çekiç ile cümle
çekiç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kız inanılmaz çekici.Questa ragazza è incredibilmente attraente.
Hiçbir adam çekici bir kadına karşı koyamaz.Nessun uomo può resistere a una donna affascinante.
1929-1937 yılları arasında çekiç ve orak çıkarıldı ve 1935'ten itibaren Latin harfleri kaldırıldı.Tra il 1929 e il 1937 la falce e il martello furono rimossi e dal 1935 anche i caratteri latini.
Azulenin sentetik yollarla sentezi, alışılmadık yapısı nedeniyle uzun süre ilgi çekici olmuştur.Le vie sintetiche per l'azulene sono state a lungo fulcro di interesse a causa della sua struttura inusuale.
Bu noktada özellikle ikinci kitapta anlatılanlar dikkat çekicidir.Questi sono presenti soprattutto nel secondo libro.
Bu yüzden böcekler için çekici olurlar.Le infiorescenze risultano molto attrattive per gli insetti.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.È noto soprattutto per il suo catalogo di quasi 10000 stelle del cielo australe, inclusi 42 oggetti nebulosi.
Pim'i çekici bulmasına rağmen bir süre Debbie ile çıkmıştır.Trova la ragazza affascinante, anche se per un periodo è stato il ragazzo di Debbie.
Çekiç atma branşında mücadele etmektedir.Sam schiaccia il pulsante di espulsione.
Cooper bağlanmanın zayıflığının önemi olmayan çekici potansiyelin varlığında olduğunu göstermiştir.Cooper ha mostrato che tale legame avviene in presenza di un potenziale attrattivo, anche se molto debole.
Sporcu eliyle bu halkayı kavrayarak çekici fırlatır.D'altra parte, chi intraprende questo sport lo fa con entusiasmo.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.Si rallegra quindi del fatto che ella, sposandolo, diverrà contessa.
Fakat üstünde yapılan düzeltmeler şarkıyı biraz daha ilgi çekici yapmıştır.Modificai gli accordi della canzone in modo da renderla un po' più interessante.
Orada yazılanlar çok hoşunuza gidiyor ya da bunlar sizin için ilgi çekici.Sì, in redazione lo hanno letto, lo hanno trovato molto divertente.
Vurmalı telli çalgılar: Tellerin üzerine bir çekiç ile vurularak titreşim ve ses oluşturulur.Per un buon tiro, bisogna immaginare di suonare una campanella posta sulla propria testa.
Bu iki kardesin lakabi Çekiç oglu olarak geçmekte.Entrambi i fratelli erano affermati velisti.
Maqqaba, "çekiç" ya da "balyoz" anlamındadır.La parola chhatri significa baldacchino o ombrello.
En dikkat çekici şey, Ca II'nin H ve K çizgileri olup, bunlar G2'de en belirgin olanlarıdır.Le linee H e K del Ca II sono molto evidenti e raggiungono il loro massimo intorno alla classe G2.
Karakterler'inin ilgi çekici yanı, tam bir değişme halinde bulunan toplumun başarılı bir tasvirini yapmasıdır.Il romanzo prova a rispondere alla domanda: qual è il ruolo dell'uomo in una società in rapida evoluzione?
Bu yaptığının cezası olarak da Thor un çekici Mjolnir'i elinden alarak dünyaya sürgün eder.Inoltre, all'apice della lotta, Thor presterà a sua volta il suo martello magico Mjolnir a Superman.
Bu takımyıldızın en dikkat çekici yıldızı, keşfedilmiş ilk değişen yıldız olan Mira'dır (ό Ceti).Mira (ο Ceti) è la stella più nota della costellazione; si tratta della prima stella variabile scoperta.
İlgi çekici bir aksanı vardır.Ha uno strano accento.
Mrs. Dalloway, Virginia Woolf'un en ilgi çekici romanlarından biridir.Clarissa Dalloway è un personaggio del romanzo di Virginia Woolf La signora Dalloway.
Okuldaki en çekici kızdır.È la ragazza più carina a scuola.
Çekici Coulomb kuvvetiyle, bir elektron bir atomun çekirdeğine bağlı olabilir.La forza di Coulomb ammette un'energia potenziale elettrica.
Brian, İmbat'ı çekici bulur.Gabrielle si lascia attrarre...
Yeğen bu kültün babası için neden bu kadar çekici geldiğini öğrenmeye başlıyor.La zia, finalmente, si rende conto di quanto importante sia diventata per lei la nipote.
Film sonlarındaki karamsar hava da dikkat çekicidir.Il livello qualitativo raggiunto negli effetti sonori del cinema, ad esempio, è strabiliante.
Jessica, Morty'nin matematik sınıfında bulunan çekici bir kızdır.Un'attraente ragazza nella classe di matematica di Morty, di cui lui è innamorato.
Kendimi çekiçle örs arasında buldum.Я очутился между молотом и наковальней.
Kim çok çekici giyinmiş.Ким одета очень привлекательно.
Bu film orijinali kadar ilgi çekici değil.Фильм не так интересен, как оригинал.
Sen çok çekici bir kadınsın.Ты очень очаровательная женщина.
Yapımın seyirciler için görsel bir çekiciliği var.Продукция имеет визуальную привлекательность для наблюдателей.
Meydan'ın en dikkat çekici yeri ortasında bulunan dikilitaştır.Извещённый об этом Удаяна ожидает в условленном месте.
The Duluth News Tribune, Küller Şehri'nin "ilgi çekici" olduğundan bahsetmiştir.The Duluth News Tribune похвалили Город праха, назвав книгу "захватывающей".
Mrs. Dalloway, Virginia Woolf'un en ilgi çekici romanlarından biridir.«Миссис Дэллоуэй» — роман Вирджинии Вулф.
Orada yazılanlar çok hoşunuza gidiyor ya da bunlar sizin için ilgi çekici.Эта история написана специально для тебя. надеюсь, она тебе понравится.
Scania AB, İsveçli çekici, kamyon, otobüs ile deniz ve endüstriyel motorları üreticisi firmadır.Scania AB — шведский производитель грузовых автомобилей, автобусов, промышленных и морских двигателей.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.Лакайль составил список 42 туманностей южного неба и каталог, содержащий около 10000 звёзд южного неба.
Ancak, dalgalanmalara dikkat çekici büyük akımları üretilebilirdi.При этом могли возникать гигантские гляциодислокации.
Şehirde bu sporun tarihi çekiciliği bulunmaktadır.В последнее время этот вид спорта стал актуальным в городе.
Bu ana temanın yanındaki diğer ayrıntılar da oldukça dikkat çekici ve manalıdır.Остальные относятся к такой затее с большой осторожностью и сомнением.
Ve Beatles grupunun Maxwell's Silver Hammer (Maxwell'in gümüş çekici) şarkısını söylediği Sgt.Заметки о песне «Maxwell’s Silver Hammer» (англ.).
Suuçtu Şelalesi yakın çevreden turist çeken dikkat çekici turistik alanlarındandır.Глухое активно использовалось туристами из близлежащих регионов для отдыха.
Kirpik uzatma, doğal kirpiklerin hacmini artırmanın ve çekici bir etki yaratmanın bir yoludur.Наращивание ресниц — способ увеличения объема натуральных ресниц и приданиям им привлекательного эффекта.
Yanına çok çekici bir kadın oturur ve Jack ile sohbet etmeye çalışır.Увидев рядом с собой ещё одного человека, причём очень упитанного, Джек зовёт его и оставляет с Клэр.
Rüyada Betty; başarılı, çekici ve ileride ünlü bir oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan bir kadındır.Во сне она успешна, обаятельна и живёт мечтой вскоре стать популярной актрисой.
Ayrıca eğer kişi ilgi çekici bir nesne görürse de göz bebekleri büyür.Ведь только при взгляде на зеркало человек понимает, что стареет.
Zengin doğası turizmin en önemli çekiciliğidir.Дикая природа является главной туристической достопримечательностью страны.
Erkek ve kadın kimonoları arasındaki en dikkat çekici fark kollardadır.Сейчас главное отличие между женским и мужским кимоно заключается в расцветке ткани.
Bu holdeki tarihi asansör dikkat çekici başka bir detaydır.Внимание посетителей в этом зале привлекает ещё один интересный экспонат.
Negatif özgürlük konsepti, birkaç dikkat çekici unsura sahiptir.Эта «похотливая рыбёшка» имеет некоторые садистские наклонности.
Sucre T-Bag'den çekici bir kadın iç çamaşırı bulmasını ister.О персонаже South Park см. Полотенчик.
Modellenen davranış basit, ilgi çekici, hatırlanması kolay bir şekilde sunulmalıdır.Система документов должна быть лёгкой, простой и интересной.
Yeğen bu kültün babası için neden bu kadar çekici geldiğini öğrenmeye başlıyor.Мэри спрашивает у отца сможет ли он ужиться с таким зятем?
Kamyonların yanı sıra çekici olarak da üretilmektedir.Некоторым автоботам это даже кажется забавным.
Artık Sif kısa saçlarıyla hiç çekici değildir.Короткие торчащие волоски едва приподняты.
Bunlardan bir tanesi ilgi çekicidir.Одно из них было очень интересное.
Kafası çekiçlerle ve taşlarla kırılarak öldürüldü.Наши люди забивали их палками и камнями.