Ana içeriğe geç
Sözlük

çay ile cümle

çay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Ama bana bir bardak çay verdi.Men han erbjöd mig en kopp te.
Ama bana bir bardak çay verdi.Namun dia memberikan secangkir teh.
Ama bana bir bardak çay verdi.Pero me ofreció un té.
Ama bana bir bardak çay verdi. Ve anladım ki onun şaşkınlığı beni koruyan şeydi.Aber er gab mir eine Tasse Tee; und ich verstand, dass diese Überraschung mich schützte.
Ama bana bir bardak çay verdi.Μου έδωσε όμως ένα φλιτζάνι τσάι.
Ama bana bir bardak çay verdi.Але він пригостив мене чашечкою чаю.
Ama bana bir bardak çay verdi.Но он налил мне чаю.
Ama bana bir bardak çay verdi.Но той ми даде чаша чай.
Ama bana bir bardak çay verdi.שהוא שכח להחתים את דרכוני.
Ama bana bir bardak çay verdi.لكنه اعطاني فنجان من الشاي.
Ama bana bir bardak çay verdi.で、私はわかったんです
Ama bana bir bardak çay verdi.但喺佢哋畀咗杯茶我。
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Aber ich würde gerne etwas Zucker in meinem grünen Tee haben." (Gelächter)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Ale já bych ráda osladila MŮJ zelený čaj. (smích)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Ale ja by som si chcela dať trochu cukru do môjho zeleného čaju." (smiech)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Ale ja chciałabym trochę cukru w mojej herbacie." (Śmiech)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)De én szeretnék egy kis cukrot tenni a zöld teámba." (Nevetés)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)"Însă aş vrea să pun puţin zahăr" "în ceaşca mea cu ceai verde." (Râsete)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)하지만 저는 녹차에 설탕을 넣고 싶어요." (웃음)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Maar ik zou graag wat suiker doen in mijn groene thee." (Gelach)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Ma io vorrei mettere dello zucchero nel mio tè verde." (Risate)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Mais je voudrais mettre du sucre dans mon thé vert. " (Rires)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)"mas eu gostava de pôr açúcar no meu chá verde." (Risos)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Nhưng tôi muốn cho một ít đường vào trà xanh của tôi." (Cười)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)"Pero a mí me gustaría ponerle un poco de azúcar a mi té verde." (Risas)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)"Ymmärrän", sanoin, "että japanilaiset eivät laita sokeria vihreään teehen.
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Αλλά εγώ θα ήθελα να βάλω λίγη ζάχαρη στο δικό μου πράσινο τσάι." (Γέλιο)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Але я б хотіла покласти трохи цукру у мій зелений чай". (сміх)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)Но бих искала да сложа малко захар в моя зелен чай." (Смях)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)אבל אני רוצה לשים קצת סוכר בתה הירוק שלי." (צחוק)
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)ولكني اريد بعض السكر في الشاي الاخضر خاصتي (ضحك )
Ama ben yeşil çayıma biraz şeker atmak istiyorum. " (Kahkahalar)砂糖を入れるんです" (会場の笑い声) 私がしつこいので
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Ale těsně předtím, než šel dolů k Martha čaj-podnos, Mary položil otázku.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Ale tesne predtým, než išiel dole k Martha čaj-podnos, Mary položil otázku.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Ale tuż przed Martha zeszła na dół do herbaty tacy, Mary zadał pytanie.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Ampak tik preden Martha je šel dol za čaj-pladenj, Mary vprašal vprašanje.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Dar, chiar înainte de Marta plecat la parter pentru ceai-tava, Mary pus o întrebare.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.De mielõtt Martha lement a A tea-tálca, Mary kérdezett.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Doch kurz vor Martha ging hinunter zum der Tee-Tablett, fragte Mary eine Frage.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.아주 조금. 그러나 단지 마사는 아래층에 들어가기 전에 차 트레이가, 마리아는 질문을 물었다.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Maar net voordat Martha naar beneden voor de thee-tray, Mary een vraag gesteld.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Mais juste avant Martha descendit pour le plateau à thé, Marie a posé une question.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Ma poco prima di Martha scese per il vassoio del tè, Maria fece una domanda.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Mas pouco antes de Marta desceu para a bandeja de chá, Mary fez uma pergunta.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Men lige før Martha gik nedenunder for te-bakken, Mary stillet et spørgsmål.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Men precis innan Marta gick ner för te-bricka, frågade Maria en fråga.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Mutta juuri ennen Martta meni alakertaan tee-tarjotin, Mary kysyi kysymyksen.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Pero justo antes de que Marta salió de abajo para la bandeja del té, Mary hizo una pregunta.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Tapi sebelum Martha turun untuk teh-nampan, Maria mengajukan pertanyaan.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Tuy nhiên, ngay trước khi Martha đi xuống cầu thang khay trà, Mary hỏi một câu hỏi.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Όμως, λίγο πριν η Μάρθα πήγε κάτω για το τσάι-δίσκο, η Μαρία έκανε μια ερώτηση.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Але перед Мартою спустився вниз для чайний піднос, Марія задав питання.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Но перед Мартой спустился вниз для чайный поднос, Мария задал вопрос.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.Но точно преди Марта слязох долу за чай тава, Мери зададох един въпрос.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.מעט מאוד. אבל ממש לפני מרתה הלך למטה את מגש התה, שאלה את מרי שאלה.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.القليل جدا. ولكن قبل مارثا ذهب في الطابق السفلي لل في علبة الشاي ، طلبت ماري سؤال.
Ama sadece Martha aşağı indi önce çay tepsisi, Mary bir soru sordu.ティートレイ、メアリーは質問を。 "マーサは、"彼女は言った、"食器洗い場 - メイドは今日も歯痛を持っている?"
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler.Chápu, že Japonci nesladí SVŮJ zelený čaj.
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler.J'ai dit "Je comprends, que les japonais ne mettent pas de sucre dans leur thé vert.
" Anlıyorum, " dedim, " Japonlar yeşil çaylarına şeker atmıyor olabilirler."Vihreään teehen ei laiteta sokeria."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod