çeken ile cümle
çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.背負 流 人血 之罪 的 、 必 往 坑 裡 奔跑 、 誰 也 不 可 攔 阻他
Akıl hastalığından acı çeken genç erkekler gördüm.정신지체가 있는데도 불구하고 도움을 청하지 못하는 젊은 청년들을 봤습니다.
Ama bunu canlı bir sineğe asla yapmam. (Kahkahalar) Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Mas nunca o faria a uma mosca viva... (Risos) ... porque já ouvi uma mosca com dores.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.若 為 作 基 督 徒 受 苦 、 卻 不 要 羞 恥 . 倒 要 因 這 名 歸 榮 耀 給 神
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.Ale ak trpí ako kresťan, nech sa nehanbí, ale nech oslavuje Boha v tej čiastke.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.če pa trpi kot kristjan, ne bodi ga sram, a slavi naj Boga v tem imenu.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.Jestliže pak kdo trpí jako křesťan, nestyď se za to, ale oslavujž Boha v té částce.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.만일 그리스도인으로 고난을 받은즉 부끄러워 말고 도리어 그 이름으로 하나님께 영광을 돌리라
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.Lecz jeźli cierpi jako chrześcijanin, niech się nie wstydzi, owszem niech chwali Boga w tej mierze.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.Leidet er aber als ein Christ, so schäme er sich nicht; er ehre aber Gott in solchem Fall.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.Ma se uno soffre come cristiano, non ne arrossisca; glorifichi anzi Dio per questo nome
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.mas, se padece como cristão, não se envergonhe, antes glorifique a Deus neste nome.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.men lider han som en Kristen, da skamme han sig ikke, men prise Gud for dette Navn!
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.men lider han som kristen, da skal han ikke skamme sig, men prise Gud for dette navn.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.Men om någon får lida för att han är en kristen, då må han icke blygas, utan prisa Gud för detta namns skull.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.mutta jos hän kärsii kristittynä, älköön hävetkö, vaan ylistäköön sen nimensä tähden Jumalaa.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.pedig mint keresztyén [szenved,] ne szégyelje, sõt dicsõítse azért az Istent.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.Pero si alguno padece como cristiano, no se avergüence; más bien, glorifique a Dios en este nombre
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.αλλ' εαν πασχη ως Χριστιανος, ας μη αισχυνηται, αλλ' ας δοξαζη τον Θεον κατα τουτο.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.а если как Христианин, то не стыдись, но прославляй Бога за такую участь.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.и всяка ваша грижа възложете на Него, защото Той се грижи за вас.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.коли ж яко Християнин, то нехай ве соромить ся, а прославляє Бога за сю участь.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.ואם יענה כאחד המשיחיים אל יבוש כי אם יודה לאלהים על הדבר הזה׃
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.ولكن ان كان كمسيحي فلا يخجل بل يمجد الله من هذا القبيل.
Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.若為 作 基督徒 受苦 、 卻 不 要 羞恥 . 倒要 因 這名歸榮 耀給神
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Ale právě ona společenskost zřejmě přitahovala Michaela Crichtona.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Ale práve táto spoločenskosť zrejme priťahovala Michaela Crichtona.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Doch dieser soziale Aspekt hat wohl Michael Crichton gereizt.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.És ez a szociális dolog, úgy hiszem, ez vonzotta Michael Crichtont.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Este tocmai acest aspect social cel care, cred, l-a atras pe Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.그러나 제 생각엔 이 사회적 동물이 마이클 크라이튼 씨를 매료했던 것 같습니다.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Maar het is dat sociale aspect dat Michael Crichton aantrok, denk ik.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Ma credo sia l'aspetto sociale che ha attratto Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Mais je pense que c'est cet aspect social qui attira Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Mas penso que foi aquele lado social que atraíu Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Men det är den där sociala biten som jag antar lockade Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Men det der sociale tror jeg, tiltrak Michael Crichton
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Nhưng tôi đoán chính đặc điểm sống theo bầy đàn đã hấp dẫn Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Pero este aspecto social es lo que, supongo, atrajo a Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Tapi perihal sosial itulah yang menurut saya menarik Michael Crichton.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.To cechy towarzyskie zainspirowały Michaela Crichtona.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Αλλά είναι αυτό το θέμα περί κοινωνικότητας που υποθέτω προσέλκυσε τον Μάικλ Κράιτον.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Но, кажется, это именно та социальная черта, которая так понравилась Майклу Крайтону.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.Но точно този социален въпрос, предполагам, е привлякъл Майкъл Крайтън.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.אבל זה העניין החברתי שלדעתי משך את מייקל קרייטון.
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.واعتقد ان كونها كائنات اجتماعية هو ما جذب "مايكل كراتشون"
Ama Michale Crichton'un da ilgisini çeken onların bo sosyla yönüydü.マイケル・クライトンを魅了したのではないでしょうか 彼の著書(ジュラシックパーク)で 恐竜は社会的な動物として描かれ
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.Aber wir können nicht sehen, was sie von einander getrennt hält, oder was sie zu einander zieht.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.Ale nemůžeme vidět to, co je odděluje, ani to, co je drží pohromadě.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.Ale nie widzimy, co trzyma je z dala od siebie ani co je do siebie przyciąga.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.Dar nu vedem ce le ține separat, sau ce le atrage împreună.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.그러나 우리는 무엇이 그것들을 떨어뜨려 놓았는지, 또는 무엇이 그것들을 함께 끌어당기는지 모릅니다.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.Maar we kunnen niet zien wat hen uit elkaar houdt of wat hen samenhoudt.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.Mais nous ne pouvons voir ce qui les tient à distance, ou ce qui les rapproche.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.Ma non ciò che li tiene lontani o ciò che li fa avvicinare.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.Pero no lo que los separa o lo que los atrae.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.Αλλά δε μπορούμε να δούμε τι τα κρατάει μακρυά, ή τι τα φέρνει κοντά.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.Но мы не видим, что удерживает их на расстоянии, или что их притягивает.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.Но не виждаме какво ги държи разделени или какво ги събира заедно.
Ama onları ayrı tutanın veya bir araya çekenin ne olduğunu göremeyiz.אך לא את מה שמפריד אותן, או את זה שמושך אותן אחת לשניה.
İlgili Sayfalar