çekiş ile cümle

çekiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Alaycıyı kov, kavga biter; Çekişme ve aşağılamalar da sona erer.趕出褻 慢 人 、 爭端 就 消除 、 分爭 和 羞辱 、 也 必 止息
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Älköön vain kukaan nuhdelko, älköön kukaan ojentako, vaikka sinun kansasi on kuin pappien nuhtelijoita!
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.A však žádný jim nedomlouvej, aniž jich kdo tresci; nebo lid tvůj podobni jsou těm, kteříž se vadí s knězem.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Dầu vậy , chớ có ai biện_luận , chớ có ai quở_trách ! Vì dân ngươi giống như những người cãi_lẫy thầy tế_lễ .
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Dầu vậy, chớ có ai biện luận, chớ có ai quở trách! Vì dân ngươi giống như những người cãi lẫy thầy tế lễ.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Doch man darf nicht schelten noch jemand strafen; denn dein Volk ist wie die, so den Priester schelten.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Dog skænde man ej, dog revse man ej, når mit Folk kun er som dets Præster.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.그러나 아무 사람이든지 다투지도 말며 책망하지도 말라 네 백성들이 제사장과 다투는 자같이 되었음이니라
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Ma nessuno accusi, nessuno contesti; contro di te, sacerdote, muovo l'accusa
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor."Nadie contienda ni amoneste a ninguno, porque es contigo con quien tengo pleito, oh sacerdote
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Todavia ninguém contenda, ninguém repreenda; pois é contigo a minha contenda, ó sacerdote.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Πλην ας μη αντιλεγη μηδεις μηδ' ας ελεγχη τον αλλον διοτι ο λαος σου ειναι ως οι αντιλεγοντες εις τον ιερεα.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.Но никто не спорь, никто не обличай другого; и твой народ – как спорящие со священником.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.אך איש אל ירב ואל יוכח איש ועמך כמריבי כהן׃
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.ولكن لا يحاكم احد ولا يعاتب احد. وشعبك كمن يخاصم كاهنا.
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.然 而 人 都 不 必 爭 辯 、 也 不 必 指 責 、 因 為 這 民 與 抗 拒 祭 司 的 人 一 樣
‹‹Ancak kimse kimseyle çekişmesin, Kimse kimseyi suçlamasın, Çünkü halkın kâhinle çekişenlere benziyor.然而 人 都 不 必 爭辯 、 也 不 必 指責 、 因為這 民與 抗拒 祭司 的 人 一 樣
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""A minha mãe" - disse ela - "A minha mãe não gostava de discussões, mas ela era mesmo boa nelas."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Anyám nem élvezte a vitákat, de nagyon jó volt benne!"
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi."Cô ấy nói rằng "Mẹ của tôi không hề thích cãi nhau, nhưng bà ấy lại rất giỏi việc đó."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Ibu saya," katanya, "tidak menyukai pertikaian namun dia sangat pandai bertikai."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""저희 어머니는 싸움을 즐기지 않았지만, 그들에게 무척 잘해주셨었죠." 라더군요.
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Mama mea, spunea ea, nu agrea confruntările, dar se pricepea de minune la ele."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Meine Mutter", sagte sie, "meine Mutter hat Kämpfe nicht gemocht, aber sie war richtig gut darin."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Mia madre", ha detto, "A mia madre non piaceva litigare ma sapeva farlo molto bene."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Mijn moeder hield niet van vechten, maar ze was er een kei in."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Mi madre", dijo, "mi madre no disfruta pelear, pero era realmente buena en ello".
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Min mor", sa hon, "Min mor gillade inte att strida, men hon var väldigt bra på det."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Moje matka," řekla, "Moje matka hádky neměla ráda, ale byla v nich velmi dobrá."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Η μητέρα μου" είπε, "η μητέρα μου δεν απολάμβανε τις συγκρούσεις, αλλά ήταν πολύ καλή σε αυτές."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Майка ми не обичаше битките, но се биеше добре".
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Моей маме, — говорит она, — никогда не нравились стычки, но они у неё отлично получаются".
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""Моїй мамі, - каже вона, - ніколи не подобалися сутички, але вони їй відмінно вдаються".
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""אימי", היא אמרה, "אימי לא נהנתה מהמאבקים, אבל היא הצטיינה בהם."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi.""والدتي،" قالت هي، "والدتي لم تستمتع بأي صراع، لكنها كانت بارعة فيها."
"Annem" dedi, "Annem çekişmelerden hazzetmezdi, fakat iş çekişmeye vardığında da gerçekten iyiydi."得意でしたけれどもね」 これは一対一のやり取りについての話です
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?"너희 중에 싸움이 어디로, 다툼이 어디로 좇아 나느뇨 너희 지체 중에서 싸우는 정욕으로 좇아 난 것이 아니냐"
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Varav uppkomma strider, och varav tvister bland eder? Månne icke av de lustar som föra krig i eder lemmar?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Звідкіля войни та свари в вас? Чи не звідсіля: з розкошів ваших, що воюють у членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Откуда у вас вражды и распри? не отсюда ли, отвожделений ваших, воюющих в членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Смирявайте се, пред Господа, и Той ще ви възвишава,.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?מאין המלחמות והמדנים אשר ביניכם הלא מתוך התאות המתגרות באבריכם׃
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?من اين الحروب والخصومات بينكم أليست من هنا من لذّاتكم المحاربة في اعضائكم.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們 中 間 的 爭 戰 鬥 毆 、 是 從 那 裡 來 的 呢 . 不 是 從 你 們 百 體 中 戰 鬥 之 私 慾 來 的 麼
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們中間 的 爭戰鬥毆 、 是 從那裡來 的 呢 . 不 是 從 你 們百體中戰鬥 之 私 慾來 的 麼
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripA ce moment-là
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripAn diesem Punkt fangen die Eltern an, ihre Kinder heranzuholen.
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripA quel punto vedi cose del tipo genitori che si tengono i figli vicino.
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştirip "Bakma," falanlar.În acel moment părinţii îşi trageau copiii lângă ei, se uitau într-o parte.
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripDa det her sker begynder forældre at trække deres børn til sig.
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripEn este punto los padres hacen como si se sacaran a sus hijos de encima.
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştirip이 시점에서 주변 다른 학부모들은 자녀를 가까이 끌어당기며
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripLúc này, các bậc cha mẹ kiểu như kéo những đứa trẻ lại gần.
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripNa ez az a pont, amikor a szülők a gyerekeiket közel húzzák magukhoz.
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripNa tej točki so starši svoje otroke potegnili k sebi.
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripNesse momento os pais estão, tipo, a puxar os filhos para junto deles:
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripOp dat punt begonnen ouders hun kinderen dichter naar zich toe te trekken.
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripTässä vaiheessa vanhemmat vetävät jo
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripVid det här laget drar föräldrar i närheten sina barn närmre sig
Artık bu noktada veliler çocuklarını çekiştiripV té chvíli si rodiče přitahují děti k sobě.

İlgili Sayfalar