çeken ile cümle

çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu dünyadan elini ayağını çeken insanların yoludur.هي من الحركات التي تستعمل فيها اليد.
Perry, kanser ve HIV/AIDS nedeniyle acı çeken insanlara yardım sağlamayı amaçlayan örgütlere de destek oldu.كما قدم دعم الأقران للناس الذين يحملون السرطان وفيروس نقص المناعة البشرية.
Bunu Sezar'ın cenazesinde yaptığı, halkı suikastçilerin aleyhine çeken "tahrik edici" konuşmayla başarmıştı.كان هذا بسبب قصيدته "الالتهابية" الملقاة في جنازة قيصر، والتي سببت تصاعد الرأي العام ضد القتلة.
Bu Katedral, ülkenin en çok turist çeken yapısıdır.القصر الملكي يعتبر الآن أكبر جاذباً للسياح هناك.
1858 yılında ise havadan fotoğraf çeken ilk insan oldu.كانت أول صور تلتقط من الجو في عام 1858 .
Fotoğraftaki askerlerin ve fotoğrafı çeken askerin kimlikleri yıllar sonra ortaya çıkmıştır.Uma foto sua, vivo, com os militares que o capturaram, foi encontrada anos depois.
Son olarak çeken ise pöççük olarak adlandırılır.A solução extrativa final é chamada de macerado.
"Özgün şarkılara çakma klip çekenlere sopa!".Quem canta seus males espanta!".
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.O que o separa da sua audiência é uma linha cada vez mais tênue e transparente.
Bu sayı, müzeyi, Birleşik Krallık'ta Londra dışında en çok ziyaretçi çeken müze haline getirdi.É o museu mais visitado no Reino Unido fora de Londres.
Birçokları tarafından törenin en çok dikkat çekeni ilan edilmiştir.Muitos esperam com impaciência a sua capitulação.
Bu kümenin dikkat çeken diğer yıldızları, Alfa Pictoris ve Beta Canis Minoris'dir.Outras estrelas nessa associação incluem Alpha Pictoris, Beta Canis Minoris e o aglomerado estelar IC 2391.
Salon seçilir ve tüm kentin genç kızlarının ilgisini çeken bir eğlence tertip edilir.Um lugar para inspiração e diversão para toda família.
Etkinliğin başını çeken rekabet Raw brand'inde John Cena ve Randy Orton arasında gerçekleşmiştir.A maior rivalidade do Raw foi entre John Cena e Randy Orton.
Büyük Çekici, Samanyolu Gökadası ile karşısındaki öteki gökadaları çeken çok büyük bir kütledir.É muito agressivo e territorial contra outros gaviões que passam próximo ao ninho.
Dikkatimizi çeken ancak önemli olmayan pek çok nokta vardı.""Ela falava coisas grandes mas ela prestava atenção nas coisas insignificantes."
İlk vidoyu çeken kontr vido çekemez.Maar de gewaarschuwde douane ziet hem niet verschijnen.
İlk filmini Prag'da Private Media için çeken Silvia, büyük bir başarıya ulaştı ve ABD'ye taşındı.Haar eerste Amerikaanse pornofilm werd gedraaid in Praag voor de Private Media Group en was een groot succes.
Akrep güçlü kuyruğuyla arabada başı çeken atı sokar.Het paard achter de wagen spannen. - Een probleem totaal verkeerd aanpakken.
Şimdi yoğun turist çeken bu alan pek çok hotel, banka ve pahalı Dükkanlara ev sahipliği yapar.Vandaag de dag is het gebied sterk toeristisch, waardoor er veel hotels, dure winkels, banken enzovoort zijn.
Adada başı çeken üç şehir vardır.Op het eiland liggen 3 gemeenten.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Luister veel, spreek op het juiste moment.
Perry, kanser ve HIV/AIDS nedeniyle acı çeken insanlara yardım sağlamayı amaçlayan örgütlere de destek oldu.Ook worden organisaties ondersteund die mensen met hiv of aids proberen te helpen.
Göçmen güvercin gibi dikkat çeken bazı göçmen kuşların soyu çoktan tükenmiştir.De pop van grootvleugeligen wordt wel exaraat genoemd.
1858 yılında ise havadan fotoğraf çeken ilk insan oldu.In 1888 was hij vermoedelijk de eerste die erin slaagde luchtfoto's vanaf een vlieger te maken.
Karanlık madde için başı çeken adaydır.Dit is de aanleiding tot het onderzoek naar donkere materie.
Acı bilmeyen bir doktor, acı çekenlerin ihtiyacını anlamaz.Een dokter die geen pijn kent, begrijpt de nood van mensen die pijn lijden niet.
Besmele çeken şöyle demiş olur: "Ya Rabb, şu an bir iş işleyeceğim.Powiedział on: «O biada mi!
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Słynie z świetnej jazdy na czas.
WR 25'in yakınlarında ise dikkat çeken ilginç bir üçlü yıldız sistemi olan Tr16-244 yer alır.W pobliżu WR 25 znajduje się interesująca gwiazda potrójna Tr16-244.
Yapı Londra'nın en çok turist çeken bölgelerinden biridir.Ratusz jest jednym z najbardziej efektywnych energetycznie budynków w Londynie.
"Özgün şarkılara çakma klip çekenlere sopa!".I – rzecz jasna – odwrót od pisania zwykłych przebojowych piosenek”.
Yeni İskoçya da en çok ilgi çeken turistik atraksiyondur.Są też największą ich turystyczną atrakcją.
Marcus Junius Brutus - Jül Sezar'ın suikastinde başı çekenlerden biri.Jego potomkiem był Marek Juniusz Brutus, jeden z zabójców Juliusza Cezara.
Bu bölge dünyanın en çok turist çeken bölgeleridir.Jest to najwyższa liczba turystów wśród wszystkich części świata.
Pascal’ın özellikle ilgisini çeken bir konu da Desargues’ın konik kesitler alanındaki çalışması olmuştur.Pascala szczególnie zainteresowały prace Desargues’a dotyczące krzywych stożkowych.
Cezalarını çeken 3 sanık tahliye oldu.Wyroki uniewinniające pozostałych oskarżonych zostały utrzymane w mocy.
Birleşik Krallık'ın çeşitli ulusal folk festivallerinde başı çeken isim olmuştur.Gloryfikowana jest przy tym pogańska przeszłość poszczególnych narodów.
Bu öz sunum türünde dikkat çeken nokta, bireyin öz kavramına ilişkin önemli gördüğü yönlerini yansıtmasıdır.Jednak ich wyobrażenie o własnym życiu mija się z tym co mógłby pokazać w tym temacie dyrektor.
Illinois eyaletinin ortak üniversite sisteminin başını çeken en büyük kurumdur.Uniwersytet Illinois ma największy system stowarzyszeń studenckich na świecie.
Bu durumda sistem az sönümlü olarak ifade edilir—titreşim analizinin en çok ilgi çeken kısmıdır.Portret zachował się w złym stanie co utrudnia stylistyczną analizę.
Kendi bağımsızlığına set çekenleri bertaraf etmeyi planlamaktaydı.Uciekali walczyć o własną niepodległość.
Bu dönemde Antrenör Recep Altun'un dikkatini çeken Selçuk, bu hocayla da özel çalışmalarına devam etti.Jest także trener Aleš Pipan, który miał wpływ na moją karierę.
Oyun, kart çeken oyuncunun solundaki oyuncuyla devam eder.Najpierw kartę ciągnie gracz który wziął lewę.
Bunlardan en dikkat çekeni ise STS-122’ dir.Besättningen på detta uppdrag var personer ur STS-126.
Kendilerine bakmakta güçlük çeken yaşlılar için özel bakım evleri mevcuttur.För småorten Djupviken, se Djupviken (småort).
İlk oyunsa, büyük kağıdı çeken kâğıtları dağıtır.I första uppdraget ska man hämta ett viktigt papper.
Dijital fotoğraf makinesi fotoğrafları elektronik olarak çeken ve saklayan elektronik bir cihazdır.En digital valuta är en valuta som skapas och lagras elektroniskt.
Bölümler, dikkat çeken örneklerle çeşitli filmi parodilerinden oluşmaktadır.Mellan utdelningarna av priserna framförs parodier av olika filmer.
Grup, çalışmaları sürdürdü ve rap endüstrisinde dikkat çeken birkaç mixtape serisi daha piyasaya çıkardı.Gruppen fortsatte att arbeta hårt och släppte flera mixtapes som väckte stor uppmärksamhet inom rapindustrin.
Çocuklardan biri anlatıcının kilisede dikkatini çeken kız, diğeri ise yedi yaşlarında bir oğlan çocuğudur.I romanen är ett av nyckelvittnena en pojke i samma ålder.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Det är utan tvekan den mest beklämmande och upplysande bok om politik jag någonsin läst.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Fallet var mycket uppmärksammat på sin tid.
Akımlar da,çünkü voltajı ve çeken direnci düzeltmek için azaltılacak.Orsaken är att de går sönder även vid en mild påkörning och måste lagas.
Erişim tarihi: 24 Ağustos 2016. ^ "En çok turist çeken ülkeler".Läst 4 december 2016. ^ The Richest Person In Every State.
Bunlardan en dikkat çekeni ise STS-122’ dir.НАСА польот «STS-122»
Karanlık madde için başı çeken adaydır.Це кандидат на основну складову темної матерії.
Burada dikkati çeken nokta savaş için hazırlıkların hızlı bir şekilde yapılmasıdır.Основне завдання, яке він поставив перед ними, полягало у прискореній підготовці до війни.
Eksen (tonik) sesi Re, alt çeken (sub dominant) sesi Sol ve çeken (dominant) sesi La'dır.Спів періодично переривається закличними звуками, зверненими до Кунгир-буга — «Ҡуңыр буға, һау-һау».
Maddi zorluk çeken bir anneyi canlandırdığı 2007 yapımı Danimarka filmi Daisy Diamond alkış aldı.В 2007 вона зіграла в данській картині Дейзі Діамант (Daisy Diamond) за яку була відзначена нагородами.
İlgili Sayfalar