çekiş ile cümle

çekiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Alexander ın ölümünü takiben onun generalleri krallığı kontrol etme çekişmesine girdiler.Po Aleksandro mirties, jo generolai varžėsi dėl imperijos valdymo.
Otomobil firmasında sadece üç firma çekişmektedir.Bendrovėje veikė 3 profesinės sąjungos.
Oldukça çekişmeli bir harita.Trama labai karti.
Birinci nesli arkadan itişli olup dört tekerlekten çekiş opsiyonu bulunmaktaydı.Tai buvo 4-durų automobilis, su į galą atsidarančiomis galinėmis durimis.
CJ, Cesar ile tanışmadan önce Grove Street ile Varrios Los Aztecas'ın çekişmeleri vardı.Vėliau Varrios Los Aztecas susidraugauja su Grove Street.
HMMWV çekiş sisteminde yüksek aks tekniğinden yararlanır.HMMWV – visų varomų ratų visureigis.
Can çekişen düşmanı, mermiyi harcamamak için idam edebilir.Tiesa, šis įprotis gali perspėti priešą, kad baigiasi šaulio šoviniai.
Volvo 850 İşveçli üreticinin Kuzey Amerika'ya ihraç ettiği ilk önden çekişli otomobildir.Volvo 850 oli esimene esisillaveoline Volvo mudel, mida hakati Põhja-Ameerikasse eksportima.
Bu defa seri, geçen yıldan bile daha çekişmeli geçti.Ikaldus oli veel suurem kui eelmisel aastal.
Elektrikli çekiş değişimi için TGV ye önemli bir tasarım revizyonu gerekli oldu.Mistahes muutuse tegemiseks oli tarvis toota uus kiip.
En büyük çekişmesi André the Giant'la olmuştur.Üks Hulki tipphetkedest oli lahing Prantsuse Andre the Giantiga.
Ping, kullanıcılarla fazla çekişmeyi başaramadı.UAC ei ole tavakasutajate seas positiivset vastukaja leidnud.
Oldukça çekişmeli bir harita.Oli küllalt tugev maletaja.
Sürrealistler ve Dalí arasındaki çekişme, Dalí ölene kadar devam edecekti.Sürrealistid jätkasid Dalí kritiseerimist kuni tema surmani.
Sezonun ilk yarışı olarak Avustralya Grand Prix, gayet çekişmeli geçmiştir.Esimesel hooajal Austraalia kõrgliigas tuldi kohe liiga põhihooaja võitjaks.
'ABD'deki Fon Kesintilerinden Sonra Fizik Programları Can Çekişiyor'"Il Programma Fisica lotta dopo i tagli di bilancio alle scienze nel US"
'ABD'deki Fon Kesintilerinden Sonra Fizik Programları Can Çekişiyor'"Los programas de física luchan tras el corte de presupuestos de U.S.A."
'ABD'deki Fon Kesintilerinden Sonra Fizik Programları Can Çekişiyor'"Program Fisika Berjuang sendiri, Setelah Anggaran Sains dipotong"
'ABD'deki Fon Kesintilerinden Sonra Fizik Programları Can Çekişiyor'"Programmes de physique se débattent suivant les coupes budgétaires américains"
Acı çekişlerini görebiliriz, ve ızdırabı anlayarak, merhamet sahibi oluruz.Nós podemos ver o sofrimento deles... ... e compreendendo o sofrimento, temos compaixão.
Acı çekişlerini görebiliriz, ve ızdırabı anlayarak, merhamet sahibi oluruz.Nous pouvons voir leur souffrance, et en comprenant la souffrance, nous avons de la compassion.
Acı çekişlerini görebiliriz, ve ızdırabı anlayarak, merhamet sahibi oluruz.Possiamo vedere la loro sofferenza e nel comprenderla abbiamo compassione per loro.
Acı çekişlerini görebiliriz, ve ızdırabı anlayarak, merhamet sahibi oluruz.Putem vedea suferinta lor si intelegand suferinta, avem compasiune.
Acı çekişlerini görebiliriz, ve ızdırabı anlayarak, merhamet sahibi oluruz.Und wenn wir ihr Leid erkennen ... und verstehen können, haben wir Mitgefühl.
