Ana içeriğe geç
Sözlük

çeker ile cümle

çeker kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu RNA iplikleri kanser hücrelerini kendine çeker.Ganglionii limfatici implicați pot captura aceste celule canceroase.
Mars topoğrafyası ilginç bir ikilem göstermesiyle dikkat çeker.Uhde se remarcă cu distincție.
ABD'de yaşayan Amerikan kartallarının sayısının azalması da dikkatini çeker.Acest lucru va crește probabil numărul de șiiți irakieni din America.
Korkunç acılar çeker.Un nou motiv de suferință.
Böylece biri, bütün ögeleri çekerek mesela She lamazo kalo! "ey güzel bayan!" diyebilir.Toți ne aducem aminte de cele care se sfârșesc cu «Bucură-te, Maria, pururi Fecioară!»”
Yatağına uzanır, yorganını başına çeker.Feküdjön az ágyra, simogassa magát.
Siyah gözlüğü ile dikkat çeker.Szemét fekete szemüveggel rejti el.
Korkunç acılar çeker.Pótolja a borzasztó szenvedést.
Bölge gıdada özellikle, Moğol mutfağı ve süt ürünleri üzerinde dikkat çeker.A terület ételei leginkább a mongol konyhára öszpontosítanak, illetve a tejtermékekre.
Haziran, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 6. ayı olup 30 gün çeker.Június az év hatodik hónapja a Gergely-naptárban, és 30 napos.
Ağustos, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 8. ayı olup 31 gün çeker.Augusztus az év nyolcadik hónapja a Gergely-naptárban, és 31 napos.
Havadan nem çeker.Korom nélkül az éghajlatért .
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.Így a Rendnek kellett lecsillapítania istenük haragját.
Çok iyi giyinir ve o dönemde bu durum dikkat çekerdi.Elegánsan öltözött, minden részletre nagyon figyelt.
Çekerken çok keyif aldık, umarım herkes beğenir” diye konuştu.Nagyon büszkék vagyunk rá, és reméljük, legalább annyira fog tetszeni a közönségnek, mint amennyire nekünk.”
Atı genelde damadın kardeşi veya yakın akrabası çeker silahlar atılır.A szalagos kalapot általában a fiú barátnője, vagy közelebbi lány rokona tette a legény fejére.
Fakat hala boş vakitlerini fotoğraf çekerek geçirdi.Ezek után szabadidejében önállóan fotózott.
Köylüler bu yüzden sıkıntı çekerler.Ezért könyörtelenül irtják a földművesek.
196 cm'lik boyuyla sahadaki birçok oyuncudan daha uzun olmasıyla dikkat çekerdi.Sterling 196 centiméterével magasabb volt a legtöbb színész kollégájánál.
4/4vuruşlarındaki sertlik ile dikkati çeker.Jellegzetes vonása a 4/4-es tört ütem.
Yatağın üstünde oturup tesbih çekerek kendi kendine bir şeyler söylüyordu.Élete utolsó pillanatában ágya mellett térdelt és imádkozott.
Hasta çok acı çeker.Sokat betegeskedett.
Zombileri kendine çeker.A zombik sokasodnak.
Eylül, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 9. ayı olup 30 gün çeker.Szeptember az év kilencedik hónapja a Gergely-naptárban, és 30 napos.
Kasım, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 11. ayı olup 30 gün çeker.November az év tizenegyedik hónapja a Gergely-naptárban, és 30 napos.
Kuzgunlar siyah tüyleriyle dikkat çeker.A sávokat fekete csíkok szegélyeznek.
Sonra İkbal, Anderson'a silah çeker.Akkor Hope fegyvert fog Ando-ra.
Bu sahnelerde kamera, kendisini tepeden çeker.E hangra a nőstény a kamrába felülről beássa magát.
Genellikle yalnız avlanmasıyla dikkat çeker.Többnyire magányos és nappal is szokott vadászni.
Eğer o dönemde bir seçme şansım olsaydı muhtemelen sahneyi çekimlerin ilerleyen zamanlarında çekerdim."Talán ha megkérdeztél volna minket, mielőtt megcsináltad ezt a kurva szórólapot.”
