çeken ile cümle

çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
O Amerika'da önceki vatandaş haklarından... ...acı çeken tek insan değildi.הוא לא היה היחיד שסבל מחוסר זכויות האדם בארה"ב.
O Amerika'da önceki vatandaş haklarından... ...acı çeken tek insan değildi.فهو لم يكن الوحيد الذي عانى من العنصرية
O Amerika'da önceki vatandaş haklarından acı çeken tek insan değildi.彼だけが優れた演説家だった わけでもありません
O Amerika'da önceki vatandaş haklarından... ...acı çeken tek insan değildi.苦しんでいたのは彼だけではありません 彼だけが優れた演説家だったわけでもありません
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.학습 장애를 가진 여학생이 100 명이면 남학생은 276 명입니다.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Cứ 100 bé gái không có khả năng học tập, có 276 bé trai.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.For hver 100 piger med indlæringsvanskeligheder, er der 276 drenge.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.För värje 100 flickor med en inlärningssvårighet, finns det 276 pojkar.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Für alle 100 Mädchen mit einer Lernschwäche, gibt es 276 Jungen.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Minden 100 tanulászavaros lányra 276 fiú jut.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Na każde 100 dziewczyn z problemami z uczeniem, przypada 276 chłopców.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Na každých 100 dívek s poruchami učení tu máme 276 kluků.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Pentru 100 de fete cu o incapacitate de a învăța, sunt 267 de băieți.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Per ogni 100 ragazze con problemi di apprendimento di ragazzi ce ne sono 276.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Por cada 100 niñas con dificultades de aprendizaje, hay 276 niños en igual situación.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Por cada 100 raparigas com dificuldades de aprendizagem, há 276 rapazes.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Pour chaque centaine de filles avec des troubles d'apprentissage, il y a 276 garçons.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Untuk setiap 100 anak perempuan yang memiliki kesulitan belajar, ada 276 anak laki-laki.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Voor elke 100 meisjes met leerbeperkingen, zijn er 276 jongens.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.Για κάθε 100 κορίτσια με μαθησιακή αναπηρία, υπάρχουν 276 αγόρια.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.На всеки 100 момичета с проблеми при обучението, има 276 момчета.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.На каждые 100 девочек с трудностями в обучении имеется 276 мальчиков.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.На кожних 100 дівчат із труднощами у навчанні припадає 276 хлопців.
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.על כל 100 בנות עם מוגבלות למידה יש 276 בנים
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.و لكل مئة فتاة لديها اعاقة تعليمية .. يوجد 276 شاباً لديه نفس الامر
Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var.男子では276となり 情緒障害と診断される
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.A będąc w piekle, podniósłszy oczy swe, gdy był w mękach, ujrzał Abrahama z daleka, i Łazarza na łonie jego.
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.És a pokolban felemelé az õ szemeit, kínokban lévén, és látá Ábrahámot távol, és Lázárt annak kebelében.
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.저가 음부에서 고통 중에 눈을 들어 멀리 아브라함과 그의 품에 있는 나사로를 보고
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.Người giàu ở nơi âm phủ đang bị đau đớn, ngước mắt lên, xa thấy Áp-ra-ham, và La-xa-rơ trong lòng người;
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.Người giàu ở nơi âm_phủ đang bị đau_đớn , ngước mắt lên , xa thấy Áp - ra-ham , và La-xa-rơ trong lòng người ;
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.No hades, ergueu os olhos, estando em tormentos, e viu ao longe a Abraão, e a Lázaro no seu seio.
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.Potom v pekle pozdvih očí svých, v mukách jsa, uzřel Abrahama zdaleka, a Lazara v lůnu jeho.
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.Potom v pekle, v mukách, pozdvihnul svoje oči a videl Abraháma zďaleka a Lazara v jeho lone.
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.Stando nell'inferno tra i tormenti, levò gli occhi e vide di lontano Abramo e Lazzaro accanto a lui
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.Y en el Hades, estando en tormentos, alzó sus ojos y vio de lejos a Abraham, y a Lázaro en su seno
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.И в аде, будучи в муках, он поднял глаза свои, увидел вдали Авраама и Лазаря на лоне его
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.И в пъкъла, като беше на мъки и подигна очи, видя отдалеч Авраама и Лазаря в неговите обятия.
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.І в пеклї зняв він очі свої, бувши в муках, і побачив оддалеки Авраама, й Лазаря на лоні його.
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.ובהיותו במכאבות בשאול וישא את עיניו וירא את אברהם מרחוק ואת לעזר בחיקו׃
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.فرفع عينيه في الهاوية وهو في العذاب ورأى ابراهيم من بعيد ولعازر في حضنه.
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.他 在 陰 間 受 痛 苦 、 舉 目 遠 遠 的 望 見 亞 伯 拉 罕 、 又 望 見 拉 撒 路 在 他 懷 裡
Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü.他 在 陰間 受 痛苦 、 舉目遠遠 的 望見 亞伯拉罕 、 又 望 見拉撒路 在 他 懷裡
Onu aşağı doru çeken bir yer çekimi var ama onu bu tarafa doğru çekmez.Очевидно, что сила тяжести давит в сторону земли, но ничего не по окружности, вот сюда.
Onu aşağı doru çeken bir yer çekimi var ama onu bu tarafa doğru çekmez.Там, очевидно, є сила тяжіння, що тягне гас до землі але нічого не притягує як це
Onu aşağı doru çeken bir yer çekimi var ama onu bu tarafa doğru çekmez.ברור שיש גרביטציה המושכת כלפי מטה לכוון הקרקע. אבל שום דבר אינו מושך הצידה וגורם
Onu aşağı doru çeken bir yer çekimi var ama onu bu tarafa doğru çekmez.هنالك جاذبية تسحبها للاسفل بأتجاه الارض ولكن لا يوجد شيئ يسحبها مثل هذه
Onu dairenin merkezine doğru çeken bir yer çekimi de yok.Никакой силы тяготения тут тоже нет.
Onu dairenin merkezine doğru çeken bir yer çekimi de yok.Це не якесь чарівне тяжіння, що притягує до центру кола
Onu dairenin merkezine doğru çeken bir yer çekimi de yok.אין איזושהי גרביטצית קסם המושכת לכוון המרכז.
Onu dairenin merkezine doğru çeken bir yer çekimi de yok.هنالك لا يوجد جاذبية سحرية لسحبها باتجاه مركز الدائرة
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.C'era qualcosa di quel luogo che mi attirava.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.Có điều gì đó ở nơi này đã có sức lôi kéo tới tôi.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.Diese Gegend hatte etwas, das mich magisch anzog.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.Era ceva legat de acel loc care mă atrăgea într-acolo.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.Había algo de ese lugar que me atraía.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.Iets aan die plek trok me aan.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.Il y avait quelque chose dans ce lieu qui m'attirait à lui.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.정말이지 그곳에는 뭔가 저를 빨아들이는 게 있었습니다.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.Na tom mieste je niečo, čo ma tam ťahalo.
İlgili Sayfalar