Ana içeriğe geç
Sözlük

çeker ile cümle

çeker kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
F1 öncesi son durak olan Formula 3000'deki başarıları ve birinciliği Frank Williams ın dikkatini çeker.Чемпионство в Формуле-3000 привлекло к нему внимание команд Формулы-1.
Çeviklik karakterleri saldırı ve hareket hızlarıyla dikkat çekerler.Слабый персонаж, делающий упор на скорость ударов и перемещения.
Çocuklukta en çok bilimsel aktiviteler ilgisini çekerdi.В юности он больше всего интересовался наукой.
Sunucular ölürse, yönlendirici otomatik olarak duyuru geri çeker.Ну, а коль не воспринято лидером, значит вопросы снимаются автоматически.
Topal Kuhn kendisini geri çeker; Gertrud’u bıkkınlıkla, korkuyla ve tiksintiyle gözlemler.Воскресшие Лакуф и Престо слушают его с интересом и недоверием.
Ve bu da onları uzun süredir izleyen Dükkân'ın ilgisini çeker.Она ещё больше возбуждает жаброчеловека, который долгое время следует за ней.
Peter Lois'i yukarı çekerek kaldırır.Питер мчится за Лоис, чтобы вернуть её.
Daha sonra Tutuş'un askerlerinin kendisini götürmek istemesi üzerine kılıcını çekerek intihar etmiştir.Тогда он, чтобы не попадать в плен, совершил самоубийство, пронзив себя мечом.
Tiyatro oyunları kadar, sade anlatımıyla günlük yaşamın ayrıntılarını işlediği öyküleri ile de dikkati çeker.Каждый день ведёт дневник и записывает только хорошие события из жизни Лентяево.
Arabasını Diego'nunkinin önüne çeker ve aracından çıkar.Водитель преследует Нино и сбрасывает его машину с обрыва.
Autobot'lar Soundwave'i yakalar ve sorguya çekerler ama Soundwave konuşmaz ve kapandığını söyleyip kapanır.Он подозревал, что хакасы знают, где Соловьёв, знают, а не говорят.
Sonunda Chris Carrie'nin üstüne domuz kanını dökmek için ipi çeker.Во время триумфа на Кэрри выливается свиная кровь, которую заранее приготовила Крис Харгенсен.
21 Mart 2017'de Jennifer Garner, sahnelerini çekerken göründü.21 марта на съёмках была замечена Дженнифер Гарнер.
Ayrıca yaz aylarında Hawar oldukça turist çeker.Автомобильных туристов, можно сказать, летом даже слишком много.
20- 30 kadın kendi aralarında halay çekerler.Из них, может быть, 20—30 человек просто попались под горячую руку.
Yetkililer ise kendisinin genç bir öğretmen olmasına dikkat çekerek onu Avrupa'ya gitmeye teşvik ettiler.Он стал наставником юноши и предложил ему отправиться в Европу.
Fakat aniden görülmeyen bir saldırgan, Guy'ı kendine doğru çeker ve trenin dışına atar.Однако какое-то существо, не дав ему сделать этого, утаскивает его под поезд.
Son kompozisyonun fotoğraflarını çeker ve böylece bu fotoğraflar yazdırılıp daha sonra sergilenebilir.يقوم هين بتصوير التكوين النهائي حتى يتمكن من طباعته وعرضه في وقت لاحق.
Sürekli olarak tek çocuğunu ve arkasından da karısını kaybetmiş olmasının acısını çeker.ولكنّه لم يلبث أن فقد زوجته وابنته الواحدة تلو الأخرى.
"Derste tespih çeker kabadayı gibi davranırdı".أقرأُ خطَبه كما لو كانت نبيذا مُسكِرا".
Otomobil tutkunları birçok zorluk çeker.وجذب عشاق السيارات العديد من التحديات.
Yazar, ayrıca, basit görünen betimlemelerin ardında gizli ustalığa da dikkat çeker.ويضيف الكاتب أنه يلفت الأنتباه لمهارة سرية خلف تصوير المشاهد البسيطة.
Kehribar sürünüldüğünü zaman hafif vücutları çeker; manyetik demir filizi demiri çekme gücüne sahip. .فالكهرمان عندما يفرك فإنه يجذب الأجسام اللطيفة؛ أما مغناطيس الحديد الخام فله القدرة على جذب الحديد.
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.أي ذلك الذي يحافظ على حالة الله.
Havadan nem çeker.انتظار خارج الهواء .
Bir an iç çeker gibi oldu; tam bir agnostik olsam da, o an ruhunun ayrıldığını hissettim.”ما تظنين نفسك قائلة؟' كنت أفكر به كشخص غريب، لكن في تلك اللحظة شعرت بالاشمئزاز.
Girişin sağ ve solunda somaki kurnalar vardır, ayna taşlarının işçiliği dikkat çeker.وهناك مغتسلات صنعت من رخام السماقي على يمين ويسار المدخل تجذب انتباه الزوار، كما تجذبهم جودة صنع المرايا.
Paraları çeker.يقبضون نقوداً..
Yüksek ısıda solunum problemleri çeker.أحسُ بصدرها الدافئ يهدهدني..
