çekiş ile cümle
çekiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Aku menjadi buah bibir di tempat orang berkumpul, dan nyanyian pemabuk-pemabuk adalah tentang aku
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Aqueles que se sentem � porta falam de mim; e sou objeto das cantigas dos bêbedos.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Ceice stau la poartă vorbesc de mine, şi ceice beau băuturi tari mă pun în cîntece.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.De, der sidder i Porten, taler om mig, ved Drikkelagene synger de om mig.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Die im Tor sitzen, schwatzen von mir, und in den Zechen singt man von mir.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Gdym wziął na się wór miasto szaty, byłem u nich przypowieścią.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Hablaban contra mí los que se sentaban en el tribunal, y los borrachos cantaban canciones contra mí
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Ha gyászruhába öltözöm, akkor példabeszédül vagyok nékik.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Ho indossato come vestito un sacco e sono diventato il loro scherno
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Ik trok rouwkleding aan, maar zij gebruikten mij als een spreekwoord.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Jag klädde mig i sorgdräkt, men jag blev för dem ett ordspråk.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Když jsem bral na se pytel místo roucha, tehdy jsem jim byl za přísloví.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.성문에 앉은 자가 나를 말하며 취한 무리가 나를 가져 노래하나이다
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Minä pukeuduin säkkipukuun, mutta tulin sananparreksi heidän suussaan.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Những kẻ ngồi nơi cửa thành trò chuyện về tôi; Tôi là đề câu hát của những người uống rượu.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Những kẻ ngồi nơi cửa thành trò_chuyện về tôi ; Tôi là đề câu hát của những người uống rượu .
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Og jeg gjorde sekk til mitt klædebon, og jeg blev dem til et ordsprog.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.O meni govoričijo, kateri posedajo pri vratih, za pesem pa sem njim, ki pijejo opojno pijačo.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.Κατ' εμου λαλουσιν οι καθημενοι εν ταις πυλαις, και εγεινα ασμα των μεθυοντων.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.За мене приказват седящите в портата; И аз станах песен на пияниците.
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.ישיחו בי ישבי שער ונגינות שותי שכר׃
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.يتكلم فيّ الجالسون في الباب واغاني شرّابي المسكر
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.坐 在 城 門 口 的 談 論 我 . 酒 徒 也 以 我 為 歌 曲
Kent kapısında oturanlar beni çekiştiriyor, Sarhoşların türküsü oldum.坐在 城門 口 的 談論 我 . 酒徒 也 以 我 為 歌曲
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.A manželé tam můžou své ženy odtáhnout, pokud se necítí ještě připravené.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.A mężowie mogą pociągnąć ze sobą żony, jeśli one nie czują się gotowe.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.E i mariti possono trascinare le loro mogli, se le loro mogli non si sentono pronte.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.És a férjek keresztül is vonszolhatják a feleségeiket, ha azok nem érzik magukat késznek erre.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.그리고 만일 아내가 준비가 안되었다고 느낀다면 남편은 아내를 끌고 건널 수도 있습니다.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Les maris peuvent y entraîner leur femme, si elles ne se sentent pas prêtes.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Los maridos pueden arrastrar a sus mujeres si ellas no se sienten listas.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Mannen slepen hun vrouwen mee, als de vrouwen zich nog niet klaar voelen.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Şi soţii îşi pot trage soţiile peste el, dacă soţiile nu se simt pregătite.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Um marido pode arrastar a mulher, se ela não se sentir preparada.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Und Ehemänner können ihre Frauen hinüberziehen, wenn sie sich noch nicht bereit fühlen.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Và những đức ông chồng cho thể lôi vợ mình qua cầu, nều các bà vợ chưa thấy sẵn sàng.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Και σύζυγοι μπορούν να σύρουν τις γυναίκες τους μαζί, αν οι γυναίκες τους δεν νιώθουν έτοιμες.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.А чоловіки можуть тягнути за собою дружин, якщо ті ще не готові піднятися самі.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Или мужья могут затащить туда своих жён, если жёны ещё не готовы подняться сами.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.И мъжете могат да довлекат жените си, ако жените им не се чувстват готови.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.והבעלים יכולים למשוך את נשותיהם, אם הן לא חשות מוכנות.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.كل الأزواج يمكنهم أن يسحبوا زوجاتهم في طريقهم ، حتى لو أنهم لم يكونوا على إستعداد .
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.この高い橋で重要なことは、
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Älä kieli palvelijasta hänen herrallensa; muutoin hän sinut kiroaa, ja sinä saat siitä kärsiä.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Bagtal ikke en Træl for hans Herre, at han ikke forbander dig, så du må bøde.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Baktal ikke en tjener for hans herre, forat han ikke skal banne dig, og du dra skyld over dig!
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Chớ phao vu kẻ tôi tớ cho chủ nó, E nó rủa sả ngươi, và ngươi mắc tội chăng.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Chớ phao vu kẻ tôi_tớ cho chủ nó , E nó rủa_sả ngươi , và ngươi mắc tội chăng .
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Förtala icke en tjänare inför hans herre; han kunde eljest förbanna dig, så att du stode där med skam.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Jangan memfitnah seorang hamba pada tuannya, nanti engkau disumpahi dan dianggap bersalah
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Klaag een knecht niet aan bij zijn meester, anders vervloekt hij u misschien en beschouwt God u als schuldig.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.너는 종을 그 상전에게 훼방하지 말라 그가 너를 저주하겠고 너는 죄책을 당할까 두려우니라
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Não calunies o servo diante de seu senhor, para que ele não te amaldiçoe e fiques tu culpado.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Ne črni hlapca pred gospodom njegovim, da te ne bo klel in ne boš trpel za krivdo svojo.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Neosoč sluhu pred jeho pánom, aby ti nezlorečil, a ty by si sa prehrešil!
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Ne rágalmazd a szolgát az õ uránál, hogy meg ne átkozzon téged, és bûnhõdnöd ne kelljen.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Nesoč na služebníka před pánem jeho, aťby nezlořečil, a ty abys nehřešil.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Nie podwodź na sługę przed Panem jego, być snać nie złorzeczył, a ty abyś nie zgrzeszył.
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.No difames al siervo ante su señor; no sea que te maldiga, y seas hallado culpable
‹‹Köleyi efendisine çekiştirme, Yoksa sana lanet eder, sen de suçlu çıkarsın.Non calunniare lo schiavo presso il padrone, perché egli non ti maledica e tu non ne porti la pena