Magnezyum sitrat osmoz etkisiyle suyu dokulara çeker.Magnesium citrate works by attracting water through the tissues by a process known as osmosis.
Bağırsağa geldiğinde, dışkılamayı teşvik için yeterli suyu çeker.Once in the intestine, it can attract enough water into the intestine to induce defecation.
Birçok yaşlı Bajau bu nedenle duymakta zorluk çekerler.[1]Many older Bajau therefore have difficulties hearing.[13]
1967'de Romeo ve Juliet'i çekerken; Olivia Hussey ile birlikte ZeffirelliZeffirelli with Olivia Hussey while filming Romeo and Juliet in 1967
İnsanlar yüksek oranda dekore edilmiş “savaş şamandıraları”nı sokaklarda çekerek dolaşır. [1]People spin highly decorated “battle floats” as they pull them through the streets.[6]
Türkmen atı dayanıklılığıyla dikkat çeker.The Turkoman horse was noted for its endurance.
Konveksiyon sıcak şarabı soğuk boyuna kadar çekerek soğuk şarabı şişenin dibine batırır.Convection causes cool wine to sink within the bottle drawing warm wine up to the cold neck.
Plinius, biber, zencefil ve şeker kamışı gibi baharatlara özellikle dikkat çeker.Pliny gives special attention to spices, such as pepper, ginger, and cane sugar.
Yeniden çekerek gachaRedraw gacha
Yeniden çekerek veya yeniden çevirerek gacha oyuncu istemedikleri bir sonuca ulaşınca gerçekleşir.Redraw gacha allows the player to "re-roll" the gacha if they receive an unfavorable result.
Bitkiler çapraz tozlaşma olmadan meyve verebilir, ancak çiçekler hoş kokuludur ve böcekleri çeker.Plants can set fruit without cross-pollination, but the flowers are fragrant and attract insects.
Salina'nın dini merkezi her yıl 23 Temmuzda ana bayram gününde hacıları çeker.The religious centre of Salina, it attracts pilgrims on the main feast day of July 23 every year.
Bir İskoç gölünde su altında bir sahneyi çekerken Lambert, "İlk kez bu bir sürpriz.On filming a scene underwater in a Scottish loch, Lambert said, "The first time it's a surprise.
Sık sık Tyler'ın aile ve evlilikle ilgili temalarına dikkat çeker.She has frequently noted Tyler's themes with regard to family and marriage.
Babası 1999'da Verano del '98 dizisini çekerken vefat etti.Her father passed away in 1999 when she was filming the series Verano del '98.
Tamir etmek için Adrian'ın arabasını kendi evine çeker.He towed Adrian's car to his (Tomás') house to fix it.
Pek çok punk rock türü gibi, queercore da büyük bir anarşist topluluğu kendine çeker.Like most forms of punk rock, queercore attracts a large anarchist crowd.
Diomedes, savaşın öfkesine rağmen, yaşlı adam konuşabilsin diye kılıcını geri çeker.Despite his fury of war, Diomedes held back his sword so that the old man might speak.
Iason, Iolkos'a tek sandaleti ile geldiğinde bu herkesin dikkatini çeker.When Jason entered Iolcus, he was announced as a man wearing one sandal.
Hydaspes teslim olur ve Dionysos ateşi geri çeker.Hydaspes surrenders and Dionysus draws back his torch.
Dionysos taburlarını dikkatlice yerleştirir ve birliklerine nutuk çeker.Dionysus places his battalions carefully and harangues his troops.
Chalcomede, Morrheus'u savaştan çeker.Chalcomede lures Morrheus out of the battle.
Yeryüzünde, Deriades birliklerine nutuk çeker ve filleriyle hücum eder.On earth, Deriades harangues his troops and charges with his elephants.
Deriades ve Dionysos birliklerine nutuk çeker, Aiakos ve Erechtheus tanrılardan yardım ister.Deriades and Dionysus harangue their troops, and Aeacus and Erechtheus ask the gods for help.
Hayatta kalan kişi ise yaradan acı çekerek yaşardı. [1]A person who survives would do so with a festering wound.[6]
Kanton operası oyuncuların rollerinde makyaj ve başlık kullanımıyla da dikkat çeker.Cantonese opera is also noted for its use of makeup and headdresses on the actors' parts.
Webcam Timershot, bir web kamerasından belirli zaman aralıklarında fotoğraf çeker.Webcam Timershot took pictures at specified time intervals from a webcam.
Elle çekerek gümüş tel çekimi.Drawing silver wire by hand pulling.
Krankla çekerek daha kalın gümüş tel çekimi.Drawing thicker silver wire by cranked pulling.
Leopold'un doğa yazısı, basit doğrudanlığıyla dikkat çeker.Leopold's nature writing is notable for its simple directness.
Dört mevsim boyunca yolculuk yapar ve fotoğraf çeker.He travels and takes pictures in 4 seasons.
Gözlemsel bir astronom olarak uzun kariyeri ile dikkat çeker. [2]He is notable for his long career as an observational astronomer.[2]
Tümenleri Reichstag'a saldırır ve üçü Sovyet bayrağını çeker.Their division storms the Reichstag and the three hoist the banner atop of it.
Aleksei, idealist öğretmen Natasha'ya aşık olur ama ona yaklaşmakta güçlük çeker.Aleksei falls in love with the idealist teacher Natasha but has difficulties approaching her.
Harrison, şarkıyı 1987 albümü Cloud Nine için bir video çekerken 1988'de yazmaya başladı.Harrison began writing the song in 1988, during the making of a video for his 1987 album Cloud Nine.
Bu senin ilgini çeker mi?Passt dir das?
Adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir dünyada, gerçekler acı çekerek ödenir.In einer Welt, wo die Ungerechtigkeit herrscht, bezahlt man die Wahrheit mit Leiden.
20. yüzyılın geri kalanında Peru filmleri çok az dikkat çeker.Auch im restlichen 20. Jahrhundert erhielten peruanische Filme international nur wenig Beachtung.
Termas de Colina, büyük termal kaynaklardır ve 25 °C sıcak suyu ile birçok turisti bölgeye çeker.Die Termas de Colina sind große Thermalquellen, die mit ihrem 25 °C warmen Wasser viele Touristen anziehen.
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.Und dann kam der Zorn Gottes.
Havadan nem çeker.Schwerer als Luft.
Polisler burnu ele geçirirler; ona bir sopa çekerler ve Kovalyov'a geri verirler.Der Polizist, der die Nase festgenommen hat, wickelt sie in ein Stück Papier und bringt sie Kowaljow.
Fotoğrafçı olan Jessie vahşi doğanın ve bu arada Carlos’un fotoğrafını çeker.Die Hobbyfotografin Jessie hält sowohl die Landschaft als auch Carlos fotografisch fest.
Bu ırmak Çekerek Nehri'ne kadar gider.Aber so kommen Sie doch mit hinunter zum Fluss!
Önce uçları karşılıklı, sonra ip bedenlerini karşılıklı çekerek düğüm sıkıştırılır.Dann rennen sie aufeinander zu und bleiben dicht voreinander stehen, den Hals nach oben gestreckt.
Cami her şeyden önce dış görünüşüyle dikkati çeker.Mat verschließt davor zunächst die Augen.
Taşlar tekrar karıştırılır ve her oyuncu yedişer taş çeker.Die Steine werden verdeckt gemischt; jeder Spieler zieht einen Stein.
Özellikle, 19. yüzyılda yapılan Faik bey yalısı, harika mimarisi ile dikkati çeker.Dabei ist besonders die Architektur des 19. Jahrhunderts mit einigen herausragenden Bauwerken vertreten.
Tablonun gerçekçiliği dikkat çeker.Die Wirklichkeit des Bildes.
Hans Zimmer'in dikkatini çeker ve Hans Zimmer'e ait Remote Control Productions şirketinde çalışmaya başlar.Er arbeitet in Santa Monica in Hans Zimmers Filmmusikstudio Remote Control Productions.
Diğerleri, Roma generalleri arasındaki koordinasyon eksikliğine dikkat çeker.Kritiker beklagten den Untergang der musikalischen Tradition der Gitanos.
Özellikle fındık üretimi başı çeker.Vor allem die schlechte Produktion wird bemängelt.
Gömleği ve kravatıyla dikkat çeker.Er wechselt lediglich das Hemd und die Krawatte.
Aralık, Gregoryen takvime göre yılın 12. ve son ayı olup 31 gün çeker.Der Dezember ist der zwölfte und letzte Monat des Jahres des gregorianischen Kalenders und hat 31 Tage.
20- 30 kadın kendi aralarında halay çekerler.Etwa 20 bis 30 Personen schlossen sich ihnen an.
4/4vuruşlarındaki sertlik ile dikkati çeker.Diese geht fließend in durchgehende 4/4-Anschläge über.
Önce suikast ile ilgili kişileri sorguya çeker.Die beiden befragen zunächst die Verdächtigen.
Amerikan Sinemacılık şirketi, projeyi fark ederek ilgisini çeker ve telif haklarını satın alır.Mr. Dott, ein amerikanischer Produzent, interessiert sich für das Stück und will die Filmrechte erwerben.
Wyatt banyo alırken Toby onu suyun altına doğru çeker.Als Lotte das hört, rennt sie aus der Toilette.
Bunun üzerine öyküye bilimsel diyalektik çerçevesinde yaklaşan arkadaşlarını içine çeker.Umgekehrt bringt er seine Gesprächspartner in die Position des Wissenden.