çekin ile cümle
çekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Toplumlarında bir çeşit gizemli bulaşmadan korkan insanlardan çekinmektedirler.They may be shunned by others in their community who fear a sort of mysterious contagion.[17]
Henry'nin canavarı görmesinden çekinir fakat canavarın kaçmasıyla bununla uğraşmak zorunda kalmaz.Victor does not have to deal with that issue, however, because the monster has escaped.
Gregorius'un ifadesi tarihçiler tarafından bazı çekincelerle de olsa kabul edilmektedir.Gregory's statement has been accepted with some reservations by historians.
Viktor kaba gücünü rakiplerini bunaltmak için kullanmaktan çekinmemektedir.Viktor utilizes his brute strength to overwhelm his opponents.
Katılaşma çekintisiSolidification shrinkage
Katılaşma çekintisini önlemek için katılaşan döküm malzemesine sıvı metal sağlar.It supplies liquid metal to the solidifying casting to compensate for solidification shrinkage.
Modelci çekintisiPatternmaker's shrink
Modelci çekintisinin faz değişim dönüşümlerini dikkate almadığını unutmayın.Note that patternmaker's shrinkage does not take phase change transformations into account.
O tam da olmak isteyeceğiniz bir kadın tipi: çekingen, zarif, komik.She is the type of woman you'd like to be: reserved, refined, funny.
İmzalayan devletlerden üçünün kabulü küçük çekincelere tabi tutuldu.The acceptance of three of the signatories was subject to minor reservations.
Bunlar gerçek görüşlerdi, ancak bunları kompozisyon etkisi için ayarlamaktan çekinmedi.[1]These were real views, but he did not hesitate to adjust them for compositional effect.[61]
Birçok kişi kayıp gitmeye ve çekincelerine geri dönmeye başladı.Many individuals began slipping away and returning to their reservations.
İsveçlileri konuşmaktan çekinmeleri için uyaran ünlü bir propaganda afişiThe famous propaganda poster warned Swedes to be wary of speaking.
Çekingenlik yok, boş konuşma yok, kendini kaçırmıyor.There is no coyness, no idle talk, nor does she snatch herself away.
Gelenekçiler ve UBP desteklerini geri çekince hükümet düştü.When the traditionalists and the NUP withdrew their support, the government fell.
Hikaye, vahşi tarafta yaşayan bir doktorla tanışan genç ve çekingen bir kızı anlatır.The story follows a young reserved girl who meets a doctor who lives on the wild side.
Evinize gidin ve güzel, sessiz bir uyku çekin. [1]Go home and get a nice quiet sleep.[1]
Bu yeniden üretim tehlikeye girdiğinde militarist güçlerini kullanmaktan çekinmez.It does not hesitate to use its militarist forces whenever this reproduction is in danger.
Genellikle Japonlar çekingen insanlardır.Gewöhnlich sind Japaner schüchtern.
Bu kadar çekingen olma!Sei nicht so schüchtern!
Ben çok çekingen birisiyim.Ich bin sehr schüchtern
Çekingen bir insan değilim.Ich bin nicht schüchtern.
Biraz çekingen birisi.Sie ist etwas schüchtern.
Çekingen bir insan mısın?Bist du schüchtern?
Ben çekingen bir insanım.Ich bin schüchtern.
Çekingen bir insansın.Du bist schüchtern.
Ancak yaz yolculuğunun meşakkatlerinden dolayı çekiniyor.Aber er fürchtet die Strapazen der Sommerreise.
İnsanla yakınlaşmaktan çekinmez.Die Nähe des Menschen scheut sie nicht.
Anensefali (beyin yokluğu) çekinik genle taşınır.An der Oberseite (adaxial) ist er gefurcht, an der Unterseite (abaxial) gerundet.
Arap kasabalar, kasaba sakinlerinden vergi toplama konusunda çekingendirler .Arabische Ortschaften in Israel sind unwillig, von ihren Einwohnern kommunale Steuern zu erheben.
Ama bu durum sihirli kılıç Excalibur'u kayadan çekince değişir.Dieser erkennt sofort, dass es sich um das magische Schwert Excalibur handelt.
