çekin ile cümle

çekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Çekingen Kişilik Bozukluğu".«Αποκαλύπτοντας την ανθρώπινη ανοησία».
Ayrıca kendini feda etmekten çekinmez.Και μη διστάζετε να θυσιάζετε.
Neşeli, çekingen, dost canlısı bir kişiliği vardır.Έχει μια ανοιχτή, φιλική, και επιεική προσωπικότητα.
Norman’ın çekingen tavrı onu eğlendirmiştir.Ο Τζάκσον βρήκε την ερμηνεία διασκεδαστική.
Genç yaşından itibaren, hiç çekinmeden dış politika ve Kolombiya'yı eleştirdi.Fra tidligt i karrieren holdt han sig ikke tilbage med at kritisere colombiansk politik eller storpolitik.
Fora karşısındaki ucu çekince, fora, (gerginse patlayarak) boşalır, ve bağ tamamen çözülür..Når dette er kniplet igennem, fjernes alle nålene, og knipling og stokke løftes op.
Böcekçil hayvanlar bunları yemekten çekinirler.Arbejderbierne ophører med at fodre dem.
Ama hasta ollduğunu ileri süren Sadrazam buradan sefere başlamaktan çekindi.Fælles for dem var, at de blev syge, efter at trykket omkring dem var faldet.
Toplumlarında bir çeşit gizemli bulaşmadan korkan insanlardan çekinmektedirler.De var veldig i slekt med haradrim, et annet folk som var fryktet av de krigerske mûmakilene (olifanter).
Bir aktör sahnede cesur ve gürültülü fakat bir röportajda çekingen olabilir.En skuespiller kan være høylytt på scenen, men i intervju fremstå som blyg.
Geçim sıkıntısı çekince Mısır’a giderek devlet hizmetinde çeşitli görevler aldı.I takt med farens sviktende helse fikk han stadig flere oppdrag i regjeringen.
Bu uğurda annesine yalan söylemekten de çekinmiyor.Hun hevdet også at Valla løy til henne.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Dette for å forhindre at de støter mot hverandre.
Çünkü Osmanlılar isteklerin reddi halinde Kırımlıların kendilerine yüz çevirmelerinden çekinmektelerdi.Om de eiendomsløse ikke lot seg bli holdt nede av frykt, så ville de bli en makt.
Ama bu durum sihirli kılıç Excalibur'u kayadan çekince değişir.Steinen ble senere avslørt å være den samme som Arthur trakk sverdet Excalibur fra.
Running Man üyeleri kendisinin kaslı vücut yapısından ve güçlü olmasından dolayı çekinmektedirler.Hans byborgerkomdier er bemerkelsesverdige på grunn av deres kroppslighet og energi.
Papa, Henry'dense İmparator V. Charles'tan daha fazla çekinmiş olarak göründü.Paus sepertinya lebih takut pada Karl V ketimbang Henry.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Ini bukan berarti bahwa ia lemah atau pengecut.
Çekinerek, buradan para alıp alamayacaklarını sordular (ve şüphesiz bu para onlarındı).Akhirnya tibalah mereka pada satu kesimpulan yakni bahwa tidak satupun diantara mereka diangkat menjadi Raja.
Arif ve ailesine her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmeyen bir karakterdir.Segala usaha lahir dan batin yang sesuai perintah agama yang harus dituruti pemeluknya.
Duikerler pek utangaç ve çekingen hayvanlardır.Gorila adalah binatang yang pemalu dan sosial.
Bu çekingenliği yüzünden birçok insan onun soğuk ve sinirli olduğunu düşünür.Imel tertarik padanya karena pria ini terkesan dingin dan romantis.
Suyunu iyice çekince toplar haline getirilir.Lantas, apabila ia mendapatkan mangsanya, air yang telah ia teguk dimuntahkan.
Çekingen ve ihtiyatlıdır.Pemalu dan waspada.
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.Mendorong orang lain untuk melecehkan korban.
Tırpan'ı üzerimde kullanmaktan çekinme."Jangan dipakai keja nakutin orang….
Çekingenlik, alışılmadık durumlarda meydana gelir.Keanehan demi keanehan tidak wajar terjadi.