Acı çekişlerini görebiliriz, ve ızdırabı anlayarak, merhamet sahibi oluruz.Vi kan se deras lidande... ... och när vi förstår lidandet, har vi medlidande.
Acı çekişlerini görebiliriz, ve ızdırabı anlayarak, merhamet sahibi oluruz.Widzimy ich cierpienie... ... i rozumiejąc cierpienie, otrzymujemy współczucie.
Acı çekişlerini görebiliriz, ve ızdırabı anlayarak, merhamet sahibi oluruz.Мы можем видеть их страдания... .. .и понимать страдания, у нас есть сострадание.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.C'est comme si ils sont venus au monde avec le réflexe de s'orienter vers les autres, mais sans suite.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.De parcă vin pe această lume cu acest reflex care îi orientează spre alte persoane, dar fără continuitate.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.È come se portassero in questo mondo il riflesso che li fa tendere verso le persone, ma non c'è trazione.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.É como se tivessem trazido para este mundo o reflexo que os conduz às pessoas, mas não tem tração.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.Es como si hubieran traído a este mundo el reflejo que los guía a las personas, pero sin tracción.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.Het is alsof ze in deze wereld kwamen met de reflex om zich op mensen te richten, maar hij beklijft niet.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.Je to ako keby na svet prišli s reflexom, ktorý ich orientuje na ľudí, ale nič ho nepoháňa.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.자신을 사람들에게 적응하는 것에 대한 반사 작용으로 이끄는 것 같지만, 견인 요소가 없습니다.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.Zupełnie jakby urodziły się z odruchem orientującym je na ludzi, ale ten odruch się nie utrzymuje.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.Вероятно те са възприели рефлекса, който ги ориентира към хората, но няма движение.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.Очень похоже, что они приходят в мир с рефлексом, который располагает их к людям, но у него нет сцепления.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.וממשיכים די ביציבות. זה קצת עולה בחודשים הראשונים. כעת הבה נראה מה קורה עם תינוקות
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.وكأنهم جائوا إلى هذا العالم برد فعل يكيفهم مع البشر, ولكن ليس لديه قوة للاستمرار.
Adeta dünyaya onları insanlara yönlendiren bir refleksle gelmiş gibiler, fakat bunun hiç çekiş gücü yok.そこには 惹きつけられません あなたがいたからといって
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Álnokság van az õ szívében, gonoszt forral minden idõben, háborúságot indít.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Cova propositi malvagi nel cuore, in ogni tempo suscita liti
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.kavaluus mielessä, pahaa aina hankitsee, riitoja rakentaa.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.그 마음에 패역을 품으며 항상 악을 꾀하여 다툼을 일으키는자라
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.La perversité est dans son coeur, Il médite le mal en tout temps, Il excite des querelles.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.perversidade há no seu coração; todo o tempo maquina o mal; anda semeando contendas.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Perversidades hay en su corazón; en todo tiempo anda pensando el mal, provocando discordia
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Pikirannya yang busuk penuh dengan rencana jahat dan menimbulkan pertengkaran di mana-mana
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Převrácenost všeliká jest v srdci jeho, smýšlí zlé všelikého času, sváry rozsívá.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Przewrotności są w sercu jego, myśli złe na każdy czas, a zwady rozsiewa.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Răutatea este în inima lui, urzeşte lucrurile rele într'una, şi stîrneşte certuri.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.som har svik i sitt hjerte, som tenker ut onde ting til enhver tid og volder tretter.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.som smeder Rænker i Hjertet og altid kun ypper Kiv;
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Svek bär en sådan i sitt hjärta, ont bringar han alltid å bane, trätor kommer han åstad.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.trachtet allezeit Böses und Verkehrtes in seinem Herzen und richtet Hader an.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Trong lòng hắn vẫn có sự gian tà; Nó toan mưu ác luôn luôn, Và gieo sự tranh cạnh.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Trong lòng hắn vẫn có sự gian_tà ; Nó toan mưu ác luôn_luôn , Và gieo sự tranh cạnh .
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Vsakršna spačenost tiči v srcu njegovem, zlo snuje sleherni čas, prepire napravlja.
Ahlaksız yüreğinde kötülük tasarlar, Çekişmeler yaratır durmadan.Všelijaká prevrátenosť je v jeho srdci; vymýšľa zlé každého času; rozsieva sváry.

İlgili Sayfalar