çekin ile cümle

çekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Herkesin gözü önünde Patrick Redfern'le kırıştırmaktan çekinmez.Ніхто не може порівнятися з Семом Ротстіном.
Bu gerçeği açıklamaktan hiç çekinmiyordu.Вона ніколи не боялася казати правду можновладцям.
Okumayı seviyor normalde sessiz ve çekingen biridir.Канекі любить читати книги, зазвичай поводиться тихо і стримано.
Bu amaçla ona suikast düzenlemekten hiç çekinmediler.Проте його арешт не зупиняє серію вбивств.
Arap kasabalar, kasaba sakinlerinden vergi toplama konusunda çekingendirler .Округа збирає податки на нерухомість у місті.
Selam vermeye bile çekindiği insanlardı.Вітались і заохочувались доноси.
Abdülaziz’in ilgisini çekince, resim öğrenimi için Paris’e gönderildi (1864).Коли він привернув увагу Абдулазіза, його відправили до Парижа на освіту з живопису (1864).
Müzik dünyasının tamamen arabeske teslim olduğu yıllarda, Coşkun Demir doğru bildiğini yapmaktan çekinmedi.У роки, коли світ музики здався арабеску, Кошкун Демір не вагався робити те, що він вважав за правильне.
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.Kolik – a zda vůbec – po sobě zanechal potomků není známo.
Ayrıca kendini feda etmekten çekinmez.Nemohu litovat sám sebe.
Şiddeti adlandırmaktan çekinmemiştir.Strachem zapomněly mluvit.
Fabius Hannibal’ın süvari gücünden çekiniyordu bu yüzden savaşı tepelere çekmek istiyordu.Fabius těsně následoval Hannibalovo drancující vojsko, avšak odmítal svést bitvu.
Ancak, çekingenliğin başlangıçının sebebi çeşitlendirilebilir.Přesto může být reakce organismu na podnět z více důvodů různá.
Çekingen kişilik bozukluğu, s.Vědomí nešťastné – podle G.
Karşılaştırmalar, Aguilera "Not Myself Tonight" single'ına klip çekince 2010'da da devam etti.Zahrála si ve videoklipu Christiny Aguilery k písničce "Not Myself Tonight" v roce 2010.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Buď na to máš, nebo jsi zbabělec.
Bu gerçeği açıklamaktan hiç çekinmiyordu.Nedokázal nikdy tuto okolnost vysvětlit.
Herkes bir diğerinden, çekinmeden sigara ister.Každý má právo na prostředí bez kouře.
Melisande bir cevap vermekten çekinir.Jeschnonnek avea motive să se teamă.
Çekingenlik, alışılmadık durumlarda meydana gelir.Oameni obișnuiți prinși în întâmplări neobișnuite.
Çekingen kişilik bozukluğu, s.Argumentul din incredulitate personală este similar, d.e.
Doyle geçmişten gelen hayaletlerden çekinmektedir.Aiken a fost preocupată de poveștile cu fantome.
Baskıdan çekinmiyorum.Nu dau precipitații.
Bir genin baskın mı yoksa çekinik mi olduğu da önemli değildir.Nu contează dacă el era un hoț recidivist sau un om nevinovat.
Bu amaçla ona suikast düzenlemekten hiç çekinmediler.Nu ezita niciodată să îi ucidă doar în vederea efectuării unei disecții.
Seyircilerin pek anlamayacağı düşünülen oyunları sahnelemekten çekinmediler.Pot spune că spectatorii aproape că nu ne vor recunoaște.
Bundan hiç çekinmiyorum.Nimic nu mă îngrijorează.
Lütfen öneride bulunmak için çekinmeyin.Vă rugăm să nu ezitați să faceți o sugestie.
Bir sıkıntın olursa bana gelmekten çekinme.Dacă ai vreo problemă nu ezita să vii la mine.
Dan onu yapmak için bir an bile çekinmedi.Dan, nu a ezitat nici măcar o secundă să facă asta.
Dan onu yapmak için bir an bile çekinmedi.Dan, nu a ezitat nici măcar o clipă să facă asta.
Dan onu yapmak için bir an bile çekinmedi.Dan, nu a ezitat nici măcar o clipă să o facă.
Bu uğurda annesine yalan söylemekten de çekinmiyor.Ennek érdekében nem rest azt sem hazudni, hogy az anyja meghalt.
Çekingenlik, alışılmadık durumlarda meydana gelir.Megporzása szokatlan módon történik.
"Çekingen Kişilik Bozukluğu".Te vagy a sznúker szégyene!"
Light için canını bile vermekten çekinmez.Nem kell aggódnia a megvilágításért.
Norman’ın çekingen tavrı onu eğlendirmiştir.Nicknek mindig humoros a kedve.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Nem mintha dühösek lettünk volna egymásra.
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.Szükségünk van arra, hogy olyannak fogadjanak el bennünket, amilyenek vagyunk.
Yeri geldi mi şefkatli yeri geldi mi gazabını göstermekten çekinmez.Most jöttél be az országba, nem illik, hogy ilyen kegyetlenséget mutatsz.
"Çekilme belirleyicileri: Çekingen kişilik bozukluğu Olası öncüleri".Felszínre bukkannak a kétségek.” „A Bolond, amely a korlátlan lehetőségeket vetíti előre.
Leylekler rahatsız edilmedikleri sürece insanlardan çekinmez ve genellikle binaların üzerine yuva yaparlar.Ha az ember nem bántja őket, akkor a gólyák nem félnek tőle, és Európában gyakran épületek tetején fészkelnek.
Çekingen ve ihtiyatlıdır.Mindig félénk és óvatos.
Bu gerçeği açıklamaktan hiç çekinmiyordu.Biztos voltam benne, hogy az igazat mondja.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Se nem gyáva, se nem agresszív.
Qui timide rogat docet negare Çekinerek isteyen reddi çabuklaştırır.De mindig jó óvakodni azoktól, akik oly lelkesen sietnek a megmentésünkre.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Sosem féltem a folytatásoktól.
Lingk çekin geri çevrilmesini ister.Bligh elrendelte, hogy forduljanak meg.
Onunla sinemaya gitmeye çekindim.Vonakodtam moziba menni vele.
Peruk giymekten çekinmeyin.Nyugodtan hordd azt a parókát!
General Wrangel, anılarında Ungern-Sternberg'ü terfi ettirmekten çekindiğini söylemektedir.Kenraali Wrangel mainitsi muistelmissaan, että häntä arvelutti ylentää Ungernia.
Doyle geçmişten gelen hayaletlerden çekinmektedir.Giulia uskoo näkevänsä haamun menneisyydestä.
Çekingen ve sadıktır.Toivorikas ja uskollinen.
Bunun üzerinde genç yaşında İstanbul'da yaşamaktan çekindi.He olivat tutustuneet toisiinsa jo nuoruudessaan Strassbourgissa.
Kışın bile askerî seferlere çıkmaktan çekinmemişti.Talvela ei kuitenkaan viihtynyt armeijassa.
"Doğrusu bu kostümleri giyiyor olmamızın tek nedeni çekingenliğimiz.Vaatteiden fysiologiset ominaisuudet nousevat tällöin pukeutumisen tärkeimmäksi syyksi.
1995 - Çocuk Hakları Sözleşmesi, Türkiye tarafından çekince koyularak kabul edildi.2005 – Kioton ilmastosopimus astui voimaan Venäjän ratifioitua sen.
Çok çekingenim.Olen hyvin ujo.
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.Απλά δε τολμούν να εκφραστούν όπως εμείς.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.«Ποτέ δεν υπήρξε κανένας δισταγμός.
İlgili Sayfalar