çeşitlilik ile cümle

çeşitlilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dinsel yapıda da çeşitlilik vardı.Dar au existat diferențe chiar și în practicile religioase.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Regiunea este una cu o diversitate mare etnică.
Birçok Afrika ülkesinde olduğu gibi, Senegal halkının etnik kökeni de çeşitlilik göstermektedir.Ca și în cele mai multe grupuri etnice, definiția de „finlandez” poate varia.
Üst organizmalardan farklı olarak bakterilerde görülen metabolik tipler büyük bir çeşitlilik sergiler.Spre deosebire de organismele superioare, bacteriile prezintă o mare varietate de tipuri metabolice.
Bütün bölgede çok seyrek yerleşim olduğundan flora ve fauna çok çeşitlilik gösterir.Ca peste tot în Galapagos, fauna și flora oferă aici un spectacol remarcabil.
Dünya'daki tropik bölgelerin haricinde Çin, her kategoride en fazla biyolojik çeşitlilik gösteren ülkedir.China este țara din afara tropicelor cu cea mai mare biodiversitate.
Amino asitler ikincil yapı elemanları oluşturma yetenekleri bakımından çeşitlilik gösterir.Aminoacizii au un comportament diferit vis-a-vis de posibilitatea formării structurii secundare.
Böylece genetik çeşitlilik sağlanır.Așa procedează ingineria genetică.
Ailenin etnik yapısı çeşitlilik gösterir.Structura națională a populației este diversă.
Uluslararası camiadan müdahaleye verilen tepkiler çeşitlilik gösterdi.Reacțiile internaționale față de atentat au fost variate.
Vikanlar arasında uygulamalar çeşitlilik göstermektedir.Suprapunerile dintre diferitele categorii este evidentă.
Arşiv filmleri Hollywood klasiklerinden öksüz filmlerine kadar çeşitlilik gösterir.Registrul include o gamă largă de filme de la filme hollywoodiene clasice la filme obscure.
Çeşitlilik ortadan kalkar.Megszűnnek a különbségek.
Çeşitlilik türün günümüze ulaşmasını sağladı.Így jött létre a mai lét sokszínűsége.
1933) Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik GünüA biológiai sokféleség nemzetközi napja.
İlin iki denize kıyısı bulunduğundan balık türlerinde çeşitlilik görülür.Mivel három oldalról tenger veszi körül, sok halat lehet fogni.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Morfológiája rendkívül változatos.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Eläinten seksuaalinen käyttäytyminen ilmenee monissa eri muodoissa jopa saman lajin sisällä.
Dinsel yapıda da çeşitlilik vardı.Uskonnossa oli eroja.
2010 yılında "Avrupa Biyolojik Çeşitlilik Başkenti" seçilmiştir.Vuosi 2010 oli Yhdistyneiden kansakuntien kansainvälinen biodiversiteetin vuosi.
Çeşitlilik ortadan kalkar.Ero on kuitenkin poistunut.
Arşiv filmleri Hollywood klasiklerinden öksüz filmlerine kadar çeşitlilik gösterir.Vähäeleinen elokuva eroaa ilmeiltään mahtipontisista Hollywoodin historiankuvauksista.
1990 Göç Yasası mevcut ve kalıcı Çeşitlilik Vizesi (DV) programını kurdu.Vuoden 1902 vesioikeuslaki sisälsi jo selkeän yleiskieltoihin perustuvan lupajärjestelmän.
Biyolojik çeşitlilik bakımından varsıl olan bölge 2009 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınmıştır.Runsaan, monipuolisen eläimistönsä takia alue liitettiin Unescon maailmanperintöluetteloon vuonna 2003.
Bu çeşitlilik, bölgedeki avcı-toplayıcı toplulukların tarıma geçişlerini ivmelendirmiştir.Heidän tekemiään ovat alueelta tavatut peuranpyyntikuopat.
En çok çeşitlilik tropiklerdedir.Kärsäkkäitä esiintyy eniten tropiikissa.
Kış Olimpiyatları madalyaları çok daha çeşitlilik gösterir.Τα μετάλλια των Χειμερινών Ολυμπιακών Αγώνων είχαν πιο ποικίλα θέματα.
Araziler düzlüklerden dağlara kadar çeşitlilik gösteriyordu.Η εξάπλωσή της ποικίλλει από τις παραθαλάσσιες ως τις ορεινές περιοχές.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Είναι σπάνια ποικιλία μορφέα.
En çok çeşitlilik tropiklerdedir.Τη μεγαλύτερη ποικιλία τη βρίσκουμε στις τροπικές ζώνες.
Bakteriler, morfoloji olarak adlandırılan, şekil ve boyutları bakımından büyük bir çeşitlilik gösterir.Bakterier udviser en stor variation af former og størrelser, kaldet morfologier.
Çeşitliliklere ve farklılıklara açıktır.På tværs af grænser og forskelligheder.
Aynı zamanda daha büyük biyolojik çeşitlilik bulunmaktadır.Desuden er der en langt større geografisk variation.
Böylece genetik çeşitlilik sağlanır.Herved går genetiske varianter tabt.
Modern sentez teorisinde, genetik çeşitlilik de bu mekanizmada önemli rol oynar.Myten har ifølge denne opfattelse en vigtig magisk funktion, også i det senmoderne samfund.
Virüsler arasında çeşitlilik olmasına rağmen, viral girişin birkaç ortak şekli vardır.Trods de varierende former er viruspartiklerne ens i sammensætningen.
Peru'nun hayvan dünyası da aynı şekilde florası gibi çok çeşitlilik sunar.Floraen er ligesom faunaen meget varieret.
Araziler düzlüklerden dağlara kadar çeşitlilik gösteriyordu.Terrenget varierer fra sletter til fjell.
Zimbabve ekonomisi çeşitlilik arz eder.Venezuelas befolkning har ulike aner.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Canada er et geografisk stort og etnisk blandet land.
Hayvanlardaki genetik çeşitlilik kaybının güncel nedenleri araştırılmış ve tespit edilmiştir.Sebab-sebab hilangnya keanekaragaman genetika pada hewan juga telah dikaji dan diidentifikasi.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Prancis adalah sebuah negara dengan berbagai macam etnis.
Deneysel düzenek deneyden deneye çeşitlilik göstermektedir.Pengaturan eksperimental bervariasi dari percobaan untuk bereksperimen.
Bir popülasyonun sahip olduğu genetik çeşitlilik, bazı basit ölçümlerle tespit edilebilir.Keanekaragaman genetika suatu populasi dapat diperkirakan dengan menggunakan beberapa pengukuran sederhana.
Arşiv filmleri Hollywood klasiklerinden öksüz filmlerine kadar çeşitlilik gösterir.NFR meliputi film-film yang membentang dari karya-karya klasik Hollywood sampai film-film yatim.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Terdapat berbagai macam perilaku seksual hewan, bahkan dalam spesies yang sama.
Keplerin ana bilimsel amacı gezegen sistemlerinin yapısı ve çeşitliliklerini incelemek olacak.Tujuan ilmiah Misi Kepler adalah untuk mengeksplorasi struktur dan keragaman sistem keplanetan.
Çeşitliliklere ve farklılıklara açıktır.Diterjemahkan sebagai Identitas dan Perbedaan.
Biçimlerde çeşitlilik gözlenir.Untuk mencari keindahan dalam berbagai bentuk.
Postmodern sanat, gittikçe artan çeşitlilik ve popülerlikte sergiyle sahneye girmiştir.Pesäpallo telah berubah seiring dengan waktu dan popularitas yang meningkat.
1960'lı ve 1970'li yıllarda Sovyet sinemasının sanatsal stillerinde daha büyük bir çeşitlilik görüldü.Những năm 1960 và 1970 chứng kiến nhiều phong cách nghệ thuật khác nhau trong điện ảnh Liên Xô.
Dünya'daki tropik bölgelerin haricinde Çin, her kategoride en fazla biyolojik çeşitlilik gösteren ülkedir.Trung Quốc là quốc gia đa dạng sinh học ở mức độ cao nhất trong mỗi hạng mục ngoài vùng nhiệt đới.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Hành vi tình dục ở động vật có nhiều dạng, ngay cả trong cùng một loài.
Edo dönemi shunga, günlük hayatın estetiğini takiben, cinsellik tasvirlerinde geniş çeşitlilik gösterdi.Theo thẩm mỹ của cuộc sống hàng ngày, shunga thời kỳ Edo đã biến tấu rộng rãi trong miêu tả của tình dục.
Uluslararası camiadan müdahaleye verilen tepkiler çeşitlilik gösterdi.Phản ứng của quốc tế đối với động thái này là đa chiều.
Kışlık evlerde de bazen çeşitlilik görülebiliyor.Mùa đông đôi khi có sương muối.
2010 yılında "Avrupa Biyolojik Çeşitlilik Başkenti" seçilmiştir.2013年には「生物多様性リーダー」に任命された。
Aynı zamanda daha büyük biyolojik çeşitlilik bulunmaktadır.また地理的な違いも大きい。
Hamur renkleri çeşitlilik göstermektedir.ダイヤモンドは様々な色を示す。
Keplerin ana bilimsel amacı gezegen sistemlerinin yapısı ve çeşitliliklerini incelemek olacak.ケプラーの目的は、惑星系の構造と多様性を探ることにある。

İlgili Sayfalar