Bu uğurda annesine yalan söylemekten de çekinmiyor.Meski ia harus berbohong pada ayahnya.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Và không đừng tấn công lẫn nhau.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Nó không phải là sự hèn nhát hoặc yếu đuối.
Fetih bu grupla anılmaktan çekinmektedir.Các chi hiện được công nhận thuộc phân họ này.
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.Mục đích của tôi không phải là khiến người khác bực dọc.
Bu gerçeği açıklamaktan hiç çekinmiyordu.Cảm ơn ai đã nói lên sự thật.
Köstümünün üstüne başka bir kıyafet giymeye çekinmez.Đừng bao giờ đeo một chiếc kẹp dài hơn cà vạt.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Công ơn ấy, tôi không bao giờ quên.
Tuğ-Tegin 1113 yılında onun bu çekingen davranışına kızarak, aralarındaki anlaşmayı bozdu.Năm 1113 Huy Tông cùng quần thần nghị định rồi phế truất bà ta.
Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar.Ngăn chặn các tiếng ồn không mong muốn.
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.Gia đình đã đặt lòng tin vào tôi như chính tôi đặt ra cho mình.
Uçunmak, korkmak, çekinmek demektir.Cụ thể là: Sợ thất bại, sợ hỏng việc.
Yerde kâğıt az ise kâğıtları açmaktan çekinmeyin.しかし,最小交点射影図かどうかの言及はない。
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.惟(これ)いまし諸神(もろかみたち)、知るを隠す所勿(なか)れ」と尋ねた。
Tırpan'ı üzerimde kullanmaktan çekinme."畳の上を靴で歩かないでください」と注意する 。
Savaşacak birilerini bulamazlarsa kendileri arasında savaşmaktan hiç çekinmezler.かれらは互いに攻撃をせず、獲物には集団で攻撃をかける。
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.他人に迷惑をかける事に一切の躊躇がない。
Başbuğ: TSK'nın üzerinden elinizi çekin!".『NHKをぶっ壊す!
Bizim yaptığımız bir şeyi üstlenmekle ilgili çekincemiz yok.俺は自分のやるべきことについて何の迷いもない。
Örgülü: Çekingen biridir.ハジカサー:恥じらい。
Yerleşim yerlerinin yakınına gelmekten çekinmeyip, kimi zaman tarlalarda dolaşır.館舎(むろつみ)には入らずして、船に乗りて穴門(あなと)に帰り至りぬ。
Ama aynı zamanda çok sert ve kendini kızdıranlara zorbalık etmekten çekinmeyen biridir.また、非常に気が強く勝気で、怒らせた相手には容赦がない。
Herkes bir diğerinden, çekinmeden sigara ister.愛煙家で、ところ構わずタバコを吸う。
Suyunu iyice çekince toplar haline getirilir.水を加えると白濁する(ウーゾ効果)。
Kimileri bu yeni “yaratılış”tan söz etmekten çekinmemektedir.今までにない新しい「怖いもの」を考えようというコーナー。
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.彼らの思うように表現してくれる人だった。
Bunların şerrinden Çerkesler ve Abazalar çekinirler.これらのなかで豊かな者と貧しい者の格差が生じた。
Fakat Manon güzel elbiselerini ve mücevheratini geride bırakmaktan çekinmektedir.ヒリアードは衣服や宝飾品を美しく描く技法も身につけた。
"Doğrusu bu kostümleri giyiyor olmamızın tek nedeni çekingenliğimiz.志望動機は制服がかわいかったから。
Carl, Michonne hakkındaki çekincelerini babasıyla paylaşır.オスカーはウィリアムに自分の父のことを話す。
Ayaklarınızı tahtanın düzgün dönebilmesi için yeterince tahtadan uzağa çekin.三節棍を足元から掬うようにして振り上げる。
Yakup (İsrail), Tanrı kendisine, "Mısır'a gitmekten çekinme.39 ギデオンは神に言った、「わたしをお怒りにならないように願います。
Tilki Andrei'den çok çekinmektedir.橘夫人を非常に恐れている。
İlgili Sayfalar