs much of the government's attention.
Ellie'nin ailesi de, annesi felce neden olan felç geçirdiğinde acı çekiyor.Ellie's family also suffers when her mother has a stroke which causes paralysis.
Svendsen Yarımadası, Trold, Baumann ve Vendom gibi birçok fiyortuyla dikkat çekiyor.The Svendsen Peninsula is notable for its many fiords, including Trold, Baumann, and Vendom.
Ben anayurdumda yaşayamadım Gençliğime doyamadım Vatan hasreti çekiyorum, Ey, güzel Kırım!On native earth I did not live I was not young enough I'm homesick, Oh, beautiful Crimea!
Festival hayatın her kesiminden büyük bir kesimin ilgisini çekiyor.The festival draws large crowds from all walks of life.
Kısa süre sonra çığlıkları ve kan kokusu bir sürü kurdu çekiyor.Soon, his screams and the scent of blood attracts a pack of wolves.
Chrysippus, "bir"in bir sayı olduğunu iddia etmesiyle dikkat çekiyordu.Chrysippus was notable for claiming that "one" is a number.
Sovyet askerleri Reich Şansölyeliği'ne Kızıl bayrağı çekiyor.Soviet soldiers hoist the Red flag over the Reich Chancellery.
Suudi eğitimi dini içeriğiyle dikkat çekiyor.Saudi education is noted for its religious content.