Bu RNA iplikleri kanser hücrelerini kendine çeker.Ova vježba disanja pročišćava nosne kanale.
Ercüment Çözer ve Memduh Başgan ise tüm şüpheyi üzerine çeker.Upotrebljivost i svestranost ovog psa prelazi sva moguća očekivanja.
Kimi çocuklar yaşadıkları ortama uymakta güçlük çekerler.Kolike su patnje morala podnijeti ova moja djeca!
"Sen de hep bencildin."der Boone acı çekerek.Jako ga je preplašilo.", prisjeća se de Bont.
Bu asteroitlerden 3753 Cruithne, Dünya'yla aynı periodu olmakla dikkat çeker.Z týchto planétok je dôležitá 3753 Cruithne, pretože jej obežná dráha má rovnakú obežnú periódu ako Zem.
Merkezi yıldızdaki ışığı içine doğru çeker ve kızılötesi dalgaboylarında tekrar yayar.Absorbuje svetlo centrálnej hviezdy a znovu ho vyžaruje na infračervených vlnových dĺžkach.
Marshall sonradan çok vicdan azabı çeker.Markíza prichádza aj o najväčšiu istotu!
Haziran, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 6. ayı olup 30 gün çeker.Jún je šiesty mesiac v gregoriánskom kalendári a má 30 dní.
Onu duvara yaslar ve silahını çeker.Privliekli ho k zákopu a zasiahli ho z pištole do hlavy.
Buna öfkelenen Kont kılıcını çeker; Cherubino'yu öldüreceğini söyleyerek dolabın kapısını açar.Gróf ukrytého Cherubina objaví a rozkáže mu okamžite opustiť zámok.
Nisan, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 4. ayı olup 30 gün çeker.Apríl je štvrtý mesiac v roku Gregoriánskeho kalendára, má 30 dní.
Marksizm ayrıca kapitalist üretim biçimi yüzünden yaşanan yabancılaşma sürecine de dikkat çeker.Marxistický feminizmus považuje súčasnú rodovú nerovnosť za výsledok práve kapitalistického spôsobu produkcie.
Havadaki nemi çekerek sıvılaşır.Sledi ohlajanje na zraku.
Paparazziler fotoğrafları çekerken ambulans geliyordu.Zunaj preko okna paparazzi fotografirajo dogajanje.
Haziran, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 6. ayı olup 30 gün çeker.Junij ali rožnik je šesti mesec v letu po gregorijanskem koledarju in ima 30 dni.
Sumo: Her durumda düşünmeden davranır ve saçı olmamasıyla dikkat çeker.Marjeta govori nesmisle in zave se, da z njeno glavo ni vse v redu.
Pamela Anderson’ın, Vancouver’da Blonde and Blonder filmini çekerken bir bebek düşürdüğü açıklanır.10. novembra 2006 je Pamela Anderson oznanila, da je med snemanjem filma Blondinki v Vancouvru splavila.
Sertliği ile dikkat çeker.Odkril je Bacha.
Oyunu başlatan kişi, iki noktayı birleştiren bir çizgi çeker.V začetku sta premici na premici, ki povezuje dve točki.
Bunun üzerine Ali Muhsin Beyi dişçiye götürür ve dişçi Muhsin Beyin dişini çeker.Žabica je miško prepričala, da gre k zobozdravniku, ki ji bo popravil zlomljen zob.
Erkekler gibi dört çeker araç kullanır ve futbol oynardı.Bil je član Sokola v Naklem, kjer je telovadil in igral nogomet.
Anıt, oldukça ziyaretçi çeker.Pokrajina privablja številne obiskovalce.
Çok iyi giyinir ve o dönemde bu durum dikkat çekerdi.Lepo se je oblekla in naličila ter s svojim dolgim avtomobilom kmalu prispela v Log.
Onu duvara yaslar ve silahını çeker.Je poln ukan in nagel na revolverju.
Parlak renkli tüylerinin yanı sıra renkli ve çok büyük gagaları ile dikkati çekerler.Od nje se loči še po širših in daljših perutih ter barvi.
Mart, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 3. ayı olup 31 gün çeker.Maj ali veliki traven je peti mesec v gregorijanskem koledarju, z 31 dnevi.
Son kompozisyonun fotoğraflarını çeker ve böylece bu fotoğraflar yazdırılıp daha sonra sergilenebilir.Se bom pač fotografiral z novimi prejemniki in imel spravljene te fotografije.
Afrika altın kedisi Asya altın kedisine çok benzerliği ile dikkat çeker.Azijos auksinės katės išvaizda panašios į Afrikos auksines kates.
Hogwarts'ta arabaları çekerler.Į Hogvartsą jie nuskrenda automobiliu.
Resimleri çeker, yazısını yazar.Nutapė paveikslų, parašė eilėraščių.
Çok sert şut çekerdim.Besigindamas labai skaudžiai kandžiojasi.
2000'de ilk filmi Scarlet Diva'yı ve 2004'te The Heart Is Deceitful Above All Things filmini çeker.Antrąjį filmą ji sukūrė JAV 2004 m. („The Heart Is Deceitful Above All Things“).
Haziran, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 6. ayı olup 30 gün çeker.Birželis yra šeštasis metų mėnuo pagal Grigaliaus kalendorių, jį sudaro 30 dienų.
Ona "erkek arkadaşların çalınması" konusunda kısa bir nutuk çeker.Prie ąžuolo vyksta teatralizuoti „plėšikų užpuolimai“.
Erkekler gibi dört çeker araç kullanır ve futbol oynardı.Padaugėjo sirgalių ir norinčių žaisti futbolą žmonių.
Perde dışından bir büyük gürültü duyulunca herkes ona dikkatini çeker.Nuo jų kraupaus staugimo visi pakraščiai skambėdavę.
Albümde ölüm teması dikkat çeker.Tai yra abstraktus albumas apie mirtį.
Merrill, arkadas edinme konusunda oldukça sıkıntı çeker.Jurgel, tu miltų pilstyti padėtumei.
Sally ailenin elinden kaçtığında bir arabaya otostop çekerek uzaklaşır.Dora, nenorėdama palikti šeimos taip pat įsiprašo į traukinį.
Köy yamacındaki eski "Sunak" dikkat çeker.Apie buvusį kaimą pakaunėje žr. Žagariškės (Kaunas).
Mayıs, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 5. ayı olup 31 gün çeker.Gegužė yra penktasis metų mėnuo pagal Grigaliaus kalendorių, jį sudaro 31 diena.
İnce kuyruk kanatları dikkat çeker.Piliakalnis apjuostas daubų.
Dünyada bazı insanlar, açlıktan çeker.Kai kurie žmonės pasaulyje kenčia badą.
Dönemin bütün gençlik faaliyetlerinde mitinglerde başı çeker.Nooruses omandab kõike hõlpsasti.
Haziran, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 6. ayı olup 30 gün çeker.Juuni on Gregoriuse kalendris aasta kuues kuu, milles on 30 päeva.
Güzel konuşmaları ile etrafındakilerin dikkatini çekerdi.Oma suurte mõõtmetega äratasid nad tähelepanu.
Özgün şiir tarzı ile dikkat çeker.Kes küll hooliks seesugusest luulest?
Bu keşif onu şeytani bir dünyaya çeker.Ta ei tea, et selle lendu suunab Saatan.
Mürettebatın onu gemiye çekerek kurtarmasını istemez.Ent laevale madruseks ei tahetud teda võtta.
Bu dönemde ekonomik gelişme ile nüfus artışında süreklilik dikkat çeker.Sel perioodil laienes rahvahulkade poliitiline ärkamine.
Ancak onda da 7 varsa bir sonraki oyuncu yerden 6 kart çeker.Kui tema punktisumma on juba kuus või seitse, keeldub ta endale pakutavast kaardist.
Su kirletici maddeleri çekerek nehir ve göllerin temiz kalmasını sağlarlar.Bakterid aitavad jõgedel ja järvedel puhtaina säilida.
Libary destesinizi simgeler, kartları burdan çekersiniz.Kontrolli oma valikuvõimalusi: las teised saavad kaardid sinult.
Resimleri çeker, yazısını yazar.Kirjutab luuletusi ja peab päevikut.
Sextilis, aslında yeniden adlandırılmadan önce de 31 gün çekerdi ve uzunluğundan dolayı seçilmemişti.Reiljan kogus 31 häält ning ei osutunud valituks.
Gençler folklor ekibine taş çıkarırcasına halay çekerler.Yorick peletab nad peente seltskondlike trikkidega eemale.
Aynı yüke sahip parçacıklar birbirini iterken, zıt yüke sahipler birbirini çeker.Kui merelained on piisavalt tugevad, liiguvad kettad üksteise peale.
Ağustos, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 8. ayı olup 31 gün çeker.August ehk lõikuskuu on Gregoriuse kalendris aasta kaheksas kuu, milles on 31 päeva.
Çok sert şut çekerdim.Välja andnud Õie Ränk.
Görülebildiği zamanlar, gökyüzündeki en parlak cisim olarak dikkat çeker.Maa varju võib näha, kui taevas on piisavalt selge.