çeşitlilik ile cümle

çeşitlilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bu genel kalıp içinde epey bir çeşitlilik görülebilir.種類が多く、その姿が多様であること。
Hem serif hem de sans serif yazı biçiminde büyük çeşitlilik var.将校と下士官・兵士でデザイン上の大きな違いはない。
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.動物の性行動(どうぶつのせいこうどう)には同じ種のあいだでさえ様々な形態がある。
Orman arazilerinin oranı bölgeden bölgeye önemli derecelerde çeşitlilik göstermektedir.陸地の一般的な重要性は陸地に存在するさまざまな要素から説明することができる。
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.动物的性行为形态多种多样,同一个物种之内也会有一些不同的变化。
Amino asitler ikincil yapı elemanları oluşturma yetenekleri bakımından çeşitlilik gösterir.胺基酸在形成不同的二級結構上有著不同的能力。
Aynı zamanda daha büyük biyolojik çeşitlilik bulunmaktadır.它同时具有其他的生物功能。
Diğer Brezilya belediyelerine karşılaştırılınca Sorocaba ekonomisi gayet çeşitlilik göstermektedir.相對多塞特郡其他地區來說,普爾的經濟發展比較平衡。
Örneğin "kırmızı" kelimesi, yelpazenin saf kırmızı üzerindeki geniş bir çeşitlilik yelpazesini kapsayabilir.예를 들어, "빨강"이란 단어는 스펙트럼의 순수 빨강 상에서 폭넓은 범위에 걸쳐 있다.
Kolombiya´nın iklimi bölgelere göre çeşitlilik gösterir.이렇듯 콜롬비아의 강우량은 지역에 따라 변동성이 크다.
Kışlık evlerde de bazen çeşitlilik görülebiliyor.그러나 겨울에는 때때로 변덕스럽게 눈이 오기도 한다.
Belirli bir örneğin kırılma indisi, neredeyse tüm malzemelerde tüm dalgaboylarında çeşitlilik gösterir.아귀목 중에서 가장 널리 분포하는 어류의 하나로 열대 지방부터 극지방에 이르는 거의 모든 대양에서 발견된다.
Firmanın çalışmaları, ticari binalardan konut projelerine çeşitlilik gösterir.작품은 상업용 건물에서 주거용 프로젝트까지 다양하다.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Кения е страна с голямо етническо разнообразие.
Eserin barındırdığı hikâyeler büyük bir çeşitlilik göstermektedir.Историите за това как го е направило доста се различават.
Keseliler çok çeşitlilik göstermektedir.Bu bölgede 241 kuş ve 79 tür memeli yaşamaktadır.Огромен за тази територия е броят на реликтните видове – 27 преглациални реликта и 149 глациални реликта.
Genetik ve biyolojik çeşitlilik arasındaki karşılıklı bağımlılık hassastır.Kakav je odnos između spola i biološkog razmnožavanja?
Örneğin "kırmızı" kelimesi, yelpazenin saf kırmızı üzerindeki geniş bir çeşitlilik yelpazesini kapsayabilir.Riječ „crvena“ npr. pokriva široki spektar varijacija na čistu crvenu boju.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Životinjsko seksualno ponašanje poprima brojne različite oblike pa i unutar iste vrste.
Yolculuklarda görevler kültürden spora, ekonomiden modern kültüre kadar çeşitlilik göstemiştir.Zadatci na spotu variraju od kulture do sporta, ekonomije do znanosti ili od tradicionalnog do modernog.
Jüpiter'in uyduları boyutları açısından da büyük bir çeşitlilik gösterirler.Posebno velik utjecaj pokazuje Jupiter.
En çok çeşitlilik tropiklerdedir.Daleko najveći broj vrsta živi u tropima.
Bu oran, hem türler arasında hem de aynı türün farklı izolatları arasında, çeşitlilik gösterir.Razlikuje se uzajamno djelovanje između pojedinih pripadnika iste vrste i između različitih vrsta.
Diğer Brezilya belediyelerine karşılaştırılınca Sorocaba ekonomisi gayet çeşitlilik göstermektedir.Gospodarstvo u Bangladešu, za razliku od drugih siromašnih zemalja, je u prilično dobrom porastu.
Bu göç dalgası daha çok çeşitlilik göstermektedir.To sve skupa reljef Seoca čini raznolikim.
Bu çeşitlilik, bölgedeki avcı-toplayıcı toplulukların tarıma geçişlerini ivmelendirmiştir.Cesta je presjekla tradicionalna lovna područja ovog plemena.
İş hayatı çeşitlilik arz eder.Biologická diverzita predstavuje rôznosť života.
Farklılaşan etkilerin nedenleri çeşitlilik gösterebilir.Príčiny poškodenia mohli byť rôzne.
