Ana içeriğe geç
Sözlük

çeki ile cümle

çeki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ordu geri çekilmek zorunda kaldı.The army had to retreat.
Çekim yaklaşık öğleyin başladı.The shooting started around noon.
Huzurlu evlilik bu dünyanın cennetidir, çekişmeli evlilik bu dünyanın arafıdır.Marriage, in peace, is this world's paradise; in strife, this life's purgatory.
Çekirdekte büyük bir enerji hapsedilmiştir.A great deal of energy is locked up in the nucleus.
Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian.I have difficulty understanding abstract modern art, especially Mondrian.
Nefes almada zorluk çekiyorum.I have difficulty breathing.
Hiroko'nun çekici özellikleri var.Hiroko has charming features.
Şu an nakit sıkıntısı çekiyorum.I'm short of cash at the moment.
Zorluklarla karşılaşırsan tavsiye istemekten çekinme.If you get into difficulties, don't hesitate to ask for advice.
Eşim zatürreden dolayı acı çekiyor.My wife is suffering from pneumonia.
Akıntıya karşı kürek çekiyorduk.We were rowing against the current.
Hepimiz vatan özlemi çekiyorduk.All of us were homesick.
Sizin için yapabileceğim bir şey varsa, bana bildirmekten çekinmeyin.If there's anything I can do for you, don't hesitate to let me know.
Kız yeğenim yaşına göre çekici ve olgundur.My niece is attractive and mature for her age.
Açıklamamı anlamazsan sorular sormaktan çekinme.Don't hesitate to ask questions if you don't understand my explanation.
Babam gripten çekiyor.My father is suffering from influenza.
Bir haftadır kötü soğuk algınlığı çekiyorum.I had a bad cold for a week.
Bu hikayeler çok ilgimi çekiyor.I am very interested in these stories.
Konsere gitmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to going to the concert.
Ben kötü bir soğuk algınlığı çekiyorum.I am suffering from a bad cold.
Çekicimi alet kutusunda tutarım.I keep my hammer in the toolbox.
Berbat bir baş ağrısı çekiyorum.I'm suffering from a bad headache.
Hâlâ uyku düzensizliği çekiyorum.I'm still suffering from jet lag.
Dinozorların evrimi çok ilgimi çekiyor.The evolution of dinosaurs interests me greatly.
Ben ona sırrı anlatmak için sancı çekiyordum.I was aching to tell her the secret.
Kendimi ona doğru çekilmiş hissettim.I felt drawn toward her.
Onun tarafından fotoğrafımız çekildi.We had our photo taken by him.
Odana çekidüzen ver.Put your room in order.
Öğretmenine soru sormaya çekinme.Don't hesitate to ask your teacher a question.
Sorular sormaya çekinme.Don't hesitate to ask questions.
Yalnız olduğun zaman gelmeye ve benimle konuşmaya çekinme.Whenever you get lonely, feel free to come and talk to me.
Onu açık çekin.Pull it open.
Konsantre olmada zorluk çekiyorum.I have difficulty concentrating.
Baharın gelişini iple çekiyorum.I'm looking forward to the return of spring.
Eğer yemek istediğin bir şey varsa bana söylemeye çekinme.Don't hesitate to tell me if there is anything you would like to eat.
Çocuk bir bilgisayar oyunu oynamaktan çekildi.The boy was absorbed in playing a computer game.
Oğlan çekingen ve pek konuşmuyor.The boy is bashful and doesn't talk much.
İnsanların önünde konuşma hakkında çekingen olmayın.Don't be shy about speaking in front of people.
Eğer kenara çekilirsen, herkes için yer olur.If you would move over, there would be room for everyone.
Büyükannem avlusundaki otları çekiyordu.My grandmother was pulling up weeds in her backyard.
Arkadaşlık özlemi çekiyorum.I long for company.
Pencereyi kırmak için bir çekiç kullanıldı.A hammer was used to break the window.
Bilgi istemekten çekinmeyin.Don't hesitate to ask for information.
Maziye sünger çekip yeniden başlamak için işimi bıraktım ve taşındım.I quit my job and moved so I could start off with a clean slate.
Kenara çekin, lütfen.Pull over to the side, please.
İki oğlan arasında dikkat çekici farklılıklar vardı.Striking differences existed between the two boys.
Seni Japonya'da tekrar görmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to seeing you again in Japan.
Yenilmiş ordu ülkeden geri çekildi.The defeated army retreated from the country.
Dişinin çekilmesi gerekli.Your tooth must be extracted.
Dişinizin çekilmesi gerekli.Your tooth must be extracted.
Onun geçmesi için kenara çekildim.I stepped aside for him to pass.
Onunla sinemaya gitmeye çekindim.I hesitated to go to the movie with him.
Bazı konularda çekingen olmasına rağmen, başkalarında çok cesurdu.Though timid in some respects, he was very bold in others.
Konuşmasının içeriği ilgi çekiciydi.The content of his speech was interesting.
İstasyonda tanıştığım karısı çok çekici.His wife whom I met at the station, is very attractive.
O, çekirdekten yetişme bir marangozdur.He is a carpenter by trade.
Onun oğlu hapis cezasını çekiyor.His son is serving his sentence.
Onun kız yeğeni çekici ve yaşına göre olgundur.His niece is attractive and mature for her age.
O, onun geçmesi için kenara çekildi.He stood aside for her to enter.
Her zaman nakit sıkıntısı çekiyor.He's always running short of cash.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod