çekiş ile cümle
çekiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İbrahim hakkında neden çekişiyorsunuz?Why do you dispute concerning Abraham?
O dedi ki: "Allah hakkında benimle çekişiyor musunuz? Beni doğru yola O iletti.He said, 'Do you dispute with me concerning God, and He has guided me?
Süs içinde yetiştirilen, fakat çekişme ve savaşta yetersiz kalanı, öyle mi?What, one who is reared amid ornaments and, when the time of altercation comes, is not to be seen?
İbrahim hakkında niçin çekişirsiniz?Why do you dispute concerning Abraham?
Ne zaman ki can boğaza gelir, işte o zaman can çekişenin yanındakiler:When it cometh up to he collar-bone.
O vakit birisini öldürmüş, çekişip suçu üstünüzden atmıştınız hani.And (remember) when you killed a man and fell into dispute among yourselves as to the crime.
Siz bir adam öldürmüştünüz de onunla ilgili olarak çekişip duruyordunuz.And (remember) when you killed a man and fell into dispute among yourselves as to the crime.
Kitap'ta çekişmeye girenler, bütünden uzaklaştırıcı bir kopuşun tam içindedirler.And verily, those who disputed as regards the Book are far away in opposition.
İşte siz böyle insanlarsınız! Hakkında biraz bilginiz olan şeyde çekişmeye girdiniz.Verily, you are those who have disputed about that of which you have knowledge.
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin.Would one of you like to eat the flesh of his dead brother?
Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin.Would one of you like to eat the flesh of his dead brother?
Eğer sana onları çok gösterseydi, çekinirdiniz ve (savaş) iş(in)de çekişirdiniz.Had He made them appear as many, you would have lost heart, and disputed in the matter.
Bu işte seninle asla çekişmesinler.So do not let them dispute with you in this matter.
O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar; onlar ise Allah hakkında çekişip-tartışırlar.And He sends the thunderbolts, striking with them whomever He wills.
Öyleyse, (din) iş(in)de seninle çekişmesinler.So do not let them dispute with you in this matter.
Cumartesi ibadeti, ancak o gün üzerinde çekişenlere farz kılındı.The Sabbath was decreed only for those who differed about it.
İbrahim hakkında neden çekişiyorsunuz? Tevrat da İncil de ondan sonra indirildi.Why do you argue about Abraham, when the Torah and the Gospel were not revealed until after him?
Eğer onları sana çok gösterseydi, yılgınlığa düşer, işi kotarmada çekişmeye başlardınız.Had He made them appear as many, you would have lost heart, and disputed in the matter.
Onlar için orada derin bir iç çekiş var.In it they will wail.
Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin!And do not spy on one another, nor backbite one another.
İbrahim hakkında niçin çekişirsiniz? Halbuki Tevrat ve İncil, kesinlikle ondan sonra indirildi.Why do you argue about Abraham, when the Torah and the Gospel were not revealed until after him?
Öyle ise onlar (ehl-i kitap) bu işte seninle çekişmesinler.So do not let them dispute with you in this matter.
Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin.And do not spy on one another, nor backbite one another.
Bunun için (ey Muhammed!) bu konuda seninle hiçbir zaman çekişmesinler.So do not let them dispute with you in this matter.
Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin.And do not spy on one another, nor backbite one another.
Onları sana çok gösterseydi, dağılacak ve o konuda çekişip duracaktınız.Had He made them appear as many, you would have lost heart, and disputed in the matter.
ALLAH'a ve elçisine uyun, çekişmeyin, yoksa zayıflayıp gücünüzü yitirirsiniz.And obey God and His Messenger, and do not dispute, lest you falter and lose your courage.
Onun için bu konuda seninle çekişmesinler.So do not let them dispute with you in this matter.
Ateş halkının çekişmesi gerçekleşecektir.This is how the inmates of the Fire will dispute among themselves.
O vakit onlar ateş içinde çekişir dururlar.Just imagine when they will remonstrate with one another in Hell.
Şu iki hasım takım, Rab'leri hakkında çekişip durmaktalar.Those are two who disputed concerning their Lord.
Artık bu iş konusunda seninle çekişmesinler.Let them not dispute with you on this matter.
Tehlikeli sularda yüzmeyin, çekişme yaşanmasın.Let’s continue our China dream.
Hırvatistan'da sıkı çekişmeli seçim kampanyası başladıTight, contentious election campaign begins in Croatia
Güç çekişmesi: Arnavutluk nükleer enerji düşünüyorPower grab: Albania considers nuclear energy
Başsavcı bir süredir çekişmelere konu oluyor.He has been a major subject of contention for some time now.
CoE: Siyasi çekişmeler Arnavutluk'ta önemli reformları geciktiriyorCoE: political confrontation delaying major reforms in Albania
Ne var ki, bu yeni iyimserlik iktidardaki koalisyonun iç çekişmelerinden etkilenebilir.However, that new optimism could be affected by the ruling coalition's infighting.
Üsküp belediye başkanlığı yarışı da çekişmeli gidiyor.The mayoral race in Skopje is also close.
Bu tür çekişmelerin sonuçları seçmenler seviyesinde daha belirgin görülüyor.The consequences of such bickering are mainly at the level of electorate.
Markoviç'in Başbakan Milo Dyukanoviç tarafından seçilişi ateşli bir siyasi çekişmeye konu oldu.His selection by Prime Minister Milo Djukanovic was the subject of an acrimonious political row.
Ordu mallarıyla ilgili çekişmeler, BH'nin NATO üyelik sürecini geciktiriyorMilitary property haggling delays NATO membership for BiH
Anketler: Bulgar Parlamento Seçimleri Çekişmeli GeçecekPolls: Bulgarian Parliamentary Vote a Cliffhanger
Seçimler özellikle Split'te çekişmeli geçecek gibi görünüyor.The election promises to be particularly fierce in Split.
İki grup, kredi ve borç koşulları hakkında haftalardır çekişiyordu.The two groups had been butting heads for weeks over credit and loan terms.
Seçimlerle ilgili çekişmeler daha Pazar gününden başladı.Hitches developed almost immediately Sunday.
SDP ile SDA koalisyonu arasındaki siyasi çekişmeler geçmişte şiddet olaylarına yol açmıştı.Political clashes between the SDP and the SDA coalition have resulted in violence in the past.
Ezeli rakipler olan partiler, aralarındaki siyasi çekişmeyle bölgeye zarar vermişlerdi.The parties, bitter rivals, have scarred the region with their political bickering.
Kosova can çekişen sağlık sistemini düzeletebilecek mi? [Reuters]Can Kosovo fix its ailing health care system? [Reuters]
Bu arada Viyana'da, Belgrad ie Priştine arasındaki görüşmelerde sıkı bir çekişme sürüyor.In Vienna meanwhile, there is tough sledding in talks between Belgrade and Pristina.
Siyasi iç çekişmeler yeni Yunan hükümetinin önünü tıkıyorPolitical infighting holds up new Greek government
Anlaşma yüzünden Sırp hükümeti içinde çekişmeler baş gösterdi.Dissent has broken out within the Serbian government over the deal.
Siyasi liderlerin kendi aralarında çekişmesinin ceremesini yoksul ve savunmasız kesim çekiyor.The poor and vulnerable suffer as political leaders squabble.
Hükümetle muhalefet arasında devam eden çekişme, ülkenin AB üyeliği umutlarına mal oluyor.The tug-of-war between the government and opposition takes a toll on the country's EU prospects.
Can çekişen Romen turizmi Bulgaristan'a bakıyorAiling Romanian tourism looks to Bulgaria
En çekişmeli mücadelenin Üsküp'te geçmesi bekleniyor.The toughest contest is expected in Skopje.
En çekişmeli mücadelenin Üsküp belediye başkanlığında yaşanması bekleniyor.The fiercest battle is expected to be the mayoral race in Skopje.
Cem Uzan'a göre Uzanlar siyasi çekişmenin kurbanı oldu.According to him, the Uzans are the victims of political intrigue.
Ancak pek çoğu projelerin hâlâ can çekiştiğini söylüyor.However, many feel the projects still suffer.
Derin bir deneyim olabilecek bir olay yeni bir siyasi çekişme kaynağı oldu.What could have been a profound occasion instead became another source of political bickering.