çekin ile cümle
çekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Rousey maçı domine etti ve Bliss ona saldırmaktan çekindi.Rousey dominou a luta inteira, enquanto Bliss quase não a atacou.
Niçün çekindiler?Por que idiota?
Bu olay, genç Hepburn'ün huysuz ve çekingen olmasına ve insanlardan kuşku duymasına yol açtı.O incidente fez com que Hepburn se tornasse nervosa, temperamental, e a desconfiar de pessoas.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.«"Nunca tive medo.
Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı.Quando começava a fazer a barba, queixou-se de que tinha dificuldades em respirar.
Başbuğ: TSK'nın üzerinden elinizi çekin!".Larga a mão, Lucas!"
Seyircilerin pek anlamayacağı düşünülen oyunları sahnelemekten çekinmediler.Os espectadores pareciam não perceber.
Leylekler rahatsız edilmedikleri sürece insanlardan çekinmez ve genellikle binaların üzerine yuva yaparlar.Essas cobras não têm medo dos seres humanos e geralmente entram nas casas.
Machi, sessiz, çekingen, hassas ve yalnız bir karakterdir.Tonho é tímido, humilde, sincero.
Kimliğini açıklamaktan çekinmez.Portanto, não faz sentido conferir-lhe identidade própria.
Toplumlarında bir çeşit gizemli bulaşmadan korkan insanlardan çekinmektedirler.Zij beschikten over huurmoordenaars (jagunços) die in de omgeving de schrik aanjaagden.
Arif ve ailesine her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmeyen bir karakterdir.Hij is bijgelovig en vreest dat zijn geluk niet blijvend is.
Ama ikisi de çok çekingen olduğu için birbirlerine açılamamaktadırlar.Beiden zijn echter te verlegen om elkaar te kussen.
Bazılarının çekingenlikle karşıladığı tezler kabul edildi.Iedereen met enige artistieke pretentie was er welkom.
Usagi ondan çekinsede ona hemen ısınır.Ze komt bij hem koud over terwijl ze hem nog steeds een warm hart toedraagt.
Bu çekingenliğinin sonucu olarak Amiral Ingenohl'un itibarı büyük ölçüde zarara uğradı.Admiraal Nagumo zag door de zwarte rook nog iets verschrikkelijks.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Het is niet de bedoeling dat deze elkaar tegenwerken.
Selam vermeye bile çekindiği insanlardı.Gepersonaliseerde begroetingen.
Çekingen ve sadıktır.Nerveus maar loyaal.
Bu uğurda annesine yalan söylemekten de çekinmiyor.Het blijkt dat ze toch niet wilde dat haar dochter voor haar kwam liegen.
Baskıdan çekinmiyorum.Ik ben niet bevooroordeeld.
Bunların şerrinden Çerkesler ve Abazalar çekinirler.Sindsdien zijn de laysaneend (de zeldzaamste eend van de wereld) en de laysanvink bedreigd met uitsterven.
Gizemli kişiliği ve sert tavırları yüzünden diğer dedektifler kendisinden çekinir.En met reden, want door zijn eigen stomme schuld is zijn grote geheim aan het licht gekomen...
Örneğin; AA homozigot baskın, aa homozigot çekinik ve Aa heterozigotdur.AA staat voor homozygoot dominant, aa voor homozygoot recessief en Aa voor heterozygoot.
Biyoloji öğretmenimize soru sormaktan çekinirdik.Wij aarzelden aan onze docent biologie vragen stellen.
Anensefali (beyin yokluğu) çekinik genle taşınır.Na władającego nią Aladyna pada strach.
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.Musimy zaakceptować samych siebie jakimi jesteśmy.
Arif ve ailesine her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmeyen bir karakterdir.Potrafi obronić siebie (i swojego męża) przed niemal każdym zagrożeniem.
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.Intuicja wobec innych jej nie zawodzi.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Nigdy nie wyglądaj na znudzonego.
Bundan hiç çekinmiyorum.Nie wstydzę się tego.
Arap kasabalar, kasaba sakinlerinden vergi toplama konusunda çekingendirler .Ponadto włodarze miasta zajęci są pobieraniem podatku.
Aşırı merhametinden dolayı gerektiği yerlerde dahî sert tedbirler almaktan çekindi.Gdzie trzeba było okazać litość, potrafił postępować brutalnie.
Mary en yakınındakileri bile yargılatmaktan çekinmedi.Okazuje się, że Jane nie przypadła do gustu sąsiadom.
Örneğin, bir insan arkadaşlarıyla çıkıyor olabilir, ama aynı zamanda karşı cinsten çekinebilir.Spotkanie z synem będzie możliwe, ale także będzie mieć swoją straszliwą cenę.
Çekingen ve sadıktır.Jest zła, ale lojalna.
Bunun için Nazan'ın hayatını altüst etmekten çekinmeyecektir.Sam nie chce zaakceptować decyzji Naomi.
Melisande bir cevap vermekten çekinir.Shishuang spytał Czy ktoś odpowiedział na to?
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Starają unikać się nawzajem.
Padişahın huzuruna gerektiği zaman çekinmeden çıkabilme yetkisine sahipti.Król, chcąc nie chcąc, musiał dotrzymać słowa.
Karşılaştırmalar, Aguilera "Not Myself Tonight" single'ına klip çekince 2010'da da devam etti.W roku 2010 pojawiła się w kontrowersyjnym wideoklipie do utworu Christiny Aguilery „Not Myself Tonight”.
Çekingen kişilik bozukluğu, s.Ciężkie działo samobieżne ISU, z.
Her 500 kişiden birinde bu bozukluğa yol açan çekinik bir gen vardır.Jest 1 z 5 osób, która wie, że Pan Kot to zły kosmita.
Türkiye Balkan Antantı'na SSCB'yle savaşa sürüklenmeyeceğine ilişkin çekince koydu.Ponadto Finlandia w obawie przed ZSRR nie zaryzykowała przystąpienia do planu Marshalla.
Bir aktör sahnede cesur ve gürültülü fakat bir röportajda çekingen olabilir.Till exempel kan en skådespelare vara högljudd och djärv på scenen, men blyg i en intervju.
Savaşacak birilerini bulamazlarsa kendileri arasında savaşmaktan hiç çekinmezler.Om de sedan visar sig medgörliga, sök då inte sak med dem.
İnsanla yakınlaşmaktan çekinmez.Den skyggar inte för människors närhet.
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.Han är rädd för att göra andra upprörda och försöker undvika att göra andra arga.
Sağ ip ucunu çekince fora boşalır ve bağ çözülür.Håll höger i spåret, så undviker du kollisioner.
Şiddeti adlandırmaktan çekinmemiştir.Hon var inte rädd för att kritisera.
Enflasyonu tırmandırmaktan çekindi.Det blev livsfarligt att klättra på dem.
Duikerler pek utangaç ve çekingen hayvanlardır.Myrkottar är allmänt försiktiga och skygga djur.
Yılmak korkmak, çekinmek demektir.År av fruktan och hopp.
Qui timide rogat docet negare Çekinerek isteyen reddi çabuklaştırır.Åsmund högg rätta runor för den som skall tyda.
Fakat her şeyden çok çekindiği üç isim vardır: Bu suikastçılar Kırık Kılıç, Kar Tanesi ve Gökyüzü.De tre farligaste lönnmördarna är Brutna svärdet, Yrsnö och Sky.
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.Просто вони не наважувалися висловити свої думки так, як це робили ми.
Tsubasa çok çekingen bir insandır.Белламі — сором'язлива людина.
Tırpan'ı üzerimde kullanmaktan çekinme."Не дозволяй траві рости під ногами.»
Uçunmak, korkmak, çekinmek demektir.Напудитися — застрашитися, злякатися.
Çekinik bozukluğun oluşması için her iki ebeveynin de çekinik geni taşıması gerekir.Для того щоб успадкувати його, обоє батьків мають бути носіями пошкодженого гену.
İlgili Sayfalar