çekiç ile cümle
çekiç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dikkat çekici bir husus da şudur.Je to i příznivé číslo.
Bahsedildiği gibi köpek dişleri ilgi çekici büyüklükte değildir.Na rozdíl od candáta obecného nemá velké tzv. psí zuby.
Bazen bir kanca, bazen çekiç vb. olur.Větší smečka je občas schopná medvěda zahnat.
Ada deniz kuşları ve deniz memelileri için çekicidir.Ostrov je hnízdištěm mořských ptáků a vodního živočišstva.
Suuçtu Şelalesi yakın çevreden turist çeken dikkat çekici turistik alanlarındandır.Okolí Lednických rybníků je turisticky velmi vyhledávanou lokalitou.
Oyun zamanında oldukça dikkat çekiciydi, çünkü zarif bölüm tasarımları hızlı bir oynanışa izin veriyordu.Oceňován byl pro své pojetí hry, kdy výborně ovládal poziční hru na velkém prostoru.
Avantajlı konumu nüfusun korunmasını sağlamış ve şehre dikkat çekici bir göç yaşanmamıştır.K životu dávají přednost porostlým stanovištím, nevadí jim lidská přítomnost.
Yahudiler için ulusal bir ev haykırışı bana pek çekici gelmiyor.Revoluce nezasáhla židovské domovy.
Bu özellik dikkat çekici biçimde MPEG-4 ASP ye dahil edilmemiştir.Správně by mělo být napsáno, že takový přístroj podporuje MPEG-4 ASP.
Bu noktada özellikle ikinci kitapta anlatılanlar dikkat çekicidir.Zvláště druhou zprávu slyší ministr s ulehčením.
Yetişkin bir benekli kedinin bile yüz ifadesinin yavru evcil kediye benzemesi dikkat çekicidir.To je však stejná snaha, jako učit kočku štěkat...
Bu yüzden böcekler için çekici olurlar.Květ je atraktivní pro hmyz.
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.La începutul secolului al XIX-lea, drumurile germane erau extrem de deteriorate.
Fillerin dinî önemi Afrika'da yalnızca totemiktir ancak Asya'da bu önem daha dikkat çekicidir.Importanța religioasă a animalelor este doar totemică în Africa, dar este mult mai semnificativă în Asia.
Sarışın, biraz düz, çekici olmayan saçlar, güçlü çene.Păr blond, oarecum drept, neatractiv, bărbie puternică.
En dikkat çekici şey, Ca II'nin H ve K çizgileri olup, bunlar G2'de en belirgin olanlarıdır.Cele mai notabile linii de emisie sunt H și K linii ale Ca II, cele mai proeminente întâlnite la grupa G2.
Yörenin turizm çekicilikleri arasında birçok şeyi sayabiliriz.Printre multele atracții turistice se pot menționa.
Cumaná’dan dönen Humboldt 11 Kasım’ı 12 Kasım’a bağlayan gece dikkat çekici bir meteor yağmuru gözlemler.Revenit la, Humboldt asistă în noaptea de 11 spre 12 noiembrie la o remarcabilă ploaie de stele (Leonidele).
Bu filmde Elke Sommer ise çekici kadın Maria Gambrelli'yi canlandırmaktadır.Elke Sommer o interpretează pe atractiva Maria Gambrelli.
Orak ve Çekiç Moskova’daki demir çelik fabrikasının adıdır.Серп и Молот (Serp i Molot) este numele unei uzine metalurgice din Moscova.
1 Kasım 2004 tarihinde dikkat çekici bir sinyal olan SHGb02+14a duyurulmuştur.Cu acest supercalculator virtual s-a captat semnalul SHGb02+14a.
Gramata Körfezi, parkın en ilgi çekici yerlerinden biridir.Skradinski buk este unul dintre cele mai atractive părți ale parcului .
Britanya Komünist Partisi orak ve çekice benzeyen güvercin sembolünü kullanır.Partidul Comunist Britanic folosește simbolul "ciocanul și porumbelul".
Bunlardan bir tanesi ilgi çekicidir.Și le-am legat într-un mod foarte interesant.
Yıldızın tam ortasında ise sırasıyla 14 ve 13 mm.lik çekiç ve orak figürleri vardır.În centrul avers se află un ciocan și seceră în relief, de 14 și 13 mm.
Onslaught, araç modu Western Star 4900SF çekici.Onslaught este un Decepticon care se transformă într-un camion de tractare Western Star 4900SF.
Söğütözü'nün özellikle son 5 yılda geçirmiş olduğu değişim çok dikkat çekicidir.Băncilă a atras atențiunea lumii noastre, în chip deosebit, acum cinci ani.
Fiziksel olarak cihaz boyut ve incelik açısından dikkat çekicidir.Ea va fi deosebit de precoce din punct de vedere intelectual și de o mare drăgălășenie.
Nükleonları "residual strong force" adı verilen kısa menzilli bir çekici güç bir arada tutar.Nucleonii sunt legați împreună de un potențial atractiv cu rază mică de acțiune numit forță tare reziduală.
O hem çekici hem de çalışkandır.El este și atrăgător și muncitor.
Mrs. Dalloway, Virginia Woolf'un en ilgi çekici romanlarından biridir.A Mrs. Dalloway Virginia Woolf egyik legismertebb regénye.
Kendini insanlık için feda ederek çekice layık olmuştur.Ő egy emberi testbe inkarnálódott az emberiség javára.
Sarışın, biraz düz, çekici olmayan saçlar, güçlü çene.Szőke, egyenes, nem vonzó haj, erős áll.
Dikkat çekici bir husus da şudur.Figyelemre méltó továbbá az un.
Fakat üstünde yapılan düzeltmeler şarkıyı biraz daha ilgi çekici yapmıştır.Másrészt az ellenállásra fogékony körökben még vonzóbbá tette a dalt.
Paris'te bulunduğu zamanda Harry ile tanışır ve çekiciyle etkiler.A lány most éppen Harryvel találkozik, akivel nagyon jól érzik magukat.
Bu atışla birlikte çekiç atmadaki Olimpiyat rekorunu da elinde bulundurmaktadır.Ez a lista az olimpiai rekordokat tartalmazza gyorskorcsolyában.
Gramata Körfezi, parkın en ilgi çekici yerlerinden biridir.Sea Odyssey – Az egyik legegyedibb attrakció a parkban.
Bu Roald Dahl'ın en dikkat çekici yazısını içerir.E könyvet Roald Dahl írta.
Manzara olarak etkili bir turizm çekiciliği bulunur.Eredeti formájával turisztikai látványosság.
Dağcılık da buralar için çekiciliği olan ayrı bir spordur.A hegyi kerékpározás szintén nagyon népszerű sport a környéken.
Jenny, çekiciliğini kullanarak onlara nöbetçilik yapan askeri kandırarak etkisiz hâle getirir.Anyja megengedte neki, ha elég ügyes lesz, trombitaszóval ébresztheti őket.
Bayrağın yakın merkezinde orak ve çekiç figürü yer alır.A tavak parti zónájában költ a gulipán és a küszvágó csér.
Çok göz çekici sütunlu bir zemin uzerinde gelişen süslü bir cephesi vardır.Egy nagyon szép felszíni túra lehet a víznyelő megtekintése.
Rüyada Betty; başarılı, çekici ve ileride ünlü bir oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan bir kadındır.Ana Leal egy jókedvű, optimista nő, akinek az az álma, hogy híres színésznő legyen és családot alapítson.
Eğer şüphe çekici bir hareket görmediyse işine geri dönmektedir.Ha másként van, csalódottan tér vissza a munkájához.
Dikkat çekici giysisi, yüksek bir sesi vardır.Egy különleges maszkot visel, melyen egy nagy szem található.
Turizmin yükselişiyle alandaki nüfus dikkat çekici biçimde yüksek bir artış göstermiştir.A hely elhagyatottsága miatt turistáknak fokozott óvatosságot kell tanúsítaniuk.
Bir çocuk olarak dikkat çekici bir müzik yeteneği vardır.Már kisgyermekként kiviláglott zenei tehetsége.
Müziği de çekicidir.A zenei szép.
Atın en dikkat çekici özelliği taşların üzerinden atlayabilmesidir.Legismertebb regénye az A lovakat lelövik, ugye?
Bu iki kardesin lakabi Çekiç oglu olarak geçmekte.Mindkét hídfőjét turulszobrok díszítik.
Bu anlamda tekstür farklılığı da dikkat çekicidir.Hangsúlyt helyeztek a szövegek érthetőségére is.
Yanına çok çekici bir kadın oturur ve Jack ile sohbet etmeye çalışır.Ben meglátogatja Jacket, és megpróbál beszélgetni vele.
Onun çekici gözleri var.Vonzó szeme van.
Dikkat çekiciydi.Ő nem akar menni ma iskolába.
Türkiye kesinlikle çekici bir lig.Turkille on ominaista aluskarva.
Teknik Sorumlusu Metin Çekiçler'dir.Teknisestä avusta vastasi Arttu Sarvanne.
Yüzündeki yaraları ile çok dikkat çekicidir.Hän sai pahoja vammoja kasvoihinsa.
1991 yılında bir kişi heykele çekiçle saldırmış, durdurulmadan önce de sol ayak parmaklarına zarar vermiştir.Vuonna 1991 italialainen maalari vaurioitti patsaan vasemman jalan varvasta vasaralla.