Ana içeriğe geç
Sözlük

çekilme ile cümle

çekilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Çekilme hayatın ilk dersidir.Resignation is the first lesson of life.
Baskıdaki hatalara derhal dikkat çekilmelidir.Mistakes in the printing should be pointed out at once.
Şu insanlara helikopterin inebilmesi için geri çekilmelerini söyleyin.Tell those people to back off so that the helicopter can land.
İş adamı sözleşmeden geri çekilmeyi düşünüyor.The businessman is thinking of receding from the contract.
İş adamı işlemden çekilmeye cesaret etmedi.The businessman didn't dare withdraw from the transaction.
Polis insanların geri çekilmelerini istedi.The policeman asked people to back off.
Kenara çekilmem için polis bana işaret etti.The patrolman motioned me to pull over.
O çocuk çekilmez.That child is impossible.
Ordu geri çekilmek zorunda kaldı.The army had to retreat.
Dişinin çekilmesi gerekli.Your tooth must be extracted.
Dişinizin çekilmesi gerekli.Your tooth must be extracted.
O sonunda çekilmek zorunda kaldı.He finally had to step down.
O ne ilerlemeye ne de geri çekilmeye karar verdi.He decided neither to advance nor to retreat.
Onlar belediye başkanının çekilmesini istediler.They demanded that the mayor should resign.
Geri çekilmekten başka seçenekleri yoktu.They had no alternative but to retreat.
Başkanın çekilmesini talep ettiler.They demanded that President resign.
Onlar geri çekilmeye zorlandı.They were forced to withdraw.
Jackson geri çekilmeyi planlamıyordu.Jackson was not planning to retreat.
Kraliçe Liliuokalani geri çekilmek zorunda kaldı.Queen Liliuokalani was forced to surrender.
Sonunda, Almanlar geri çekilmeye zorlandı.In the end, the Germans were forced to withdraw.
Sanırım benim için çekilme zamanıdır.I think it's time for me to step aside.
Tom resminin çekilmesini istemiyor.Tom doesn't want his picture taken.
Bugün sorguya çekilmedin, değil mi?You were not interrogated today, were you?
O geri çekilmek zorunda kaldı.He had to withdraw.
Bu çekilmez.This is unbearable.
Sen çekilmezsin.You are impossible.
Tom fotoğrafının çekilmesini istemiyordu.Tom didn't want his picture taken.
İşte kötü diş, çekilmesi gerekiyor.Here is the bad tooth, it must be extracted.
Tom geri çekilmedi.Tom didn't flinch.
Tom hiç geri çekilmedi.Tom never flinched.
Tom geri çekilmeye başladı.Tom started retreating.
Geri çekilmeliyiz.We must retreat.
Geri çekilme.Don't back off.
Geri çekilme, Tom.Hold your ground, Tom.
Tom geri çekilmeyecek.Tom won't back off.
Sovyet birlikleri Afganistan'dan çekilmeye başladı.The Soviet troops have started the withdrawal from Afghanistan.
Tom Mary'nin yolundan çekilmek için çok çabaladı.Tom tried very hard to stay out of Mary's way.
Ben fotoğraf çekilmekten nefret ederim.I hate being photographed.
Şimdi onların yolundan çekilmemiz gerekiyor.We need to get out of their way now.
Bazen taktiksel bir geri çekilme, korkaklık olarak yorumlanır.A tactical retreat is sometimes interpreted as cowardice.
Sanırım şimdi herkes geri çekilmeli.I think everybody should stand back now.
Hiç fotoğrafım çekilmedi.I've never been photographed.
Araban çekilmek üzere.Your car is about to be towed.
Çocuğunuzun kulağının çekilmesi lazım.That child of yours needs a good talking to.
Senin davranışın çekilmez.Your behavior is intolerable.
Biz geri çekilmemeliyiz.We must not retreat.
Cefa çekilmeden sefa sürülmez.No sweet without some sweat.
Tom çekilmez hale geliyor.Tom is being a nuisance.
Mizah olmadan hayat çekilmez olurdu. Bu sevgi için de geçerlidir.Life without humor would be unbearable. This applies to love as well.
Mary ne kadar yaşlanırsa o kadar çekilmez olur.The older Mary gets, the more unbearable she becomes.
"Brexit" İngiltere'nin Avrupa Birliğinden çekilmesi anlamına gelir.Brexit refers to the withdrawal of Great Britain from the European Union.
Japonya İmparatoru Akihito tahttan çekilme niyetini ilan etti.The Emperor Akihito of Japan has announced his intention to abdicate.
Bürokrasi çekilmez.The bureaucracy is intolerable.
Bürokrasi çekilmezdi. Terk ettiğime memnun oldum.The bureaucracy was intolerable. I'm glad I left.
Anlaşma, birliklerin geri çekilmesi şartına bağlıydı.The agreement was conditioned on the withdrawal of troops.
Her ikimizin de geri çekilmesini öneririm.I suggest we both fall back.
Fotoğraf çekilmez.No taking photos.
Tom geri çekilmeyi düşünmüyordu.Tom wasn't planning to retreat.
Zaman muhtemelen canlı renklerle hoş bir resmin çekilmesine izin vermedi.Time probably didn't permit the taking of a pretty picture with vivid colours.
Trafik kazasından sonra arabası bir vinç kamyonu tarafından çekilmek zorunda kaldı.After the traffic accident, his car had to be towed by a crane truck.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod