Ana içeriğe geç
Sözlük

çeki ile cümle

çeki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kenara çekilir misiniz?Would you mind standing aside?
Diğer insanların senin çekindiğini fark etmelerine izin vermemelisin.You mustn't let the other person notice that you flinched.
Bu fotoğraf Nara'da çekilmiştir.This photo was taken in Nara.
Eğer benden önce eve varırsan lütfen birkaç içki içmeye ve dinlenmeye çekinme.If you arrive home before me, please feel free to have a few drinks and relax.
Bugün yapılan çoğu bilgisayar çok çekirdekli işlemcilerle donatılmıştır.Most computers made today are equipped with multi-core processors.
Kepenkleri kapatın ve perdeleri çekin. Mümkün olduğu kadar az ışık olmalıdır.Close the shutters and draw the curtains. There must be as little light as possible.
Sanırım o, alımlı ve çekici.I think she is charming and attractive.
Geçenlerde, trende çekici olgun bir kadın gördüm.Recently, I saw an attractive mature woman on the train.
Bileğim ve ön kolum acıyor. Bence karpal tünel sendromunun acısını çekiyor olabilirim.My wrist and forearm hurt, I think I might be suffering from carpal tunnel syndrome.
Kim çok çekici bir biçimde giyinmiş.Kim is dressed in a very attractive manner.
Kim çok çekici giyinmiş.Kim is dressed very attractively.
Çeki alır almaz bankaya gittim.As soon as I received the cheque, I went to the bank.
Seyahat çeki kabul ediyor musunuz?Do you accept traveler's checks?
Oylamada çekimserim.I abstain from voting.
Bir çekice ihtiyacım var.I need a hammer.
O bir çekirge değil, o bir ağustos böceği!That's not a grasshopper. It's a locust!
Annemizin memnun olması için odamıza çeki düzen vereceğiz.We will tidy up our room so that Mom is satisfied.
İlgi çekici bir kitap okudun mu?Did you read an interesting book?
Onlar sahneyi ağır çekimle gösterdiler.They showed the scene in slow motion.
Linux çekirdeği monolitiktir.The Linux kernel is monolithic.
Tırnak parlatıcı, Budizm kadar ilgi çekicidir.Nail polish is as interesting as Buddhism.
O diş ağrısı çekiyor.He is suffering from toothache.
Gelgit çekildiği zaman plaj boyunca yürüdüm.I walked along the beach when the tide ebbed.
Onunla ilgili konuyu açmaya çekiniyorum.I hesitate to broach the subject with her.
Politikacılar arasındaki tüm küçük çekişmelerden bıktım.I'm sick and tired of all the petty squabbling among politicians.
Sorunuz varsa sormaktan çekinmeyin.If you have questions, don't hesitate to ask.
Bir köpek kulübesini tamir etmek için babamın çekicini ödünç aldım.I borrowed my father's hammer to build a dog house.
Sonunda çekingenliğimi aştım ve ona çıkma teklif ettim.I finally overcame my shyness and asked him out on a date.
O, hayatında akut ağrıdan çekiyor.He's suffering from acute pain in his life.
Sadece kapıyı kapamak için çekin. O kendi kendine kitlenecektir.Just pull the door shut. It'll lock by itself.
Son zamanlarda, ona maaş çekini zamanında vermiyorlar.Recently, they have not been giving her her paycheck on time.
Şu doktor hem çekici hem de eylemde iyidir.That actor is both attractive and good at acting.
Elinde çekiç olan bir adama her şey bir çivi gibi görünür.To a man with a hammer, everything looks like a nail.
O, testte niçin kopya çekiyor?Why is he cheating on the test?
Onlar sıtmadan çekiyorlar.They're suffering from malaria.
Her sabah kendi kahve çekirdeklerimi ben öğütürüm.I grind my own coffee beans every morning.
Maaş çekimi aldığım için mutluydum.I was happy to receive my paycheck.
Öğretmen öğrencinin kopya çekiyor olmasından şüphelendi.The teacher suspected the student was cheating.
Onun karizmasının çekiciliği diğer insanları dinlettirdi.The attractiveness of his charisma made other people listen.
O, partilerde garip ve çekingendi.She was awkward and reserved at parties.
Neden cümleler? ... diye sorabilirsiniz. Güzel, çünkü cümleler daha ilgi çekicidir.Why sentences? …you may ask. Well, because sentences are more interesting.
Bu caddede yasa dışı park edilen arabalar çekilecek.Cars parked illegally on this street will be impounded.
Almaya çekinmeyin.Feel free to take this.
Sanal bellek çoklu görev çekirdekleri için geliştirilmiş bir bellek yönetim tekniğidir.Virtual memory is a memory management technique developed for multitasking kernels.
Bill oldukça çekingendir.Bill is quite reserved.
Ben elma çekirdeği yemem.I don't eat the apple core.
Elmanın çekirdeğini yemem.I don't eat the core of an apple.
Elma çekirdeği yemem.I don't eat apple cores.
Kiramı ödemede zorluk çekiyorum.I have difficulty paying my rent.
Uzayan tırnak çekiçlenir.The nail that sticks out gets hammered down.
Onlar geri çekilmeye zorlandı.They were forced to withdraw.
O, çiçek hastalığından çekiyordu.He was suffering from smallpox.
İngilizler sonunda çekildi.The British finally retreated.
Britanyalılar geri çekildiler ama ertesi yıl tekrar saldırdılar.The British withdrew, but attacked again the next year.
Amerikan kuvvetleri geri çekildi.American forces were withdrawn.
Konfederasyon ordusu geri çekildi.The Confederate army retreated.
Jackson geri çekilmeyi planlamıyordu.Jackson was not planning to retreat.
Kraliçe Liliuokalani geri çekilmek zorunda kaldı.Queen Liliuokalani was forced to surrender.
Sonunda, Almanlar geri çekilmeye zorlandı.In the end, the Germans were forced to withdraw.
Bir çekicim var ve onu kullanmaktan korkmam!I have a hammer, and I'm not afraid to use it!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod