çekin ile cümle
çekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Doyle geçmişten gelen hayaletlerden çekinmektedir.Ora Muriel è libera dai fantasmi del passato.
Bu amaçla ona suikast düzenlemekten hiç çekinmediler.Quindi non possono ancora arrestarlo per omicidio.
Emin tavırları ve yardımseverliliği ile epeyce saygı duyulan Hamon çekinmeden dindaşlarını müdafaa etti.Le sue parole furono accolte con disprezzo, e tacciate di temerarietà, ma furono profetiche.
Fetih bu grupla anılmaktan çekinmektedir.Il principe teme di essere collegato a questo delitto.
Bütün çalışanlar patronlarından çekinmektedirler.Una domanda che ogni genitore teme.
Başka kurumlardan (birimlerden) başarılı örnekleri almaktan ve uygulamaktan çekinilmemelidir.11 O credenti, non scherniscano alcuni di voi gli altri, ché forse questi sono migliori di loro.
Çekingen ve sadıktır.Stupidi e fedeli.
Çünkü Rusya da içinde bulunduğu karışıklıklar dolayısıyla olası bir savaştan çekinmekteydi.Tuttavia, comprese ben presto verso quale catastrofe stesse correndo la Russia.
Çekingen olmasına rağmen anlayışlı ve de her ayrıntıyı inceleyen bir karakteri vardır.Timida ma molto perspicace, ha un grande spirito di osservazione che le fa cogliere ogni dettaglio.
Niçün çekindiler?Perché preoccuparsi?
Baskın, çekinik ya da eşbaskın olabilir.Può essere vita o morte, sacrificio o indulgenza.
Kolu çekin.дергать рычаг.
Bazısı da yarışmaktan çekiniyordu.Может быть, он боится конкуренции?
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Да, работы я никогда не боялся.
Babasının ölümü Yamauchi'yi değiştirdi; aylarca yas tuttu ve çekinmeden ağladı.Смерть отца сильно изменила Хироси — на протяжении многих месяцев он сильно горевал и постоянно плакал.
Bunun için Nazan'ın hayatını altüst etmekten çekinmeyecektir.Это также не повредит чувствам НАСА.
Emin tavırları ve yardımseverliliği ile epeyce saygı duyulan Hamon çekinmeden dindaşlarını müdafaa etti.Однако, убедившись в их беспомощности, помещица стала попрекать беспомощностью и своими благодеяниями.
İnsanla yakınlaşmaktan çekinmez.Не боится селиться рядом с человеком.
Tırpan'ı üzerimde kullanmaktan çekinme."«Не прикасайтеся к помазанным Моим…».
Çekinerek, buradan para alıp alamayacaklarını sordular (ve şüphesiz bu para onlarındı).У них не спрашивали ни документы, ни причины, по которым они впали в немилость.
Bundan hiç çekinmiyorum.Я не стыжусь этого.
Melisande bir cevap vermekten çekinir.Мельхталь убеждает всех молчать.
Öldürüleceğinden çekinen Orlov 1938 yılında ABD’ye iltica edecektir.Александр Орлов, опасаясь за свою жизнь, бежал в США в 1938 году.
Ancak kippasını halk içinde takmıyor ve 'evim' dediği sinagoga yabancıları almaktan çekiniyor.Свою ермолку он носит наедине и неохотно пускает посетителей в свою синагогу, которую называет своим домом.
Ama ikisi de çok çekingen olduğu için birbirlerine açılamamaktadırlar.Они обманывают друг друга, что поражает их обоих.
Turna balıkları yemek seçenekleri konusunda hiç çekingen değillerdir.Болотные черепахи неприхотливы в отношении кормления.
Bu amaçla ona suikast düzenlemekten hiç çekinmediler.По этой же причине он запретил убивать своего дядю.
Yine de çok sevilen Erdal, bazen bu sevgiyi menfaati uğruna kullanmaktan çekinmez.Почему же наряду с необходимым уважением ей часто отказывают в должной любви?
Bu nedenle Troçkist tavrı sergilemekten çekinmemektedir.Нет, она, конечно, не тянет на роль такого трикстера.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Не из смирения и уж никак не из трусости.
(Kim Milyoner Olmak İster?) ile ilgili bir filmi yönetmek istemediğinden ilk başlarda çekinceli davrandı.Больший приз ($1 млн) разыгрывался только в шоу Кто НЕ хочет стать миллионером?.
Fora karşısındaki ucu çekince, fora, (gerginse patlayarak) boşalır, ve bağ tamamen çözülür..Ненасыщающее проталкивание делает вершину непереполненной, после чего разрядка останавливается.