Silah ateşi oldukça kalabalık bir aylak sürüsünün dikkatini çeker ve hızlıca çiftliğe giderler.يجذب صوت إطلاق النار قطيعاً كبيراً من الموتى السائرون ويهاجم المزرعة مجبراً المجموعة على الهرب.
Anthony Mann ve Jonathan Demme gibi ünlü film yapımcıları, B filmleri çekerek ustalık kazanmışlardır.تعلم منتجو أفلام مشاهير مثل أنتوني مان وجوناثان ديم حرفتهم في أفلام الدرجة الثانية.
Sextilis, aslında yeniden adlandırılmadan önce de 31 gün çekerdi ve uzunluğundan dolayı seçilmemişti.في الواقع كان سكستيليس 31 يومًا من قبل إعادة تسميته، ولم يتم اختياره لطوله (انظر التقويم اليولياني).
Topal Kuhn kendisini geri çeker; Gertrud’u bıkkınlıkla, korkuyla ve tiksintiyle gözlemler.وهرع أكثر المحررين ليشاهدوه وهو جالس مع الجريدينى بفخر وكبرياء.
Bu vadiden çekerek ırmağı geçmektedir.وعبر هذا الوادي يتدفق نهر الليطاني.
Siyah gözlüğü ile dikkat çeker.يضع نظارات شمسية .
Ormanda kahkaha atar ve yakaladığı insanların dişlerini çeker.فاخذ اليهود يضحكون منها ويتندرون عليها فصاحت تستنجد من يعينها عليهم.
Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir linç girişimine maruz kalanları suçlayarak "Huzuru bozan cezasını çeker.سليمان بوغيث من الجزيرة نت "Jurors to Weigh US Charges Against Bin Laden Relative".
Hasta çok acı çeker.وشعروا جميع المرضى بارتياح من الألم.
Homer kızar ve makineyi tekmeler, makine Homer'ı içine çeker.داكس يعشق السيارات ولديه و يستطيع تفكيك و تركيب محرك سيارة.
2002 yılında Ni, komşusunun evinin yıkımını filme çekerken tutuklandı.Em 2002, a advogada foi presa enquanto filmava a destruição da casa de um vizinho.
Uçuş sırasında boyunlarını geri çekerler.Durante o voo retrai o pescoço.
Peter, teknenin parasını ödeyebilmek için kredi çeker ve evini kredi için güvence olarak gösterir.Para pagar a embarcação, Peter pega um empréstimo, dando sua casa como garantia.
Eğer o dönemde bir seçme şansım olsaydı muhtemelen sahneyi çekimlerin ilerleyen zamanlarında çekerdim."Se eu pudesse escolher, provavelmente teria colocado mais adiante nas gravações".
Doğumdan sonra, Claire diğerlerine inanma konusunda güçlük çeker.Depois do nascimento, Claire tem problemas em confiar Aaron a outras pessoas.
Dan adındaki bir adam Carl'ı arabadan çekerek çıkarır ve onu yere fırlatır.Um dos homens, chamado Dan, arrasta Carl para fora do carro e empurra-o no chão, com a intenção de estuprá-lo.
Gömleği ve kravatıyla dikkat çeker.O casaco e a gravata.
10 martta Shakira "Empire" klibini çekerken sosyal medyaya fotoğrafını yolladı.Em 10 de março, Shakira publicou uma foto sua retirada do videoclipe de "Empire".
EP'deki her şarkıya bir video çekerek YouTube kanalına yolladı.Ela postou um vídeo para cada faixa do EP no seu canal do YouTube.
Şiirlerinin yanı sıra şiir üzerine yazılarıyla da dikkati çeker.É ainda publicado o livro (Versos) com os seus poemas.
Bu asteroitlerden 3753 Cruithne, Dünya'yla aynı periodu olmakla dikkat çeker.O asteroide 3753 Cruithne recebeu esse nome em homenagem ao grupo.
Çok iyi giyinir ve o dönemde bu durum dikkat çekerdi.O fato tomou dimensão, sendo amplamente noticiado na época.
Siyah gözlüğü ile dikkat çeker.Usa óculos escuros.
Oyunları, kadın karakterlere olan olumlu yaklaşımıyla dikkat çeker.As suas peças são particularmente conhecidas pelo tratamento simpático às personagens femininas.
Artık yıllarda 29, diğer yıllarda 28 çeker.Em tempo de fome ou pelos que a passam 29.
Havadan nem çeker.Isso gera falta de ar.
Sextilis, aslında yeniden adlandırılmadan önce de 31 gün çekerdi ve uzunluğundan dolayı seçilmemişti.Sextil tinha 31 dias antes de ser renomeado, e não foi escolhido por seu comprimento (ver calendário juliano).
Robert Ford valiye telgraf çekerek ödülünü istedi.Robert Ford queria a recompensa.
Korkunç acılar çeker.Padeceu dores horríveis.
Perde dışından bir büyük gürültü duyulunca herkes ona dikkatini çeker.Ao chegarem em um galpão velho, um barulho atrai a atenção deles.
Drexl ve Clarence kavgaya tutuşur, Clarence Drexl’a silah çeker ve onu öldürür.Os dois, eventualmente, brigam; Clarence saca uma arma e mata Drexl e seu guarda-costas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod