çekirdeği ile cümle
çekirdeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
A4'de kullanılan aynı Cortex-A8 CPU çekirdeği Samsung S5PC110A01 SoC'de de kullanılıyor.Такое же ядро Cortex-A8 использовалось в СнК Samsung S5PC110A01.
Başlangıçta Qualcomm tarafından geliştirilmiş ve Linux çekirdeği sürümleri 2.4.6 ve üzeri için mevcuttur.Был первоначально разработан Qualcomm, и доступен для ядра Linux версии 2.4.6 и выше.
NGC 185, etkin (AGN) bir galaksi çekirdeğine sahiptir ve tip 2 Seyfert galaksisi olarak sınıflandırılır.NGC 185 имеет активное галактическое ядро, и классифицируется как сейфертовская галактика II типа.
XNU'da bulunan BSD kodu FreeBSD çekirdeğinden geldi.Исходный код BSD, использующийся в XNU, частично унаследован от ядра FreeBSD.
Son zamanlarda geliştirilen tasarımların hepsi R10000 çekirdeği üzerine kurulmaktadır.Все более поздние проекты были основаны на ядре R10000.
Linux-libre çekirdeğini kullanır ve gelişim aşamasındaki GNU Hurd çekirdeğini destekler.Он использует ядро Linux-libre с поддержкой элементов GNU Hurd.
Merminin (çekirdeğin) sivri burunlu olduğunu ifade eder.Фигурировала в громком деле Сухово-Кобылина.
Müzikal tiyatro grubu Sångens makt, yeni olgunlaşan opera topluluğunun çekirdeğini oluşturdu.Группа Sångens makt составила ядро вновь созданного оперного ансамбля.
Meyve başına ortalama 15 adet çekirdeği bulunan bir çeşittir.По одному из обычаев, нужно вкусить пятьдесят видов фруктов.
Mırra için özel bir kahve çekirdeği yoktur.Также теперь она не требует специального рулевого стакана.
Ancak kaynak kodunda yapılan değişiklikler bütün çekirdeğin yeniden derlenmesini gerektirir.Любое изменение конструкции арочного моста требует перерасчётов для всей структуры.
"İncir Çekirdeği".«Запах полыни».
Zar(die) içinde çok yakın bir zamana kadar sadece bir tane işlemci çekirdeği bulunuyordu.Напротив него лежало существо, только отдаленно напоминавшее человека.
Linux çekirdeğinin en son desteklenen sürümü 2.4.19'dur.Последняя поддерживаемая версия ядра - 2.4.19.
Göz önüne alınan element çekirdeğin yarısının parçalanması için gerekli süreye yarılanma süresi denir.Во-первых, это позволит вдвое сократить объём требуемой памяти.
Hücre çekirdeğinin işlevi belirsiz olarak kaldı.Конфигурация автодрома осталась неизменной.
Ana belleğe(RAM) kıyasla küçük, hızlı ve işlemci çekirdeğine yakındır.Находятся они в небольших углублениях; к фасаду с поверхности ведёт широкий коридор (дромос).
19. yüzyılın başlarında çikolata likörü için tarifler tüm kakao çekirdeğine yer verdi.В рецептах шоколадного ликёра в начале XIX века были представлены какао-бобы.
Linux'un maskotu olan penguen fikri Linux çekirdeği'nin yaratıcısı olan Linus Torvalds'dan gelmiştir.Идею использовать пингвина в качестве талисмана Linux выдвинул создатель этого ядра Линус Торвальдс.
Hücre çekirdeğinin hacimce %25'ini kaplar.Ёмкость топливных баков увеличена на 25 %.
Güneş'in çekirdeğinden çok daha sıcak bir seviyeye çıkartabilmektedir.Обликом своим они прекраснее солнца.
Bir kullanıcı alanı sürücüsü çökerse, çekirdeği çökertmez.В случае если автомобиль едет без президента, штандарт не используется.
XNU'da bulunan BSD kodu FreeBSD çekirdeğinden geldi.رمز BSD الموجود في XNU جاء من نواة FreeBSD.
Pek çok etkin çekirdekli gökada gibi NGC 3227'nin de çekirdeğinde değişken x-ışını kaynağı saptanmıştır.وكما هو الحال في العديد من نوى المجرات النشطة، تم تحديد نواة 3227 NGC كمصدر انبعاث للأشعة السينية المتغيرة.
Hikâyelerin çekirdeğini eski bir Fars (İran) kitabı olan Hazâr Afsâna (Bin Efsane) oluşturmuştur.نظم فن لم يشهد له من قبل واسماه رسائل فن وأول رساله كتبها (( رسالة الوحيد لأبيه)) .
6 ve 4'ü basılı tutarken önyükleme yapmak, 64-bit çekirdeği destekleyen makinelerde K64'i önyüklemeye zorlar.يعمل التثبيت أثناء الضغط باستمرار على 6 و 4 على إجبار الجهاز على تشغيل K64 على الأجهزة التي تدعم نواة 64 بت.
Göz önüne alınan element çekirdeğin yarısının parçalanması için gerekli süreye yarılanma süresi denir.و الوقت المستغرق للاضمحلال لنصف الكمية يسمى عمر النصف.
Linux Journal, Linux çekirdeği ve temel işletim sistemleri hakkında yayımlanan ilk dergi oldu.لينكس جورنال كانت أول مجلة تنشر عن نواة لينكس وأنظمة التشغيل التي تستخدمها.
Geriye kalan ise mermi çekirdeğinin tipine göre olacaktır.الأخيرة ستكون أمام الرشاش الذي تكون عليه العلامة.
Çekirdeği tatlıdır.حارتنا حلوة.
Çekici Coulomb kuvvetiyle, bir elektron bir atomun çekirdeğine bağlı olabilir.يجب أن يكون أي شيء يمكن أن يتعامل مع الباريوم مؤرضًا كهربائيًا.
Oksijenin çekirdeğinde 8 proton bulunmaktadır.فعنصر الأكسجين بنواته 8 بروتونات.
Yuvarlak çekirdeği 2-4 mikrometre çapındadır ve merkezi bit endozomu vardır.يتراوح قطر نواتها الكروية بين 2 إلى 4 ميكرومتر وتحتوي على جسيم داخلي مركزي صغير.
Bu modellerden hiçbiri çekirdeğin yapısı üzerindeki deneysel verileri tamamıyla açıklayamaz.لا يشرح أي من النموذجين بالكامل الربط التجسيدي.
Tüm GNU yazılımları halen GNU Hurd çekirdeğiyle uyumlu değildir.وليست كل برمجيات جنو تعمل مع نواة جنو (هيرد).
Bu zamanlarda fizikçiler atomik çekirdeği keşfetmenin başındaydılar.Na época, os físicos estavam começando a explorar o núcleo atômico.
Son zamanlarda geliştirilen tasarımların hepsi R10000 çekirdeği üzerine kurulmaktadır.Os projetos recentes tudo foram baseados no núcleo R10000.
Genellikle geleneksel kültürün çekirdeğini bir kadın ve onun erkek kardeşi ile her ikisinin ailesi oluşturur.Muitas vezes, o núcleo da cultura tradicional era uma mulher e seu irmão, e suas duas famílias.
Kümenin parlak merkezi çekirdeği yaklaşık 7 parsek (22.8 ışık yılı) bir çapa sahiptir.O núcleo central brilhante do aglomerado tem um diâmetro de cerca de 7 parsecs (22,8 anos-luz).
Eğer atomdaki elektron sayısı çekirdeğin elektriksel yükünden farklıysa, böyle atomlara iyon denir.Se o número de elétrons for diferente da carga elétrica do núcleo, tal átomo é denominado íon.
Mach, Carnegie Mellon'un Accent çekirdeğinin mantıksal ardılıdır.Mach é o sucessor lógico de núcleo accent, da Carnegie Mellon.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.A flecha, digamos, está de fato cravada exatamente neste pequeno alvo.
Kamboçya ve Vietnam'daki Müslüman toplulukların çekirdeğini oluşturmaktadırlar.Eles formaram comunidades islâmicas tanto no Camboja, como no Vietnã.
Buz çekirdeğindeki kirlilikler yere bağlı olabilir.As impurezas nos núcleos de gelo podem depender da localização.
Freed-ora bir alt projedir ve Fedora çekirdeği tabanlı RPM paketlerini hazırlar ve onarır.O subprojeto Freed-ora prepara e mantém pacotes RPM baseados no núcleo do Fedora.
10Be ve 14C, buz çekirdeği topluluğu tarafından daha güvenilir bulundu.Be10 e C14 são considerados indicadores mais confiáveis pela comunidade científica.
Linux'un maskotu olan penguen fikri Linux çekirdeği'nin yaratıcısı olan Linus Torvalds'dan gelmiştir.A ideia da mascote do Linux ser um pinguim veio de Linus Torvalds, o criador do núcleo Linux.
Eksozomun çekirdeği başka proteinlerin bağlı olduğu altı elemanlı halka yapısını içerir.O núcleo do complexo possui estrutura anular formada por seis membros, ao qual se acoplam outras proteínas.
Çekirdeğinki ise 1.62’dir.Sua raiz quadrada é ≈31,62.
Başlangıçta Qualcomm tarafından geliştirilmiş ve Linux çekirdeği sürümleri 2.4.6 ve üzeri için mevcuttur.Embora visando originalmente as séries 2.0 do Linux, ele agora tem portas baseadas em Linux 2.4 e Linux 2.6.
Bunun nedeni Sürahi Hanım’ın lokum ve çekirdeği çok sevmesidir.É para levantar a moral, por isso que a mulherada gosta tanto e curte.
Linux çekirdeği tek parçalı bir mimariye sahiptir.Os sistemas lineares têm um único ponto de equilíbrio.
Tokyo'nun çekirdeğini oluşturan 23 özel semti şehirlere benzer bir idari statüye sahiptir.Nos 23 Bairros Especiais de Tóquio, o Governador toma a figura de Alcaide.
Bu da kaya buzullarının, gelişiminde rol oynayan buz çekirdeğini koruduğunu ortaya koymaktadır.Ela demonstra ser capaz de segurar as construções de gelo que ela manifesta com sem problemas.
Ayrıca atom çekirdeğinin "sıvı damlacığı modeli"ni geliştirdi.E ainda descobriu a fórmula da vodca perfeita.
Müzikal tiyatro grubu Sångens makt, yeni olgunlaşan opera topluluğunun çekirdeğini oluşturdu.De muziektheatergroep Sångens makt vormde de kern van het nieuw gevormde operagezelschap.
Yakın kızılötesi gözlemleri, iki bileşenli bir çekirdeği ortaya çıkarmıştır.Op de voorvleugels zijn twee lichte dwarsbanden te zien.
Güneş'in çekirdeğinden çok daha sıcak bir seviyeye çıkartabilmektedir.Boven de zuidingang is in de gevel een zonnewijzer aangebracht.
Zar(die) içinde çok yakın bir zamana kadar sadece bir tane işlemci çekirdeği bulunuyordu.Er blijkt overduidelijk, dat zij voor hem slechts een vluchtig tijdverdrijf was.
Meyvenin bir yanı boydan boya olukludur, meyve çekirdeğinde de derin oluklar yer alır.De kale vrucht is een doosvrucht, die in deelvruchten uiteenvalt.