çeken ile cümle
çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Hãy nhìn vào sự tăng đột biến trong năm 1966 của chương trình truyền hình.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!-- kijk naar de stijging in 1966 -- op een voorlopers-show.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Lihat layar ini menanjak tahun 1966 ke sebuah acara baru.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Olhem para este pico verde em 1966 para o programa que indica a tendência.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Proszę spojrzeć jak satyra wybiła się w 1966 na wyższą pozycję.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Regardez cette pointe en 1966 pour une émission qui sert d'indicateur.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Sehen Sie sich diese Spitze im Jahr 1966 an für eine richtungsweisende Sendung.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Uitaţi-vă la această creștere din 1966 a unei emisiuni-etalon.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Veamos esta subida en la pantalla en 1966 con un programa indicador de tendencias.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Δείτε αυτή την κορύφωση το 1966 για μια εκπομπή-προάγγελο.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Погледнете този пик през 1966-та година от предаването-водач.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Подивіться на екран на цей стрибок в 1966 році на це шоу.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!Посмотрите на этот резкий скачок в 1966 году на лидирующую передачу.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!הביטו בעלייה החדה הזו ב- 1966 תוכנית מובילה.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!انظروا الى هذا الارتفاع في الشاشة في عام 1966 إلى عرض الريادة.
1966'da önü çeken programların yükselişine bir bakın!この先導的な番組への反応です 業界で大ヒットと言うときには
Aci çekenin irkina, cinsiyetine veya türünden bagimsiz olarak.,ללא הבדלה בין הגזע, המין .או הזן של היצור שסובל
Acı çekenin ırkına, cinsiyetine veya türünden bağımsız olarak.ללא הבדלה בין הגזע, המין, או הזן של היצור שסובל.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.A szenvedő emberek véréből csapolják le.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Ci de pe urma popurului în suferință.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Door het bijeen te harken over de ruggen van hun lijdende bevolking.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.En le râtissant sur le dos de leur peuple qui souffre.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Indem sie es von ihrem leidenden Volk stehlen.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.그들의 고통 받는 국민들의 등짝을 긁어모아 얻은 돈입니다.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Lo hacen rastrillándolo de las espaldas de su sufrido pueblo.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Prelevandone una quota dal loro popolo sovrano.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Κλέβοντας το φτωχό λαό τους.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Като го заграбват от гърбовете на техния страдащ народ.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Они отнимают его у страдающего населения.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.בכך שהם גורפים אותו מגבם של אנשיהם הסובלים.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.بل على ظهر شعوبهم الذين يعانون.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.富の創出ではなく 富の再分配です
Acı çeken insanları, sevdiğimiz insanları düşünürüz; ama bir noktada, hepsini istila eden bir durum olabilir.Gondolunk szenvedőkre, gondolunk szeretteinkre, de elérkezik egy pont, ahol ez mindenre kiterjedővé válik.
Acı çeken insanları, sevdiğimiz insanları düşünürüz; ama bir noktada, hepsini istila eden bir durum olabilir.고통받는 사람을 떠올리거나 사랑하는 사람을 생각하죠. 하지만 어느 시점이 되면 자애심만이 만연한 상태가 되죠.
Acı çeken insanları, sevdiğimiz insanları düşünürüz; ama bir noktada, hepsini istila eden bir durum olabilir.Наши мысли — о страдающих, о тех, кого мы любим. И в какой-то момент состояние становится всеобъемлющим.
Acı çeken insanları, sevdiğimiz insanları düşünürüz; ama bir noktada, hepsini istila eden bir durum olabilir.نفكر فى الناس الذين يعانون , نفكر فى الناس الذين نحبهم , لكن عند نقطة معينة , تكون حاله تسود وتعم الكل .
Acı çeken insanları, sevdiğimiz insanları düşünürüz; ama bir noktada, hepsini istila eden bir durum olabilir.やがて慈しみがあふれて全てを覆い尽くすことができるのです 初期的な結果をここに示します これはすでに公開されているのでお話できます
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Az ember, a kit ember-vér terhel, a sírig fut; senki ne támogassa õt.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Člověka, kterýž násilí činí krvi lidské, ani nad jamou, když utíká, žádný ho nezadrží.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Človek, obremenjen s krvjo človeško, je na begu prav do groba; nihče ga ne zadržuj!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Človek, obťažený ľudskou krvou, uteká až do jamy; nech ho nepodporia!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Człowieka, który gwałt czyni krwi ludzkiej, choćby i do dołu uciekał, nikt nie zatrzyma.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.El hombre que carga con un delito de sangre huirá hasta la fosa, y nadie lo detendrá
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.En människa som tryckes av blodskuld bliver en flykting ända till sin grav, och ingen må hjälpa en sådan.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Et Menneske, der tynges af Blodskyld, er på Flugt til sin Grav; man hjælpe ham ikke.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Ihmisen, jota verivelka painaa, on pakoiltava hamaan hautaan asti; älköön häntä suojeltako.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Kẻ mắc tội đổ huyết của người nào Sẽ trốn đến mồ mả; chớ có ai ngăn cản nó!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Kẻ mắc tội đổ huyết của người nào Sẽ trốn đến mồ_mả ; chớ có ai ngăn_cản nó !
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.사람의 피를 흘린 자는 함정으로 달려갈 것이니 그를 막지 말지니라
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.O homem culpado do sangue de qualquer pessoa será fugitivo até a morte; ninguém o ajude.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Seorang pembunuh akan merasa dikejar terus sampai ajalnya; tak seorang pun dapat menahan dia
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Un homme chargé du sang d`un autre Fuit jusqu`à la fosse: qu`on ne l`arrête pas!
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Un om al cărui cuget este încărcat cu sîngele altuia, fuge pînă la groapă: nimeni să nu -l oprească. -
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Un uomo perseguitato per omicidio fuggirà fino alla tomba: nessuno lo soccorre
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Ο ανθρωπος ο ενοχος αιματος ανθρωπου θελει σπευσει εις τον λακκον ουδεις θελει κρατησει αυτον.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Человек, виновный в пролитии человеческой крови, будет бегать до могилы, чтобы кто не схватил его.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.Човек, който е товарен с кръвта на друг човек, Ще побърза да отиде в ямата; никой да го не спира.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.אדם עשק בדם נפש עד בור ינוס אל יתמכו בו׃
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.الرجل المثقّل بدم نفس يهرب الى الجب. لا يمسكنه احد.
Adam öldürmekten vicdan azabı çeken, mezara dek kaçacaktır; Kimse ona yardım etmesin.背 負 流 人 血 之 罪 的 、 必 往 坑 裡 奔 跑 、 誰 也 不 可 攔 阻 他
İlgili Sayfalar