Çekingen insanlar, muhakkak tüm insanlara karşı aynı derecede utangaçlık hissetmezler.Нет, наша совесть слишком чиста для такого унижения.
Bu çekingenliğinin sonucu olarak Amiral Ingenohl'un itibarı büyük ölçüde zarara uğradı.По воспоминаниям адмирала Грейга, выполнить порученное ему оказалось крайне тяжело.
Okumayı seviyor normalde sessiz ve çekingen biridir.Канэки любит читать книги, обычно ведёт себя тихо и сдержанно.
Kimileri bu yeni “yaratılış”tan söz etmekten çekinmemektedir.Первые трудности не испугали молодых строителей «Новой жизни».
Neşeli, çekingen, dost canlısı bir kişiliği vardır.Позитивный, жизнерадостный и дружелюбный персонаж.
Ben fiziksel olarak doğum ve hamilelikten çekiniyorum."Физически был здоров и ловок».
"Doğrusu bu kostümleri giyiyor olmamızın tek nedeni çekingenliğimiz.«Быть одетым в силу — это и есть его подлинная сущность».
Papa, Henry'dense İmparator V. Charles'tan daha fazla çekinmiş olarak göründü.بدا البابا أكثر خوفًا من الإمبراطور شارل الخامس أكثر من هنري.
Toplumlarında bir çeşit gizemli bulaşmadan korkan insanlardan çekinmektedirler.ومن الخائفين من منعه خوف جهنم من الضحك، وكان جماعة من السلف قد عاهدوا الله أن لا يضحكوا أبدا.
Köstümünün üstüne başka bir kıyafet giymeye çekinmez.لا مشكلة من ارتداء الملابس فوق الدواء.
Çok çekingen olduğu söyleniyor.ويقال إنها كانت خجولة جدا.
"Çekingen Kişilik Bozukluğu"."اضطراب الشخصية الحدي".
Herkes bir diğerinden, çekinmeden sigara ister.كان أحدهم عصبياً يدخن السيجارة تلو الأخرى.
Çekinerek, buradan para alıp alamayacaklarını sordular (ve şüphesiz bu para onlarındı).وسألته ألا يخاف الموت، بل يخاف من يُهلك النفس والجسد معًا، وألا يجامل الإمبراطور على حساب إيمانه وأبديته.
Ayrıca kendini feda etmekten çekinmez.كما لا يكلف نفسه فوق ما يطيق .
Fora karşısındaki ucu çekince, fora, (gerginse patlayarak) boşalır, ve bağ tamamen çözülür..ولكل كيس (عنيبة) طرف واحد يمكن فتحه وغلقه (توسعته) لخروج المخاط منه.
Melisande bir cevap vermekten çekinir.يرى هارولد روي فور بأن الإجابة بالإيجاب.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.أن لا يكون مبخراً أو مطيباً.
Devlet elindeki yurtiçi medyanın haber yorumlarındaki çekingenliği eleştirildi.قام الإعلام بتغطية خبر اختفائها على مستوى الدولة.
"Çekilme belirleyicileri: Çekingen kişilik bozukluğu Olası öncüleri".وسيرتكبون الأخطاء مرة تلو أخري"، مُثيرًا سمعة رديئة.
Gençlerin boyunun kısalığıyla eğlenmesinden çekinir.آسف لإفساد نكتك الصغيرة.
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.ولا يلاحظ الإزعاج الذي يسببه للآخرين.
Leylekler rahatsız edilmedikleri sürece insanlardan çekinmez ve genellikle binaların üzerine yuva yaparlar.وطالما بأن اللقالق تشعر بعدم أزعاجها للبشر فأنها تنشئ عششها فوق المنازل.
Duikerler pek utangaç ve çekingen hayvanlardır.وتميل الترسيرات إلى أن تكون حيوانات خجولة للغاية.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.ثم يهمّون بضرب بعضهم بعضاً..
Doyle geçmişten gelen hayaletlerden çekinmektedir.هديل تتحدث عن مسرحيتها من يخشى الأبواب.
Yüzsüzün mecaz anlamı; utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız demektir.المعنى المجازي للوقح هو الذي لا يخجل , عدم الحياء , لا يستحي , عديم الناموس
Uryū genelde, çekingen ve sessizdir fakat etrafında diğer insanlar varken serinkanlı görünmeye çalışır.Uryuu geralmente é tímido e quieto, mas tenta parecer "legal" Quando há outras pessoas ao redor.
İlgili Sayfalar