çekin ile cümle

çekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Baskıdan çekinmiyorum.Je n’ai pas peur de la pression.
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.Leurs connaissances sont très supérieurs à celles des hommes, même s'ils ne sont pas omniscients.
Bu kişiler yollarına çıkan otomobillere taş ya da gübre atmaktan çekinmezler.Ces derniers n’hésitent pas à lancer des pierres ou du fumier sur les automobiles qui croisent leur chemin.
Bazısı da yarışmaktan çekiniyordu.D'autres encore sont étrangères au concours.
Duikerler pek utangaç ve çekingen hayvanlardır.Les babiroussas sont des animaux discrets et timides.
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.J'ai eu peur qu'ils fassent la même chose que nous.
Bir aktör sahnede cesur ve gürültülü fakat bir röportajda çekingen olabilir.Un acteur peut faire montre de présence et d'audace sur scène et se révéler timide lors d'une interview.
Bu gerçeği açıklamaktan hiç çekinmiyordu.Tom s'explique en disant la vérité.
"Çekingen Kişilik Bozukluğu".Le sentiment d'efficacité personnelle".
Susan ve Ross birbirlerinden hoşlanmazlar ve bunu belli etmekten çekinmezler.Rachel et lui ne semblent pas être d'accord sur ce qu'ils doivent chanter.
Ama bu durum sihirli kılıç Excalibur'u kayadan çekince değişir.L'épée rappelle la légendaire Excalibur.
Fakat Manon güzel elbiselerini ve mücevheratini geride bırakmaktan çekinmektedir.Maddalena porte des habits somptueux et des bijoux précieux attestant de ses vertus.
Çekingen ve ihtiyatlıdır.Craintive et prudente.
Memluklular Safevilerden, Osmanlılardan daha çok çekiniyorlardı.Ils sont plus faibles en force que les Asgardiens ou les Olympiens.
Ama hasta ollduğunu ileri süren Sadrazam buradan sefere başlamaktan çekindi.Mais la maladie qui l'emportera commençait à le miner.
Ayaklarınızı tahtanın düzgün dönebilmesi için yeterince tahtadan uzağa çekin.Ramener immédiatement les pieds pour revenir en position jambes fléchies.
Niçün çekindiler?Les déplacements pourquoi ?
Çekingenlik, alışılmadık durumlarda meydana gelir.On s’habitue doucement à des évènements inhabituels.
Çok çekingen olduğu söyleniyor.On le dit très humble.
Enflasyonu tırmandırmaktan çekindi.Passionné d'escalade.
Bunun için Nazan'ın hayatını altüst etmekten çekinmeyecektir.Cela n’empêche pas la rancœur de Baudouin.
Biraz çekingendir.Un peu sombre.
General Wrangel, anılarında Ungern-Sternberg'ü terfi ettirmekten çekindiğini söylemektedir.Dans ses Mémoires, le général Wrangel dit avoir hésité à le promouvoir au grade supérieur.
Pek sosyal birisi değil, çekingendir.Il n'est pas très farouche, plutôt sociable.
Bütün çalışanlar patronlarından çekinmektedirler.Le patronat est l'ensemble des patrons d'entreprise.
Her seferinde bunu çekinmeden söyler ve "Bob Marley aşkı başkadır" diyor.Quand il est surpris, il dit la plupart du temps cette expression : « Par les dreadlocks de Bob Marley ».
Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar.Elles obéirent sans un murmure.
Bu uğurda annesine yalan söylemekten de çekinmiyor.Donc il est mal de faire mentir ton petit frère.
Doyle geçmişten gelen hayaletlerden çekinmektedir.Madame LaLaurie est confrontée à d'anciens fantômes.
Çekingen olmasına rağmen anlayışlı ve de her ayrıntıyı inceleyen bir karakteri vardır.C'est un garçon ringard, mais drôle qui est toujours en train de tout analyser.
Yakın savaş odaklıdırlar ama silah kullanmaktan da hiç çekinmezler.Il engendre des dégâts importants au combat mais ne peut pas porter d'armure.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Il ne doit être ni peureux, ni agressif.
Ancak, çoğu tarihsel dil bilimci böyle teorilere çekince ile yaklaşmaktadır.La plupart les livres d'enseignement des langages formels exposent ce théorème.
O çok çekingen bir kadın.Ella es una mujer extremadamente tímida.
Çok çekingenim.Soy muy tímido.
Tom bir an için çekindi.Tom dudó por un momento.
Arif ve ailesine her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmeyen bir karakterdir.Y todo por la ausencia implícita del convencimiento propio.
Babasız kalan Tatarcık insanlardan çekinmeye ve onlardan kaçmaya başlar.Por su parte, los mortales les temen pavorosamente y huyen de ellas.
Tsubasa çok çekingen bir insandır.Mona es una persona muy tímida.
İttihatçılardan çekindiği için İstanbul'a dönemiyordu.No puede volver a Seattle porque tiene miedo a volver a volar.
Toplumlarında bir çeşit gizemli bulaşmadan korkan insanlardan çekinmektedirler.Durante el ascenso, se encuentran con el peligro que tanto temían los enanos: los Sin Rostro (Faceless One).
Usagi ondan çekinsede ona hemen ısınır.Se pondrá más cálido pronto , ¿verdad?
Örgülü: Çekingen biridir.Ahuelmado: Tímido.
Diğer kedi-köpeğe ve çocuklara karşı çok dikkatli ve çekingendir.Son perros sensibles y muy buenos con los niños y con otros perros.
"Doğrusu bu kostümleri giyiyor olmamızın tek nedeni çekingenliğimiz.«“Para Signia es un orgullo vestir a nuestros atletas”».
Köstümünün üstüne başka bir kıyafet giymeye çekinmez.Nunca confíes en alguien que usa ropa más linda que la tuya.
Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar.Remar sin hacer ruido.
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Por suerte, nunca pasó nada de lamentar.
1978'de Saddam Hüseyin Humeyni'yi Irak'tan kovunca ABD tekeliyetinden çekinen Fransa ona sahip çıktı.En 1978 el régimen de Saddam Husein le obligó a abandonar Irak.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.No debe usarlo para incitarlos unos contra otros.
Bu amaçla ona suikast düzenlemekten hiç çekinmediler.Pero no lograron secuestrarlo con vida.
Çekingen kişilik bozukluğu, s.Pintor de su deshonra, El.
Tırpan'ı üzerimde kullanmaktan çekinme."No esperes que te lo sirvan en bandeja.”
Korkak, çekingen ve yüreksiz bir insandır.Es el personaje más tímido, cobarde o tonto.
Ama bu durum sihirli kılıç Excalibur'u kayadan çekince değişir.Esta mujer guardaba una espada maravillosa, Excalibur.
"Çekingen Kişilik Bozukluğu".«El trastorno límite de la personalidad».
Ofiste Ludmila'dan çekinmeyen ve ona nazı geçebilen tek kişidir.Es la única del edificio que no le teme a Magdalena al momento de encararla personalmente.
Uçunmak, korkmak, çekinmek demektir.Asustado, asustado, asustado.
Kimliğini açıklamaktan çekinmez.No tiene definida su identidad.
Uryū genelde, çekingen ve sessizdir fakat etrafında diğer insanlar varken serinkanlı görünmeye çalışır.Uryū è di solito timido e silenzioso, ma prova a sembrare "figo" quando ci sono altre persone attorno.
İlgili Sayfalar