Gerektiğinde kıvrımlardan tutup çekerek kolayca çözülür.Szükség esetén kézzel kell kapcsolni.
Özgün şiir tarzı ile dikkat çeker.Természetes költői hajlammal bírt.
Kollarının bacaklarından daha uzun olması ile dikkati çekerler.Lábaik hosszabbak mint a karjaik.
Adamı, 3 yıl boyunca askerler açlık çekerken havyar yediği için suçlar.Bill kapitány szerint hetekig tart, mire ez a kígyó újra éhes lesz.
Bu özellikler, Hasiçi İli'ni görülmeye değer yapar ve turist çeker.Ezek például engedélyezik a kaszinók tartását, ami vonzza a turistákat.
Drexl ve Clarence kavgaya tutuşur, Clarence Drexl’a silah çeker ve onu öldürür.Clarence elmegy Drexl-höz a lány cuccaiért, és megöli Drexl-t.
Bir kütleyi Dünya'ya çeken kuvvet, aynı zamanda Dünya'yı da kütleye doğru çeker.A világ biztonságához vezet, de egyben a diktatúrába is vezet.
Mayıs, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 5. ayı olup 31 gün çeker.Május az év ötödik hónapja a Gergely-naptárban, 31 napos.
Paparazziler fotoğrafları çekerken ambulans geliyordu.PerIrott Csaba élőképeket rajzolt a kórtermekbe.
Artık yıllarda Adar I 30 gün çeker.A kotlás 30 napig tart.
Zengin süslemeleriyle dikkati çeker.Műve gazdag reflexiókban.
Elio o günü Marzia ile geçirir, ama Oliver'ı göreceği zamanı iple çeker.Elio viettää päivän Marzian kanssa mutta ikävöi Oliveria.
Zombileri kendine çeker.Sikiävätkö hyttyset itsestään.
Bu arada, Harrer, 11 yaşındaki dini lider Dalai Lama’nın dikkatini çeker.Harrer opetti 11-vuotiaalle dalai lamalle paljon ulkomaailmasta.
Ancak İrdalarla bağlantısı ilgisini çeker.Hän pitää sormusta kuitenkin edelleen tunnesyistä.
Atı genelde damadın kardeşi veya yakın akrabası çeker silahlar atılır.Yleensä bestmaniksi valitaan sulhasen veli, miespuolinen serkku tai läheinen ystävä.
Hogwarts'ta arabaları çekerler.Pelissä ajetaan kilpaa autoilla ympäri Hollywoodia.
Yatağına uzanır, yorganını başına çeker.Hän kahlitsee itsensä sänkyyn ja asettaa päänsä ruuvinpuristimeen.
Bu durum, aylakların dikkatini çeker.Tämä kiinnitti US Postal-tallin huomion.
İnce kuyruk kanatları dikkat çeker.Lepakkomaiset nahkaiset siivet.
Negatif kütle negatif kütleyi çeker.Mahdollinen panssari vähentää vahinkoa.
Arcee bağlantı fişini çeker ve Megatron Bumblebee'nin zihnini ele geçirir.Mutta Bumblebeen jalat katkeavat ja Megatron tappaa Jazzin.
Onu kendi boyutu Netherrealm'e çeker, intikam yeminini yerine getirdiğini dile getirerek Sub-Zero'yu öldürür.Täynnä vihaa hän vannoi tappavansa Sub-Zeron kostona kuolemastaan.
Köylüler bu yüzden sıkıntı çekerler.Tämän vuoksi kyläläiset haastettiin käräjille Huittisiin.
Arabasını Diego'nunkinin önüne çeker ve aracından çıkar.He pakkaavat Jokkerin asuntoauton ja lähtevät matkaan.
Onun fotoğrafını çeker.Hän ottaa siitä kuvan.
Hasta çok acı çeker.Mitä ilmeisimmin mies kärsi.
Sertliği ile dikkat çeker.Hän vaipui tainnoksiin.
Polis şefi emri verir ancak diğer polis memurları el hareketi çekerler ve oradan uzaklaşırlar.Poliisipäällikkö käski poliiseja pitäytymään kostotoimista ja pysymään asemissaan.
George en az 70 kilo çeker.George painaa ainakin 70 kiloa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod