çekirdeği ile cümle
çekirdeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kasabanın çekirdeği Küçükilet Köyüdür.De streek rond het dorp is de Gyergyószék.
Çekirdeğin görevleri sistemin kaynaklarını yönetmeyi de kapsamaktadır.De transferfunctie is ook de Laplacetransformatie van de impulsrespons van het systeem.
Chlorarchniophyta grubu, bir algin çekirdeğine ait küçük bir çekirdek parçası içerir.De Chryzo-serie bevat een talksoort met kleinere deeltjes.
Bu gemiler yeni filonun çekirdeği oldu.Het schip werd hiermee de nieuwe parochiekerk.
Çekirdeğinden de palmiye yağına benzer yiyecek yağ elde edilir.Zo heeft de gele roest (een schimmel) als tussenwaardplant de zuurbes (Berberis vulgaris).
Bu, hafif su reaktörü için ilk çekirdeğin maliyetine benzemektedir.Jest to kwota podobna do kosztu pierwszego rdzenia reaktora lekkowodnego.
Ext4 desteği veren 2.6.28 çekirdeği 25 Aralık 2008 tarihinde yayınlandı.Jądro 2.6.28, zawierające system plików ext4, zostało wydane 25 grudnia 2008.
Muhtemelen, bir galaksi çekirdeği türü olan ve LINER (İng.Jest to galaktyka z aktywnym jądrem, prawdopodobnie typu LINER.
Linux-libre çekirdeğini kullanır ve gelişim aşamasındaki GNU Hurd çekirdeğini destekler.Korzysta on z jądra Linux, gdyż jądro GNU Hurd tworzone przez GNU jest wciąż w fazie rozwojowej.
AmigaOS'un çekirdeği sistemin Kickstart olarak bilinen ROM'unda yer alır.Aby używać tego emulatora potrzebny jest Amiga Kickstart ROM.
Yer, yaratılışın çekirdeğidir.Znaki pobożności ziemi kłodzkiej.
İki gökada çekirdeği birbirlerinden yaklaşık olarak 50.000 ışık yılı uzaklıktadır.Jądra obu galaktyk są odległe około 50 000 lat świetlnych od siebie.
Bu cihaz kuyruklu yıldızın çekirdeğini gözlemleyebilsin diye en iyi hale getirildi.Tej właśnie gwiazdy należy szukać, by upewnić się, że obserwujemy prawdziwy Krzyż Południa.
Çekirdeği bir proton ve dört nötrondan oluşur.Jądro składa się z protonu i czterech neutronów.
Bu mimari komplex komut setine (CISC) sahip işlemci çekirdeğine sahiptir.Jest to grupa, której działanie jest swoiste dla fazy S (syntezy) cyklu komórkowego.
Çekirdeği çevreleyen toz halkası (karanlık halka) oldukça dikkat çekicidir.Odległe rokowanie w MSUD jest jednak ostrożne.
İskender'in ordusunun çekirdeği, sağlam Makedon dağ-savaşçılarıydı.W zażartej walce górę wzięli żołnierze macedońscy.
Mendocino çekirdegi 533 MHz'e ulaştığında işlemci daha yüksek frekanslarda sorun yaşamaya başladı.W porównaniu do starego Mendocino 533 MHz Celeron Coppermine 533 MHz był dużo bardziej wydajny.
Atom çekirdeğindeki proton ve nötron sayılarının toplamına, o atomun kütle numarası denir.Suma protonów i neutronów w jądrze atomu określana jest jako liczba masowa.
Nexenta OS, Solaris (SunOS) çekirdeğine sahiptir.Nexenta OS – dystrybucja systemu GNU/Solaris.
Yazılım 8 Ağustos 2003'te piyasaya sürülen Linux çekirdeği 2.6.0-test3 ana hattı ile birleştirildi.10 grudnia 2009 nouveau został włączony do jądra Linuksa w wersji 2.6.33.
Bu grup Kraliyet Derneği’nin çekirdeğini oluşturmaya devam ediyordu.Postanowił nadal nosić sygnet rodziny królewskiej.
Önyargıları yok etmek atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordurUprzedzenie trudniej jest rozbić niż atom
XNU'da bulunan BSD kodu FreeBSD çekirdeğinden geldi.BSD-koden som finns i XNU kom ursprungligen från FreeBSD:s operativsystemskärna.
Ay'ın zamanla değişkenlik gösteren dönüşünün analizi çekirdeğin en azından kısmen erimiş olduğunu gösterir.Analyser av månens med tiden varierande rotation visar att dess inre är åtminstone delvis smält.
Yazılım 8 Ağustos 2003'te piyasaya sürülen Linux çekirdeği 2.6.0-test3 ana hattı ile birleştirildi.Programmet tillsammans med huvudlinjen Linuxkärnan 2.6. släpptes den 8 augusti 2003.
Bununla birlikte, büyük, az denetimli çekirdeğin (örn.Trots ett flertal ursäkter (eng.
Bu Celeron artık Tualatin Çekirdeği ve socket370'i bırakmış, socket 478'e geçmişti.Dessa processorer använde endast Socket 478.
Bu nedenle Linux çekirdeği ve GNU yazılım koleksiyonunun kullanıldığı bu işletim sistemine GNU/Linux denir.En mer korrekt benämning av systemet är därför enligt GNU-projektet GNU/Linux.
Klanlar oyundaki sosyal toplumun çekirdeğidir.Lobbyns roll för det sociala spelet.
Linux'un maskotu olan penguen fikri Linux çekirdeği'nin yaratıcısı olan Linus Torvalds'dan gelmiştir.Namnet på rollfiguren Axl Torvalds kan jämföras med Linux-skaparen Linus Torvalds.
HD 149026 b gezegeni, HD 149026 yıldızının yörüngesinde ve çekirdeği yaklaşık olarak 70 Dünya kütlesidir.HD 149026 b är en exoplanet som kretsar kring stjärnan HD 149026.
Bir başka eski ceza hukuku kaynağı ise Babil hukukunun çekirdeğini oluşturan Hammurabi Kanunları'dır.Den äldsta kända uppteckningen av lagar är Hammurabis lagar som bygger på äldre gammalbabyloniska lagar.
Çekirdeğinki ise 1.62’dir.Och dess tal är sexhundrasextiosex."
Hücre çekirdeği, gövdede kilit rol oynar.Nyckelknippa som sitter i ett lås.
Bir ksenon atomunun çekirdeğinde 54 proton bulunur.Xenon är definierat som en atom med 54 protoner i kärnan.
XNU'da bulunan BSD kodu FreeBSD çekirdeğinden geldi.BSD код представлений в XNU прийшов з FreeBSD ядра.
Çekirdeğini atabilirsiniz – veya kırıp içinde lezzetli bir öz bulabilirsiniz.Ви грішите, або так грішите, або сяк грішите».
Yakın kızılötesi gözlemleri, iki bileşenli bir çekirdeği ortaya çıkarmıştır.Відрізняється наявністю плоского (у вигляді гребеня) носового рога, ще два гребеня росли над очима.
Bu zamana kadar bütün nötronlar helyum-4 çekirdeğinin içine katılmıştı.До цього часу всі нейтрони були включені в ядра гелію.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.Богослов'я шрі-вайшнавізму здебільшого базується на цьому постулаті.
1990 başlarında Linux çekirdeği geliştiricileri glibc'yi çatalladılar.На початку 1990-х років розробники ядра Linux створили форк glibc.
Çekirdeğinki ise 1.62’dir.Багатослів’я 2.1.6.
Son zamanlarda geliştirilen tasarımların hepsi R10000 çekirdeği üzerine kurulmaktadır.Усі пізніші проекти були засновані на ядрі R10000.
Ancak büyük bir yıldızın çekirdeğinde nikel-56’nın çözünmesi sadece dakikalar içinde gerçekleşir.Нікель-56 розпадається швидше, ніж за хвилину.
Çekirdeği diğer gaz devlerine göre daha soğuktur ve uzaya çok az ısı yayar.Він має набагато холодніше ядро, ніж інші газові гіганти, і випромінює в космос дуже мало тепла.
Solaris çekirdeğinin büyük kısmı Java programlama dili temel alınarak yazılmıştır.Згідно зі статистикою Ohloh парсер написаний переважно мовою програмування Java.
Paris Üniversitesi’nin çekirdeğini Chartles okullarında yetişmiş olan elemanlar teşkil ediyordu.Фабула твору заснована на досвіді навчання, який Шарлотта отримала в Брюсселі.
Yunanlar tarafından Yunan Bağımsızlık Savaşı'nın çekirdeği olarak kabul edilmektedir.Навпакт був одним із центрів Грецької війни за незалежність.
Görece büyük demir çekirdeği ve ince mantosu henüz tam olarak açıklanamamıştır.Велике залізне ядро Меркурія та його тонка кора ще не отримали належного пояснення.
Bu gemiler yeni filonun çekirdeği oldu.Вони повинні були стати новим генофондом цілої планети.
Mırra için özel bir kahve çekirdeği yoktur.Отже, немає спеціального типу кавових зерен.
Güçlü nükleer etkileşim atom çekirdeğinin bağlanmasından sorumlu değildir.Ефективність пожежогасіння не залежить від важкодоступності вогнища спалаху.
Bununla birlikte Ay çekirdeğinin küçük boyutu, bu hipotez için potansiyel bir engeldir.Malá velikost lunárního jádra je ale potenciální překážkou k podpoře této hypotézy.
Galaksinin çok parlak bir çekirdeği ve birden fazla toz şeritleri içeren parlak bir diski vardır.Galaxie má poměrně jasné jádro a jasný disk, který obsahuje několik prachových pruhů.
Linux'un maskotu olan penguen fikri Linux çekirdeği'nin yaratıcısı olan Linus Torvalds'dan gelmiştir.Myšlenka, že by maskot Linuxu měl být tučňák, pochází od Linuse Torvaldse, tvůrce jádra systému Linux.
Böylece UNIX, çekirdeği bir assembly dili ile yazılmayan ilk işletim sistemlerinden biri olmuştu.Unix tedy patří mezi první operační systémy, které byly napsané v jiném než strojovém jazyce či assembleru.
Bir mermi çekirdeğinin hava direncini yenebilme yeteneğini belirten bir kat sayıdır.Balistický koeficient je údaj vyjadřující schopnost střely překonávat odpor vzduchu.
Bu da kobalt-60 çekirdeğini nikel-60 çekirdeğine dönüştürür.Přeměňuje se beta minus přeměnou na kobalt-60.
Ext4 desteği veren 2.6.28 çekirdeği 25 Aralık 2008 tarihinde yayınlandı.Jádro verze 2.6.28, obsahující oficiální podobu ext4, bylo vydáno dne 11. prosince 2008.