çeken ile cümle
çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.Así que fui a verlo porque ha trabajado en fobias durante mucho tiempo, tema que me interesa mucho.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.Chtěl jsem ho poznat, protože zrovna dlouho pracoval na fóbiích, o které se hodně zajímám.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.Così sono andato a trovarlo perché per molto tempo ha lavorato sulle fobie che mi interessano molto.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.Então fui visitá-lo porque ele trabalha em fobias há muito tempo, o que também me interessa.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.És elmentem hozzá, mert régóta fóbiákkal foglalkozik, amik engem is nagyon érdekelnek.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.Išiel som ho navštíviť, pretože dlho skúmal fóbie a táto téma ma veľmi zaujíma.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.맨두라가 오랜동안 병적 공포증에 대해 연구를 했기 때문에 그를 만나러 갔어요. 물론 저는 공포증이란 것에 대단한 관심을 가지고 있었구요.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.Saya menemuinya karena dia sudah lama bekerja pada fobia, bidang yang bagi saya menarik.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.Spotkałem się z nim, bo ostatnio pracował nad fobiami, czym się bardzo interesuję.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.Срещнах се с него, защото от дълго време той работеше върху фобиите, от които много се интересувам.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.Я встретился с ним, потому что он долгое время работал над фобиями, что меня тоже очень интересует.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.Я зустрівся з Бендурою, тому що він досить довго вивчав фобії, а я ними дуже цікавлюся.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.אז הלכתי לפגוש אותו מפני שהוא בדיוק עבד על פוביות זמן רב, שאני מאוד מתענין בהן.
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.فذهبت لألتقي به لأنه اشتغل لمدة طويلة عن الفوبيات وهي مسألة أنا جد مهتمٍ بها
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.所以我走去揾佢 由於佢長時間研究恐懼症 而我對呢個題目好有興趣
Kendisini ziyaret ettim, çünkü benim de oldukça ilgimi çeken fobiler üzerindeki araştırmasını yeni bitirmişti.私がとても興味を持っている 恐怖症について 彼が長年研究していたからです 彼はある手法を 開発していました
Kendi ülkesinden uzakta yaşayan çoğu kimse, ülkesini terk etmek istemeyen ve vatan hasreti çeken mülteciler.A hazájukat elhagyók közül sokan menekültek, akik nem akartak eljönni onnan, és hazavágynak.
Kendi ülkesinden uzakta yaşayan çoğu kimse, ülkesini terk etmek istemeyen ve vatan hasreti çeken mülteciler.자신의 나라에서 살고 있지 않은 사람들 중 다수는 자신의 고향을 떠나고 싶어하지 않고 향수병을 앓던 망명자들입니다.
Kendi ülkesinden uzakta yaşayan çoğu kimse, ülkesini terk etmek istemeyen ve vatan hasreti çeken mülteciler.Wielu obcokrajowców to uchodźcy, którzy pragną wrócić do swoich domów.
Kendi ülkesinden uzakta yaşayan çoğu kimse, ülkesini terk etmek istemeyen ve vatan hasreti çeken mülteciler.רבים מהאנשים החיים במדינות לא שלהם הם פליטים שאף פעם לא רצו לעזוב את ביתם ומתגעגעים לחזור הביתה.
Kendi ülkesinden uzakta yaşayan çoğu kimse, ülkesini terk etmek istemeyen ve vatan hasreti çeken mülteciler.故郷を離れたいなど 思ったこともなく 帰郷を切望しています でも 幸運な者にとっては
Kendi yurdu olmayan bir yerde yabancılık çeken ve kendini tanımayan insanlara gidin. İşte bu insanlara gidin.Die das Wissen um Ihre Vergangenheit verloren haben und Fremde in einem fremden Land sind.
Kendi yurdu olmayan bir yerde yabancılık çeken ve kendini tanımayan insanlara gidin. İşte bu insanlara gidin.누가 자신과 그들은 땅에서 낯선 사람에 게는 지식에서 손실 됩니다. 그 사람에 게 이동 합니다. 이동
Kendi yurdu olmayan bir yerde yabancılık çeken ve kendini tanımayan insanlara gidin. İşte bu insanlara gidin.الذين ضاعوا عن معرفة أنفسهم الذين هم غرباء في أرض ليست لهم. اذهبوا لأولئك الناس. اذهبوا
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Ancora nessun imbroglio.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.A nebylo žádné podvádění.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.És nem csaltak.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Ingen snyd overhovedet.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Inget fuskande överhuvudtaget.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Không có bất kỳ gian lận nào
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Kukaan ei huijannut.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Nada de hacer trampa.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Não houve qualquer batota.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Niciun fel de trişare.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Niemand hat geschummelt.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Niemand speelde vals.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Nikt nie oszukiwał.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Pas du tout de tricherie.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Vôbec žiadne podvody.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Κανένας δεν έκλεψε.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Никакви измами.
Kesinlikle kopya çeken olmadı.Никакого обмана вообще.
Kızılderililerin fotoğrafını çeken bir beyazın fotoğrafını çeken bir kızılderili.인디언의 사진을 찍고 있는 백인들을
Kızılderililerin fotoğrafını çeken bir beyazın fotoğrafını çeken bir kızılderili.Người Da Đỏ chụp hình người da trắng đang chụp hình Người Da Đỏ.
Kızılderililerin fotoğrafını çeken bir beyazın fotoğrafını çeken bir kızılderili.היא של אינדיאני מצלם אנשים לבנים מצלמים תמונות
Kızılderililerin fotoğrafını çeken bir beyazın fotoğrafını çeken bir kızılderili.هندي احمر يلتقط صوره لأشخاص بيض يلتقطون صور
Kızılderililerin fotoğrafını çeken bir beyazın fotoğrafını çeken bir kızılderili.その姿がインディアンに撮られているというもの(笑)
Kriz sürerken en büyük acıyı çeken ortalama vatandaş olmakta.A população é a que mais sofre com a crise que se arrasta.
Kriz sürerken en büyük acıyı çeken ortalama vatandaş olmakta.Ce sont les civils ordinaires qui endurent le plus de souffrances, alors que la crise s'éternise.
Kriz sürerken en büyük acıyı çeken ortalama vatandaş olmakta.Son las personas comunes y corrientes las que atraviesan el mayor sufrimiento, mientras la crisis se prolonga.
Kriz sürerken en büyük acıyı çeken ortalama vatandaş olmakta.Sono i comuni civili le vittime più colpite da questa crisi che non accenna a finire.
Kriz sürerken en büyük acıyı çeken ortalama vatandaş olmakta.От этого кризиса, который продолжается до сих пор, сильнее всего страдают простые мирные жители.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Aveam reputaţia de a fi interesat de pacienţi cu oboseală cronică.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Avevo la reputazione di interessarmi in pazienti affetti da stanchezza cronica.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Eu tinha a reputação de me interessar por doentes com fadiga crónica.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Ich hatte einen Ruf für mein Interesse an Patienten mit chronischer Müdigkeit.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Ik had de reputatie geïnteresseerd te zijn in patiënten met chronische vermoeidheid.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Jag hade ett rykte om att vara intresserad av patienter med kroniskt trötthetssyndrom.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.J'avais la réputation d'être intéressé par les patients atteints de fatigue chronique.
Kronik yorgunluk çeken hastalarla ilgilendiğime dair bir ünüm vardı.Jeg havde et ry for at være interesseret i patienter med kronisk træthed.
İlgili Sayfalar