çeken ile cümle
çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Son olarak çeken ise pöççük olarak adlandırılır.Кінцеве значення – це то, що називають виграшем.
Sol tarafa çeken bir yük için, uç sağa doğru 5 dolanır...Розглядаючи зліва направо : 2.
1858 yılında ise havadan fotoğraf çeken ilk insan oldu.З травня 1886 року здійснив першу у світі аерофотозйомку.
Guernica'da, acı çeken insanlar ve hayvanlar ile kaos içindeki yıkılmış binalar betimlenmiştir.Пікассо зображує стражденних людей, тварин, та будівлі, котрі виділяються серед насильства та хаосу.
Bunlardan en dikkat çekeni ise STS-122’ dir.Související informace naleznete také ve článku STS-122.
Yönetmenliğini, American Idiot albümünün tüm video kliplerini de çeken Samuel Bayer yaptı.Režie se ujal Samuel Bayer, režisér všech videoklipů z jejich desky American Idiot.
İnsanların ilgisini çeken eğlenceli programlar yapar.Točí videa, která baví lidi.
Okuma güçlüğü çeken Kamprad, 1976’dan itibaren İsviçre’de Epalinges’de yaşamaya başladı.Kamprad žije od roku 1976 ve švýcarském Epalinges.
Saray ve bahçesi Berlin'in en çok turist çeken konumlarından biri.Palác se zahradami patří k největším turistickým atrakcím Berlína.
Dikkatimizi çeken ancak önemli olmayan pek çok nokta vardı."Jen několik podle mě podstatných záležitostí nedostalo prostor."
Yalnızlık çeken insan içinde bir boşluk veya kopukluk hisleriyle doludur.Vnitřně trpí silnými pocity osamělosti a prázdnoty.
Uzun bir süre için çocuk fotoğraflarını en iyi çeken fotoğrafçı olarak bilindi.Není divu, že se děti staly tak častým námětem pro fotografy.
Sosyal yapı konusunda dikkati çeken bir diğer konu da köyün 17 aileden oluşmasıdır.Původní agrární část vesnice sestává ze 70 rodinných farem.
Suuçtu Şelalesi yakın çevreden turist çeken dikkat çekici turistik alanlarındandır.Okolí Lednických rybníků je turisticky velmi vyhledávanou lokalitou.
Yeni İskoçya da en çok ilgi çeken turistik atraksiyondur.Jsou také jejich nejvýznamnější turistickou atrakcí.
Jolie ile ilgili en çok ilgi çeken şeylerden birisi de dudakları oldu.Další o koho se Lilith zajímá jsou muži.
Eksen (tonik) sesi Sol, Alt çeken (sub dominant) sesi do ve Çeken (dominant) sesi re idir.Loví také s nasloucháním, kdy stojí nehybně na jedné noze (jako volavka) a naslouchá blížící se kořisti.
İkinci tip bulanık küme aralığı en çok dikkati çeken oldu.Nyní je druhou nejnavštěvovanější atrakcí.
Burada müşterilerin dikkatini çeken Karsu, ilgiyle karşılandı ve onu dinlemeye gelenlerin sayısı arttı.Přibíhá zajíc a vzrušeně sděluje, čeho byl svědkem; přicházejí i další zvířátka, aby si to vyslechla.
Columbia Pictures Industries, Inc. sinema ve televizyon filmleri çeken bir film şirketidir.Columbia Pictures Industries, Inc. este o companie de producție americană de filme și televiziune.
İlk televizyon yayınında kullanılan kamera ise bölümün en ilgi çeken objesidir. ^Știrile sunt cel mai scump program TV, ele trebuie plasate acolo unde avem cea mai mare audiență.
Bugün modern Roma'nın en çok turist çeken yerlerinden biridir.În prezent este una din rutele maritime cele mai tranzitate.
İlk zamanlarından beri New Jersey etnik ve dini çeşitliliği ile dikkat çeken bir bölge olmuştur.Megalakulása óta New Jersey-re jellemző az etnikai és vallási sokszínűség.
Dikkat çeken diğer bir nokta da, oyun kumandası üzerindeki tuşlardır.Azonban itt is számít a fault, amire természetesen ügyelnek a játékvezetők.
Bu dünyadan elini ayağını çeken insanların yoludur.Ezt a tájat az ember keze formálta át.
Vicdan azabı çeken Dan intihar etmeye kalkar ama bunu yapamaz.A kétségbeesett Sean elszánja magát, hogy megöli őt, de képtelen megtenni.
Ayrıca, negatif tanıtımın büyük kısmını çeken N-Gage gibi "geri adım atma" özelliğini de içeriyordu.A birtokos nemességet ezen felül a jobbágyok számához viszonyított ún. portalis insurrectio is terhelte.
Bir kütleyi Dünya'ya çeken kuvvet, aynı zamanda Dünya'yı da kütleye doğru çeker.A világ biztonságához vezet, de egyben a diktatúrába is vezet.
Maçta dikkat çeken gollerdern biri 55. dakikada Pelé'nin kişisel becerisiyle attığı bir goldü.Punk és Hero játszott egy 55 perces meccset.
Sahillerinin ve tabiatın güzelliğiyle gezi planlarının en ilgi çeken yerlerindendir.A sziget fő vonzereje strandjainak szépsége és választéka.
Kendi bağımsızlığına set çekenleri bertaraf etmeyi planlamaktaydı.Céljuk, hogy kivívják függetlenségüket.
Kendi dikkatini çeken tek şeyin altın olduğunu bildirir.Hän toivoi, että kaikki mihin hän koskee muuttuu kullaksi.
Sinsheim'da en çok turist çeken yer Sinsheim Auto & Technik Museum adlı bir teknoloji müzesidir.Kaupungin lukuisista museoista tunnetuin on tekniikan museo Auto- und Technikmuseum Sinsheim.
2013-14 sezonunda ise maddi sıkıntılar çeken takımının değişilmezi olmayı başardı.Kaudella 2012/13 talousvaikeudet olivat entistä pahempia.
Albümdeki en çok dikkat çeken parça, açılış parçası olan Trust'tır.Albumin tunnetuin kappale lienee sen aloituskappale, Laila.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Aika-ajoissa nähtiin yllätyksiä.
Genelde 30 gün çeken bu ay ayın durumuna göre bazen 29 gün çekebilir.Aina kuun viimeisenä päivänä myös silloin, kun kuukaudessa oli 29 päivää.
İlk vidoyu çeken kontr vido çekemez.Ensimmäisen Titanicin varjo ei väisty.
Cuzco, dünyada en çok ilgi çeken yerlerden birisi.Cuzco on yksi maailman mielenkiintoisimmista paikoista.
1858 yılında ise havadan fotoğraf çeken ilk insan oldu.Τράβηξε τις πρώτες του φωτογραφίες το 1853 και το 1858 έγινε ο πρώτος άνθρωπος που τράβηξε αεροφωτογραφίες.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Ήταν μια δύσκολη συγκατοίκηση κατά περιόδους.
1931 yılına gelindiğinde, yılda altı film çeken Curtiz beş yıldır Hollywood'daydı.Το 1931, ο Κερτίζ βρισκόταν στο Χόλιγουντ ήδη μια δεκαετία και παρήγε περίπου 6 ταινίες το χρόνο.
Yönetmenliğini, American Idiot albümünün tüm video kliplerini de çeken Samuel Bayer yaptı.Σκηνοθετήθηκε από τον Samuel Bayer, σκηνοθέτη όλων των βίντεο από το American Idiot.
Hastaları Ürdün’e çeken faktör ise tedavi ücretlerinin Avrupa ülkelerindekinden daha düşük olmasıdır.Η αμοιβή των ιατρών είναι από τη χαμηλότερη στις χώρες του ΟΟΣΑ.
Zwolle kentinde birçok eski ve yeni ilgi çeken binalar bulunmaktadır.Στην Δάφνη υπάρχουν πολλά παλιά, αλλά και νεόκτιστα κτίρια.
Güzel ortalarıyla dikkat çeken bir futbolcudur.Υπήρξε ποδοσφαιριστής πολύ προικισμένος σε ταλέντο.
Çok ilgi çeken bir iç avlusu bulunur.Πρόκειται για μία πανέμορφη εκκλησία άξια ιδιαίτερης προσοχής.
Bugün modern Roma'nın en çok turist çeken yerlerinden biridir.Σήμερα αποτελεί έναν από τους ρομαντικότερους περιπάτους του Ναυπλίου.
Bunlardan en dikkat çekeni ise STS-122’ dir.Πρόκειται για μια τροποποιημένη έκδοση της αποστολής STS-122.
1944 yılında Asperger tedavi ettiği ve kendilerini sosyal bütünleşmede zorlak çeken dört çocuğu tanımlamıştır.I 1944 beskrev Asperger i sin praksis fire børn, der havde svært ved at integrere sig socialt.
1858 yılında ise havadan fotoğraf çeken ilk insan oldu.Han tog sine første fotografier i 1853, og i 1858 blev han den første person som tog fotografier fra luften.
Onu bu davaya çeken bir şeyler var.Der er noget der trænger sig ind på hende.
Okuma güçlüğü çeken Kamprad, 1976’dan itibaren İsviçre’de Epalinges’de yaşamaya başladı.Kamprad boede siden 1976 i Epalinges i Schweiz.
Filmdeki ilgi çeken noktalardan biri Howard Roark'un duruşma konuşmasıdır.For snylteren gælder andre forhold, siger Howard Roark.
Yapı Londra'nın en çok turist çeken bölgelerinden biridir.Pladsen er en af Londons store turistattraktioner.
Son olarak çeken ise pöççük olarak adlandırılır.Den sidste ting man skal hedder at smede.
"Özgün şarkılara çakma klip çekenlere sopa!"."Midterkurs truet af ungkonservative sangere".
Şimdi yoğun turist çeken bu alan pek çok hotel, banka ve pahalı Dükkanlara ev sahipliği yapar.Det er nu stærkt touristet og der er mange hoteller, banker og butikker .
Onun ölümünden sonra, Praetorianlar en çok ilgilerini çeken şeye hizmet etmeye başlayacaklardı.Etter hans død tjente pretorianerne det som var til deres eget beste.
1944 yılında Asperger tedavi ettiği ve kendilerini sosyal bütünleşmede zorlak çeken dört çocuğu tanımlamıştır.I 1944 beskrev Asperger fire barn fra sin praksis som hadde vansker med sosialt samspill.
İlgili Sayfalar