Önce suikast ile ilgili kişileri sorguya çeker.Esmajärjekorras tapeti küüditamisele vastuhakkajad.
170 milyon kilometrekare. Ve kürek çekerek düz bir çizgi üzerinde geçmek için, 8.000 mil gitmeniz gerekirdi.65 triệu dặm vuông và đề chèo thẳng xuyên qua nó sẽ là khoảng 8,000 dặm.
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Entschuldigen sie, aber können sie Fotos für uns machen?
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Excuseer, maar kan je een foto van ons nemen?
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ? -Hey -buraya?סליחה, תוכל לצלם אותנו פעם אחת
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Je suis désolé, mais pouvez-vous prendre prendre une photo pour nous ?
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Ma scuzati, dar poti sa ne faci o poza?
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Mi scusi, ma potrebbe farci una foto? <Hei!
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Oprostite, bi naju lahko slikali?
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Przepraszam, ale czy moglibyście zrobić nam zdjęcie?
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Saya minta maaf, tapi bisakah anda memotret kami?
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Ursäkta, men kan su ta ett kort på oss?
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Xin lỗi, cậu có thể chụp giúp chúng tôi tấm hình được không?
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Συγγνώμη, αλλά μπορείς να μας βγάλεις μια φωτογραφία;
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?Извините, вы не могли бы нас сфотографировать?
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?أسف, لكن أيمكنك أن تلتقط لنا صورة؟
Afedersiniz, birlikte bir resmimizi çeker misiniz ?ちょっと!
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.Cuando estuvo llena, la sacaron a la playa. Y sentados recogieron lo bueno en cestas y echaron fuera lo malo
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.Dupăce s'a umplut, pescarii îl scot la mal, şed jos, aleg în vase ce este bun, şi aruncă afară ce este rău.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.그물에 가득하매 물 가로 끌어 내고 앉아서 좋은 것은 그릇에 담고 못된 것은 내어 버리느니라
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.ktorú, keď bola naplnená, vytiahli na breh a sadnúc si sobrali čo dobré do nádob a čo zlé vyhádzali von.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.и, като се напълни изтеглиха я на брега, седнаха и прибраха добрите в съдове, а лошите изхвърлиха.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.который, когда наполнился, вытащили на берег и, сев, хорошее собрали в сосуды, а худое выбросили вон.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.וכאשר נמלאה העלו אתה אל שפת הים וישבו וילקטו את המינים הטובים לתוך הכלים ואת המשחתים השליכו חוצה׃
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.فلما امتلأت اصعدوها على الشاطئ وجلسوا وجمعوا الجياد الى اوعية. واما الاردياء فطرحوها خارجا.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.網 既 滿 了 、 人 就 拉 上 岸 來 坐 下 、 揀 好 的 收 在 器 具 裡 、 將 不 好 的 丟 棄 了
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.網既滿 了 、 人 就 拉 上岸 來 坐下 、 揀 好 的 收 在 器具裡 、 將 不 好 的 丟棄了
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.Ale pouze trpí bolestí, žijíc v jejich vzpomínkách.
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.Cierpią ból przez zamykanie się we wspomnieniach.
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.Dar aceştia nu-l fac decât să sufere, trăind în amintirile lor.
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.Maar ze lijden alleen maar door hun herinneringen.
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.Mais la souffrance persiste seulement s'ils continuent de vivre dans le passé.
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.Mas, sólo sufren por el dolor que les dejan sus recuerdos.
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.Nhưng chúng chỉ là nỗi đau của người sống trong ký ức của họ.
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.Tapi lebih menderita lagi jika hidup dalam bayang-bayang ingatan sendiri.
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.Tiho trpijo le, dokler živijo skozi spomine.
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.Но те изпитват болка, живеейки в спомените си.
Ama anılarında yaşayarak sadece acı çekerler.אך סבלם וכאבם היחיד .מלווה אותם בזיכרונם
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.Ale věc se má tak - (Smích) - že je to pro mě zajímavější.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.Het is eerder ... (Gelach) interessanter voor mij en minder saai voor mij.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.이렇게 바꾼 것이 저에게 더 흥미롭다는 것입니다. 덜 지루해요.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.Вся справа в тому...(сміх) що це більш цікаво для МЕНЕ і не так нудно для МЕНЕ.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.זה יותר מעניין בעיני. זה פחות משעמם אותי.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.أنَّها أكثر متعةً بالنسبة لي. ولأنها أقل ضجراً بالنسبة لي.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.頭の中でベートーベンの楽譜が鳴り続ける間
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.Dla mnie jednak ciekawsze.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.- (Gelächter) - Ich finde es interessanter.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.Ide o to -- (Smiech) Je to pre mňa zaujímavejšie.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.Il fatto è -- (Risate) secondo me è più interessante.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.Le fait est ...(Rires) c'est plus intéressant pour moi.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.Pero —(Risas)— es más interesante para mí.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.(Râsete) Dar e mai interesant pentru mine.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.(Risos)
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.Vấn đề là -- (Cười)
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.Идея в том... (Смех) что это более интересно для меня.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker.Същността е - (Смях), че ми е по-интересно.
Ama yine de, bir adam kılıcını bir kez çeker , ve sonuna dek gider.Ale nadal... Facet wyciągając miecz, musi go zobaczyć do samego końca.
Ama yine de, bir adam kılıcını bir kez çeker , ve sonuna dek gider.Dennoch, wenn ein Mann sein Schwert gezogen hat, muss er es zu Ende bringen.
Ama yine de, bir adam kılıcını bir kez çeker , ve sonuna dek gider.Mais tout de même, une fois qu'un homme sort son épée, il doit la voir jusqu'à la fin.
Ama yine de, bir adam kılıcını bir kez çeker , ve sonuna dek gider.Ma tuttavia, una volta che un ragazzo ha tirato fuori la sua spada, deve combattere fino alla fine.