çeken ile cümle
çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.Volt valami ebben a helyben, ami vonzott engem.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.W tym miejscu było coś co ciągnęło mnie tam.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.Было что-то в этом месте, что притягивало меня к себе.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.Имаше нещо в онова място, което ме притегляше към него.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.היה משהו באיזור הזה שמשך אותי אליו.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.كان هناك شيء في ذا المكان قد اجتذبني اليه.
Orada beni oraya çeken bir şey vardı.北極にはありました 時として 夢が実現するには
Orada, çocuklarını kaybetmiş, çok acı çeken Filistinliler gördük ve hala barış süreci ve uzlaşmaya inanıyoruz.우리는 많이 고통받고, 아이들을 잃었던 팔레스타인들이 있다는 걸 보았지요. 그리고 여전히 평화의 과정과 화해의 과정속에서 믿고 있지요.
Orada, çocuklarını kaybetmiş, çok acı çeken Filistinliler gördük ve hala barış süreci ve uzlaşmaya inanıyoruz.כשאנחנו רואים שיש פלסטינאים שסבלו מאד, איבדו ילדים, ועדיין מאמינים בתהליך השלום ומאמינים בפיוס.
Orada, çocuklarını kaybetmiş, çok acı çeken Filistinliler gördük ve hala barış süreci ve uzlaşmaya inanıyoruz.نحن نرى أن هناك فلسطينيين عانوا كثيراً، الذين فقدوا أطفالهم، ومايزالون يؤمنون بعملية السلام للمصالحة.
Orada, çocuklarını kaybetmiş, çok acı çeken Filistinliler gördük ve hala barış süreci ve uzlaşmaya inanıyoruz.和解を信じていることです 同じ境遇の我々が話しあって
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Ada bintang kecil yang memboncengnya.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.C'è un ofiuroide che approfitta del passaggio.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Den har en slangestjerne med som blaffer.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Er zit een meeliftende slangster op.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Es hat einen Schlangenstern als Passagier.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Está a dar boleia a um ofiuróide.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Il a une ophiure comme passager.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.위에 히치하이크한 불가사리와 함께있죠.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Lleva a una estrella de mar como pasajera.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Nó là một sao biển giòn chuyên đi quá giang.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Pohybuje sa pomocou hviezdice.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Pohybuje se pomocí malé hvězdice.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Posiada wężowidło-autostopowicza.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.S-a agățat de o stea cu brațe flexibile ca să se deplaseze.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Van egy kígyókarú csillaga is, útitársnak.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Его оседлала офиура.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.Има една крехка звезда, пътуваща на стоп.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.На ньому примостилася офіура.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.נצמד אליה לטרמפ כוכב-זרועות.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.انه يملك ايدي على شكل نجمة البحر
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.緑のライトセーバーになります
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Akkor monda néki Jézus: Tedd helyére szablyádat; mert a kik fegyvert fognak, fegyverrel kell veszniök.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Alors Jésus lui dit: Remets ton épée à sa place; car tous ceux qui prendront l`épée périront par l`épée.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Atunci Isus i -a zis: ,,Pune-ţi sabia la locul ei; căci toţi ceice scot sabia, de sabie vor pieri.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Da sa Jesus til ham: Stikk ditt sverd i skjeden! for alle som griper til sverd, skal falle for sverd.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek."Doe dat zwaard weg", zei Jezus tegen hem. "Wie geweld gebruikt, zal zelf door geweld omkomen.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Ðức Chúa Jêsus bèn phán rằng: Hãy nạp gươm vào vỏ; vì hễ ai cầm gươm thì sẽ bị chết về gươm.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Ðức_Chúa_Jêsus bèn phán rằng : Hãy nạp gươm vào vỏ ; vì hễ ai cầm gươm thì sẽ bị chết về gươm .
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Entonces Jesús le dijo: --Vuelve tu espada a su lugar, porque todos los que toman espada, a espada perecerán
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.이에 예수께서 이르시되 네 검을 도로 집에 꽂으라 검을 가지는 자는 다 검으로 망하느니라
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Tedaj mu veli Jezus: Vtakni meč svoj na mesto njegovo; kajti vsi, ki primejo za meč, z mečem poginejo.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Tedy dí jemu Ježíš: Obrať meč svůj v místo jeho; nebo všickni, kteříž meč berou, od meče zahynou.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Tedy mu rzekł Jezus: Obróć miecz swój na miejsce jego; albowiem wszyscy, którzy miecz biorą, od miecza poginą.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Vtedy mu povedal Ježiš: Daj svoj meč zpät na jeho miesto, lebo všetci, ktorí berú meč, zahynú mečom.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Тогда говорит ему Иисус: возврати меч твой в его место, ибо все, взявшие меч, мечом погибнут;
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.Тоді рече до него Ісус: Верни меч твій в місце його: всі бо, що візьмуть ся за меч, од меча погинуть.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.ויאמר אליו ישוע השב את חרבך אל תערה כי כל אחזי חרב בחרב יאבדו׃
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.فقال له يسوع رد سيفك الى مكانه. لان كل الذين يأخذون السيف بالسيف يهلكون.
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.耶 穌 對 他 說 、 收 刀 入 鞘 罷 . 凡 動 刀 的 、 必 死 在 刀 下
O zaman İsa ona, ‹‹Kılıcını yerine koy!›› dedi. ‹‹Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.耶穌對 他 說 、 收 刀 入 鞘罷 . 凡動刀 的 、 必死 在 刀下
O zamanlar bana, gözlemci gözlenendir sorusunda orada ilgi çeken birşeyler olduğu görünmüstü.같은 맥락에서 이론을 발전시켜 나가고 있었습니다 심지어 당시의 나에게는 관찰자가 관찰되는 것인가라는 질문에
O zamanlar bana, gözlemci gözlenendir sorusunda orada ilgi çeken birşeyler olduğu görünmüstü.Připadalo mi, že v tu dobu dokonce tam bylo něco... otázka, která mě zaujala... že pozorovatel je pozorované.
O zamanlar bana, gözlemci gözlenendir sorusunda orada ilgi çeken birşeyler olduğu görünmüstü.Ya entonces me pareció que había allí un tema de interés en la cuestión de que el observador es lo observado.
Özellikle ilgimi çeken konu ise gelecekteki finansal benlikle olan alaka.Em particular, estou interessado no relacionamento com o eu financeiro do futuro.
Özellikle ilgimi çeken konu ise gelecekteki finansal benlikle olan alaka.En particular, estoy interesado en la relación con el propio futuro financiero.
Özellikle ilgimi çeken konu ise gelecekteki finansal benlikle olan alaka.En particulier, je m'intéresse à la relation au futur moi financier.
Özellikle ilgimi çeken konu ise gelecekteki finansal benlikle olan alaka.Ik ben vooral geïnteresseerd in de relatie met het toekomstige financiële zelf.
Özellikle ilgimi çeken konu ise gelecekteki finansal benlikle olan alaka.In particolare mi interessa il collegamento con l'Io futuro finanziario.
Özellikle ilgimi çeken konu ise gelecekteki finansal benlikle olan alaka.În particular, sunt interesat de relaţia cu eul financiar viitor.
İlgili Sayfalar