Ana içeriğe geç
Sözlük

çeker ile cümle

çeker kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlk üç aylık periyotta Rosemary acılar çeker, kilo kaybeder ve çiğ et aşerir.I primi mesi di gravidanza sono difficili: Rosemary ha un calo di peso e prova forti dolori al ventre.
Kısa zamanda sanat dünyasının dikkatini çekerek uluslararası müze ve sergilerde de gösterildi.Contemporaneamente stava nascendo e diffondendosi, presso le corti europee, la Commedia dell'Arte.
Kafasının küp şeklinde olmasıyla dikkat çeker.Lui ha la testa a forma di un raviolo.
Merrill, arkadas edinme konusunda oldukça sıkıntı çeker.Merle si terrà pronto ad approfittare della situazione...
Havadan nem çeker.Non sopporta il sole.
Hopiler kiremitler ile inşa ettikleri çok katlı evler ile dikkati çekerler.È stato osservato costruire tende con grandi foglie.
Hans Zimmer'in dikkatini çeker ve Hans Zimmer'e ait Remote Control Productions şirketinde çalışmaya başlar.Fa parte del team di compositori della Remote Control Productions di Hans Zimmer.
Önden çekiş ve dört çeker opsiyonları verilmiştir.Esso consta di un prologo e di quattro entrées.
Dorian'ı kendi dünyaya bakış açısına çeker.Zhaan riesce a vedere il suo pianeta.
Güvenilirliği ile dikkat çekerek endüstriyel alanda makina operasyonlarında kullanılmaya başlandı.Si deve a lui l'introduzione, nelle nostre campagne, della trebbiatura meccanica.
Diatonik mızıkanın ilk 6 deliği çekerek bükülebilir, son üç deliği ise üflenerek bükülebilir.Gli Eagle possono sparare in orizzontale, vengono distrutti al primo colpo subìto e hanno tre vite.
Bütün sDrive modelleri önden çekişli, bütün xDrive modelleri dört çekerdir.Le quattro ruote anteriori sono tutte sterzanti.
Bunlar arasında Çekermiş'in çok beğendiği bir cariye vardı.Stavamo cercando qualcuno che aveva quel fascino meraviglioso.
Sweet Potato: Patatestir.Zombileri o bitkinin olduğu tarafa çeker.Zombi Sparasemi (Peashooter Zombie): Questo zombi spara semi contro le piante.
Böylece biri, bütün ögeleri çekerek mesela She lamazo kalo! "ey güzel bayan!" diyebilir.Allora entrarono le sorelle dicendo: "Prendilo, bella Barbara Allen".
Basının da dikkatini çeker, Büyük Britanya'da son derece popüler olur.Il discorso lo fa diventare estremamente popolare per il popolo inglese.
Laponların dokuma giysilerinin kullanışlı ve güzel olması dikkat çeker.Il suo mantello richiede particolari cure per essere sempre bello e pulito.
Anlatıcı ilk başta pişman olur ve suçundan dolayı vicdan azabı çeker.Viene attaccato una prima volta da Mister Question perdendo i sensi.
Çiçekler arıları çeker.Цветы привлекают пчёл.
Şu anda dünyada 1 milyar insan açlık çekerken, obezite ve diyabetten muzdarip olanların sayısı 2 milyar.1 миллиард людей в данный момент страдает от голода, тогда как 2 миллиарда страдают ожирением либо диабетом.
Bir resmimizi çeker misin?Не могли бы вы нас сфотографировать?
Pagano kılıcını çeker ve Arvino'nun dairesine girer.Пагано обнажает меч и отправляется в комнаты Арвино.
Bu arada Lisa arkadaşlık kurmakta zorluk çeker ve sınavdan B+ alır.Тем временем, Лиза не может познакомиться с новыми друзьями, и получает B+ на тесте.
Bu geleneksel Kore bahçelerinde suyun önemine dikkat çeker.В нём подчёркивается важность воды в традиционных садах.
Bunun ardından Münker ve Nekir melekleri kişiyi (ruhunu) sorguya çeker.Ask the Execs: Angels and Arrivals (неопр.).
Siyah gözlüğü ile dikkat çeker.Дорожит своими тёмными очками.
Yorulan veya rahatsızlanan semazeni meydandan çeker.Лак недоваренный или переваренный бракуется.
Son kompozisyonun fotoğraflarını çeker ve böylece bu fotoğraflar yazdırılıp daha sonra sergilenebilir.Бен фотографирует финальную композицию таким образом, чтобы её можно было напечатать и выставить в дальнейшем.
