O, kahve çekirdeklerini kavuruyor.He is roasting coffee beans.
O, hoşça kal demeden çekip gitti.He went off without saying good-bye.
O, çekiçle beton bloğu kırdı.He broke up the concrete block with a hammer.
Kötü bir baş ağrısı çekiyordu.He was suffering from a bad headache.
Çekini imzalamak için bir kalem çıkardı.He took out his pen to sign his check.
O, kazara çekiçle parmağına vurdu.He accidentally hit his thumb with the hammer.
Kazara çekiçle başparmağına vurdu.He accidentally hit his thumb with the hammer.
O aşırı çalışmanın etkilerinden acı çekiyor.He's suffering from the effects of overwork.
Yaraları yüzünden korkunç ağrı çekiyordu.He suffered terrible pain from his injuries.
O sonunda çekilmek zorunda kaldı.He finally had to step down.
O kilo vermede zorluk çekiyor.He is having a hard time losing weight.
Yüksek kan basıncından rahatsızlık çekiyor.He suffered from high blood pressure.
Görevini kötüye kullanmaktan çekinmez.He is not ashamed of his misconduct.
O, efendisinin öfkesi karşısında geri çekildi.He recoiled before his master's anger.
Ciddi bir hastalıktan ötürü acı çekiyor.He is suffering from a serious illness.
Ne kadar yaşlandıysa, o kadar çekici oldu.The older he grew, the more attractive he became.
O ne ilerlemeye ne de geri çekilmeye karar verdi.He decided neither to advance nor to retreat.
O yıllardır sırt ağrısından sıkıntı çekiyor.He's been having trouble with back pain for years.
O, baş ağrısından acı çekiyor.He is suffering from a headache.
O onun odaya girmesi için kenara çekildi.He stepped aside for her to enter the room.
Onun gözlerinin içine baktı ve aniden çekip gitti.He looked into her eyes and suddenly went away.
O, ağır bir hastalıktan acı çekiyor.He is suffering from an aggravated disease.
O, soğuk algınlığından çekiyor.He is suffering from a cold.
O yalan söylemeye çekinmez.He has no scruples about lying.
Sanki onun benimle karşılaşmaktan çekindiğini hissettim.I felt as if he shrank from meeting me.
Gerçekten ne demek istediğini açıklamaya çekiniyordu.He was reluctant to reveal what he really meant.
Akşam yemeğinden sonra odasına çekildi.He retired to his own room after supper.
Onlar açlık çekiyorlar.They are suffering from hunger.
Finansal zorluk çekiyorlar.They are suffering financial difficulties.
Onlar belediye başkanının çekilmesini istediler.They demanded that the mayor should resign.
Geri çekilmekten başka seçenekleri yoktu.They had no alternative but to retreat.
Başkanın çekilmesini talep ettiler.They demanded that President resign.
Onun sıcak kişiliği güzelliğine çekicilik katıyor.Her warm personality adds charm to her beauty.
Onun mayosu dikkatimizi çekiyor.Her bathing suit attracts our attention.
Onun görünümünü çekici bulurum.I find her appearance attractive.
O hem çekici hem de çalışkandır.She is charming as well as diligent.
Onun çekici bir yüzü var.She has a charming face.
O, çok geç olmadan önce yarıştan çekildi.She bowed out of the race before it was too late.
Kendisinin yeterince çekici olduğunu düşündü.She thought of herself as charming enough.
O, ciddi bir hastalıktan çekiyor.She's suffering from a serious disease.
O bana çekici bir görünüm verdi.She gave me an appealing look.
O uzun süredir kötü baş ağrısı çekiyor.She has suffered from bad headaches for a long time.
Tam kız kardeşi kadar çekicidir.She is just as charming as her sister.
O, oldukça çekicidir.She is remarkably attractive.
O çekici.She is attractive.
O, çekici.She is attractive.
O çekicidir fakat çok fazla konuşur.She is attractive, but she talks too much.
Onun çekici gözleri var.She has attractive eyes.
Eşyalara çeki düzen vermek çok zordur.It's very difficult to put things in order.
Askerler pozisyonlarından geri çekildiler.The soldiers retreated from their positions.
Ben dışarıdayken odama çeki düzen verin lütfen.Please put my room in order while I am out.
Bir köpek kulübesi yapmak için babamın çekicini ödünç aldım.I borrowed Father's hammer to build a dog house.
Kız kardeşim kötü bir soğuk algınlığından çekiyor.My sister is suffering from a bad cold.
Çekici hostesimize içelim!Let's drink to our charming hostess!
Bir şey istiyorsan, istemeye çekinme.Don't hesitate to ask if you want anything.
Geziye gitmeden önce bazı çekimlere ihtiyacım var.I need some shots before I go on my trip.
Seyahat çekiyle ödeyebilir miyim?May I pay with a travelers' check?
İyi bir özgeçmiş, ilgi çekici ve öğreticidir.A good biography is interesting and instructive.
Yaşlı kadın bir rahatlama iç çekişiyle gülümsedi.The old woman smiled with a sigh of relief.
Lütfen kenara çekilin.Please step aside.