Bununla birlikte Almanca Pop Müzikte de büyük çeşitlilik gözlemlenebilmektedir.V hudobných skladbách môžeme taktiež pozorovať prirodzenú hierarchiu.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Burma je etnično raznovrstna.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Morfološko je zelo raznolika.
Türk tatlıları çok geniş bir çeşitlilik gösterirler.Vzhodni krak kaže precejšnjo raznolikost.
Mangalda görülen en büyük biyolojik çeşitlilik Papua Yeni Gine, Endonezya ve Malezya'dadır.Največjo biotsko raznovrstnost lahko najdemo v gozdovih Nove Gvineje, Indonezije in Malezije.
Farklılaşan etkilerin nedenleri çeşitlilik gösterebilir.Izvori frustracije so lahko različni.
En çok çeşitlilik tropiklerdedir.Večina vrst je tropskih.
Bu çeşitlilik içinde bazı misolar tatlı da olabilir.A mnogi bi lahko bili pri takem načinu dela skeptični.
Zehirlenme belrtileri büyük çeşitlilik gösterir.Herbicidi imajo širok razpon toksičnosti.
Dinsel yapıda da çeşitlilik vardı.Posledično je bila raznolika tudi verska sestava.
Biçimlerde çeşitlilik gözlenir.Nekatere oblike pa spominjajo nanje.
Kış Olimpiyatları madalyaları çok daha çeşitlilik gösterir.Medalje Zimskih olimpijskih iger so bile po dizajnu vedno drugačne.
Bu oran, hem türler arasında hem de aynı türün farklı izolatları arasında, çeşitlilik gösterir.Takšna določitev je različna med različnimi vrstami ali celo med posamezniki.
2010 yılında "Avrupa Biyolojik Çeşitlilik Başkenti" seçilmiştir.Leto 2010 je bilo razglašeno za mednarodno leto biotske raznovrstnosti.
Arşiv filmleri Hollywood klasiklerinden öksüz filmlerine kadar çeşitlilik gösterir.NFR apima filmus nuo Holivudo klasikų iki nežinomų autorių filmų.
Aynı zamanda daha büyük biyolojik çeşitlilik bulunmaktadır.Tokiuose laukuose taip pat aptinkama žymiai skurdesnė biologinė įvairovė.
1933) Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik GünüTarptautinė biologinės įvairovės diena.
Yetiştirilen ürünlerde çok fazla çeşitlilik yoktur.Ant skardžio augančių augalų įvairovė negausi.
Keplerin ana bilimsel amacı gezegen sistemlerinin yapısı ve çeşitliliklerini incelemek olacak.Kepleri missiooni teaduslikuks eesmärgiks oli planeedisüsteemide struktuuri ja mitmekesisuse tundmaõppimine.
Bu oran, hem türler arasında hem de aynı türün farklı izolatları arasında, çeşitlilik gösterir.See näitaja varieerub nii eri liikide kui ka sama liigi isolaatide vahel.
En çok çeşitlilik tropiklerdedir.Liigiline mitmekesisus on suurim troopikas.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Loomade seksuaalkäitumisel, sealhulgas sama liigi samast soost indiviidide vahel, on palju erinevaid vorme.
Faerûn kıtasının batı kıyısı, ekolojik çeşitlilik bakımından çok zengin bir coğrafi bölgedir.Eesti vanaaegkonna settekompleks on väga rikas mitmesuguste kivististe poolest.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Ameerika Ühendriigid on etniliselt väga mitmekesine maa.
Çeşitliliklere rağmen tüm hayat biçimleri tarafından kullanılan genetik kodlar çok benzerdir.Geneetiline kood on väga sarnane terves eluslooduses.
Diğerleri ise dil oyunu olarak ya da Esperanto edebiyatına çeşitlilik katmak için yaratıldılar.Muuhulgas korraldati näiteks kirjandusvõistlusi ja levitati esperantokeelset kirjandust.
Buna karşın, Dubai kenti çeşitlilikler içinde yüksek bir kozmopolit toplum ve canlı bir kültüre sahiptir.Dubai linn on aga väga kosmopoliitne, mitmekesise ja elava kultuuriga.
Bu çeşitlilik, hem dilin hem de aile kültürünün bir yansımasıdır.Sellest annavad tunnistust nende välimus ning osalt keel ja kultuur.
Polisakkarit grubu farklı bakteriler arasında büyük çeşitlilik gösterir.Valke sekreteerivad väga mitmesugused bakterid.
Orman arazilerinin oranı bölgeden bölgeye önemli derecelerde çeşitlilik göstermektedir.Need pealtnäha tähtsusetud maatükid on üliolulised põllumaa mitmekesisusele.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.1,000종 이상이라는 것은 엄청나게 다양한 것이죠.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.Hơn 1,000 loài -- một sự đa dạng cực lớn.

İlgili Sayfalar