Tırpan'ı üzerimde kullanmaktan çekinme."Keine Neigung, die „Väter in die Pfanne zu hauen“.
Başka kurumlardan (birimlerden) başarılı örnekleri almaktan ve uygulamaktan çekinilmemelidir.Ihr Motto lautet News without fear or favour (etwa: „Nachrichten ohne Furcht und Parteilichkeit“).
Kuşkum, çekincem hiçbir zaman olmadı.Ich glaube nicht, dass er jemals Zweifel hatte.
Bunun üzerine Humboldt onur koltuğunu biraz çekinerek kabul etmiştir.Hierbei zerbrach seine wertvolle Vitaszek-Geige.
Moorcock politik görüşlerini açıklamakdan çekinmez.Graffenried zögert nicht, seine politischen Ansichten öffentlich auszudrücken.
Ancak diğer rahiplerin tepkisinden çekinen beşinci pir, Huineng’ın bunu açıklamasını istemez.Darauf habe die Pythia, die weissagende Priesterin, geantwortet, dies sei nicht der Fall.
Bu çekingenliği yüzünden birçok insan onun soğuk ve sinirli olduğunu düşünür.Und viele Menschen empfinden unsere rationale Kultur als kalt und anstrengend.
Bu uğurda annesine yalan söylemekten de çekinmiyor.Ihr Vater fordert sie auf, nicht für ihn zu lügen.
Selam vermeye bile çekindiği insanlardı.Ich wollte nur sichergehen, daß du mich grüßen wolltest.
Bunun için Nazan'ın hayatını altüst etmekten çekinmeyecektir.Marek tut es, um das Leben von Anna nicht zu gefährden.
Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar.Unerschrocken geht er den Geräuschen nach.
Kesin delillerin olmadığı durumlarda Çağdaş Tıp hastaya zarar vermeme adına çekingen kalabilir.Bleibende Schäden sind laut den behandelnden Ärzten nicht zu befürchten.
Amacına ulaşmak için işkence etmekten çekinmez.Er schreckt vor nichts zurück, um sein Ziel zu erreichen.
Geronio çekingen bir tavırla girer.Rudras Verehrung ist mit Vorsichtsmaßnahmen verbunden.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Weder ein Held, noch ein Feigling.
Usagi ondan çekinsede ona hemen ısınır.Er wird sofort heiß gegessen, da er aufgewärmt hart wird.
Ama ikisi de çok çekingen olduğu için birbirlerine açılamamaktadırlar.Sie werden beide sehr verlegen, sagen aber nichts dazu.
Ayrıca kendini feda etmekten çekinmez.Sie schreckt auch vor Mord nicht zurück.
Ali ise bu konuda kararsız ve çekingendir.Zuerst ist sie in dieser Haltung sehr stur und unnachgiebig.
Fakat Manon güzel elbiselerini ve mücevheratini geride bırakmaktan çekinmektedir.Die böse Schwester nimmt dem Murmelthier das Kleid und den Schmuck weg.
Gerçeği söylemekten hiç çekinmeyin.N'ayez aucune hésitation à dire la vérité.
Telefonunuzla bir resim çekin!Prenez une photo à l'aide de votre téléphone !
Biyoloji öğretmenimize soru sormaktan çekinirdik.On hésitait à poser des questions à notre professeur de bio.
Bir şeye ihtiyacın olursa bana söylemekten çekinme.N'hésite pas à me dire si tu as besoin de quelque chose.
Asi öğrencileri cezalandırmak konusunda çekinmeyin.N’hésitez pas à sanctionner les élèves perturbateurs.
Anensefali (beyin yokluğu) çekinik genle taşınır.En revanche ils redoutent alors le vent qui pourrait les dessécher.
Çekingen insanlar, muhakkak tüm insanlara karşı aynı derecede utangaçlık hissetmezler.Les timides ne ressentent pas forcément le même degré de timidité envers toutes les personnes.
Çekingen insanlar böyle durumlardan korkarlar ve kaçınmaları gerektiklerini hissederler.Les personnes timides craignent ces situations et pensent qu'elles se doivent de les éviter.
İnsanla yakınlaşmaktan çekinmez.Il ne craint pas la proximité de l'homme.
İlgili Sayfalar