O bir encam çeker (düşünür).”Это одна из самых больших милостей, оказанных мне Всевышним Аллахом».
Yine köyün gençleri yollara ip çekerler bunlara da bahşiş verilerek geçilir.По пути молодёжь опять преграждала ему путь, требуя выкуп.
İnsanları ayaklarından tutup suya çeker.При приближении же людей ныряет в воду.
Albüm gitar ortamlarında çok dikkat çeker.Звук альбома становится более акцентированным на гитарах.
Uçuş sırasında boyunlarını geri çekerler.Во время полёта пронзительно визжат.
Grup içinde, konuşmayı severler, kendilerini öne çıkarırlar ve ilgi çekerler.В группах они любят говорить, привлекать к себе внимание и чувствуют себя уверенно.
Paraları çeker.Собирает доллары.
Ormanda kahkaha atar ve yakaladığı insanların dişlerini çeker.На лугу бутоны, смеясь, стоят, И оскалил зубчики в смехе гранат.
Bu asteroitlerden 3753 Cruithne, Dünya'yla aynı periodu olmakla dikkat çeker.Астероид (3753) Круитни также пересекает орбиту Земли.
Resimleri çeker, yazısını yazar.Увлекается живописью, пишет картины.
Bu durum Tanrının öfkesini çeker.Точило гнева Божьего Sebast.
Zengin süslemeleriyle dikkati çeker.Рисовал для богатых покровителей.
Özellikle de isminin Tuğut olması dikkati çeker.Они настаивают на том, что их название — имя нарицательное.
Siyasi kabiliyeti ve bilgeliğiyle dikkat çeker.Нам будет очень не хватать его руководящей роли и мудрости.
Kaşıktan çekerek, donmuş içeceği çıkardı ve yedi.Потянув за ложку, он вытащил замороженный напиток и съел.
Tohum ile beslenen kuşları çekerler.Семена распространяют птицы, питающиеся сладкими плодами.
Füruğ Ferruhzad şiirlerinde derin bir yalnızlık duygusu dikkat çeker.В результате долгого пребывания у Врат Времени страдает от глубокого чувства одиночества.
Uykuda bile, bazı insanlar bu spazmlardan acı çekerler.Некоторые достигают такого состояния, когда переживают сонный паралич.
Tanıklık etmek için kürsüye çıkan kişi, Dent'e silah çeker.Появляется полицейский, который просит Дэна показать его ружьё.
Kendisine karşı akarsu akışını çeker ve kıyıya karşı akıntı püskürtmez.Попав в отбойную волну, не следует сопротивляться ей и не нужно сразу же грести к берегу.
Burada Tanrı'nın öneminin Buda Ana'dan daha mühim olduğuna dikkat çekeriz.Почитание Бюдерихской Божией матери распространено далеко за пределы Мербуша.
Katılımcılar yerel ve tarihi anıtların ve alanların fotoğrafını çeker ve Wikimedia Commons'a yüklerler.Участники делают снимки исторических зданий и достопримечательностей, затем загружая их на Викисклад.
Eğer o dönemde bir seçme şansım olsaydı muhtemelen sahneyi çekimlerin ilerleyen zamanlarında çekerdim."Если бы у меня был выбор — я вообще бы свёл диалоги к минимуму».
Yeni kocası ile anlaşamadığı için mutsuz bir yaşam sürer; kocasının ölümünden sonra ise yalnızlık çeker.Супружеская жизнь пока не сделала её счастливой, без мужа ей становится одиноко и грустно.
Genellikle yalnız avlanmasıyla dikkat çeker.Как правило, они охотятся в одиночку.
Doğumdan sonra, Claire diğerlerine inanma konusunda güçlük çeker.Проснувшись утром у себя дома, Клэр все ещё не может поверить в случившиеся.
Şiirlerinin yanı sıra şiir üzerine yazılarıyla da dikkati çeker.Последняя, помимо стихотворений, включает в себя ноты.
Yol üzerinde olması civar köylerdeki insanları buraya çeker.По дороге Человек в чёрном спрашивает, кто эти люди.
Birçok farklı hayvan türünü barındırması ile dikkat çeker.Его тщетно пытаются поймать разные животные.
Güzel konuşmaları ile etrafındakilerin dikkatini çekerdi.Оказывается, он очень внимательно слушал все их разговоры...
İşitilemeyecek kadar hafif ve gizli(kalmış) şeyler beni çeker, merakımı yandırır.Она горит, горит и не сгорает, как не сгорает ненависть моя!».
Kura çekerler.Взлетают кочки.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod