Ana içeriğe geç
Sözlük

çay ile cümle

çay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Yemekten sonra çay ikram edilmektedir.Toma-se depois das refeições.
Her iki takım da çaylak ve ikinci yıl oyuncuları karışık olarak yer alır.Os dois clubes passaram a utilizar os mesmos jogadores e comissão técnica durante algum tempo.
Bu tür çalışmalarına verilebilecek en önemli örnek Neşet Ertaş'ın ünlü "Kesik Çayır" türküsüdür.O que mais se aproxima da música sertaneja são suas toadas, como a famosa Tristeza do Jeca.
Bu çayır belki de yeryüzündeki en büyük ve yaşlı canlıdır.Este poderia ser o mais forte ou o mais velho.
Kız çay içiyor.A menina está tomando chá.
Ablam sık sık sütlü çay içer.Minha irmã mais velha frequentemente toma chá com leite.
O çay yapıyordu.Ela estava fazendo chá.
Çin Çayı özellikle Çin'in güneyinde ekilmektedir.Thee wordt vooral in het zuiden van China verbouwd.
15 Mart 3019: Pelennor Çayırları Savaşı.15 maart 3019 - Slag van de Velden van Pelennor.
Çiçekleri çay olarak içilir.De bloemen worden wel gebruikt in "thee".
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Hij doet mij neerliggen in grazige weiden; Hij voert mij zachtjes aan zeer stille wateren.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.De meeste Tibetanen drinken dagelijks veel boterthee.
Çaylak sezonunda, arabası yarışçı değildi ve sezonu hiç puan alamadan tamamladı.De wagen was niet competitief en het werd een teleurstellend seizoen.
Çay sektöründe kullanılan aromasına Earl Grey aroması ismi de verilir.Verder wordt het als smaakstof gebruikt, onder meer in earl grey thee.
Ba Sing Se'nin en iyi çaycısıdır.De grootste stad is Ba Sing Se.
Doğuş, Bir çay markası.Captain Black (sigaar), een sigarenmerk.
Çayı yapılabilir.Ook kan er thee van gezet worden.
Belirtilen çaylar da rejimi düzensiz akarsulara dâhildir.Bidsprinkhanen hebben tot vangarmen omgebouwde voorpoten, die duidelijk naar voren geplaatst zijn.
Ormanlar ve çayırlar, tarım alanı açmak için yakılmaktadır.Bossen worden hier gekapt of verbrand om plaats te maken voor landbouwgrond.
Rize'nin Çayeli ilçesinde dünyaya geldi.Rima's Chara heet Kusu Kusu.
Bunun yanında Karadeniz Çay işletmelerine girip çalışanlarda olmuştur.Hierbij bereiden en dienen zij de thee op voor hun gasten.
Futbola Çaykur Rizespor'da başladı.Hij begon met voetballen bij Çaykur Rizespor.
1967 yılında Çaykovsky'nin "Eugene Onegin" operasını yönetti.In 1967 dirigeerde hij Tsjaikovski's opera Jevgeni Onegin in het Bolsjoj.
Koku vermesi için bazen çaylara da karıştırılır.Soms kunnen er ook smaken aan de tej worden toegevoegd.
"Kahta Çayı Aşağı Havzası'nın (Adıyaman) jeomorfolojik özellikleri".De onderste twee kafjes van de aar zijn onvruchtbaar.
Çay yemekten hem önce, hem de sonra içilir.De ander eerst koffie inschenken, en daarna je zelf.
İlçenin sınırları içinden Dokuzsele(Ulubey) ve Banaz Çayı geçmektedir.Ninive had hangende tuinen en tempels van onder meer Isjtar (Venus) en Nabu.
Niketas onu "ateşteki çaydanlık gibi öfke ile fokurdardı" diye tanımlamaktadır.Toen zei Ingimund: "Het schijnt toe dat dit fjord Hrútafjörður (Ramsfjord) moet heten".
Topal Osman Ağa Harşit Çayı üzerinde düşmanı bozguna uğratır.Het aangeboden kopje thee slaat de bemodderde held gebroken af.
Gyokuro (Japonca: 玉 露 "yeşim çiy"), bir Japon yeşil çayıdır.Gyokuro (Japans: 玉露, gyokuro) is een Japanse groene thee.
En önemli akarsuyu Munzur Çayı'dır.De dichtstbijgelegen stad is Çay.
Çaykur Rizespor, Türkiye'nin Rize ili merkezli futbol kulübü.Çaykur Rizespor is een Turkse voetbalclub uit de stad Rize.
Oyuncu 2007 yılında "PGA Tour'da Yılın Çaylağı" seçilmiştir.In 1996 werd hij 'PGA Tour Player of the Year'.
Çayırlık bir vadide kuruludur.De broch ligt in een vallei.
Alpin çayırların bulunduğu bölgelerde ağaç yetişmez.In de alpiene zone groeien geen bomen meer.
Çaykovski beş yaşında piyano dersi almaya başladı.Prusikin leerde op vijfjarige leeftijd schaken.
Çay gibi demlenip içilir.Het kan worden gerookt of als thee gedronken.
Pelennor Çayırları Savaşı'nda Cadı Kral'ı Minas Tirith'in kapılarında durduran oydu.Met magische spreuken wist de Tovenaar-Koning de poorten van Minas Tirith te vernietigen.
Çay ve kivi üretimi de yapılmaktadır.Ook staal en glas werden er geproduceerd.
Kızıl çaylaktan daha ufaktır.Waar is Kleine Rode Vos?
Adını aldığı Labrador'da «Kızılderili çayı» (Indian tea) adıyla anılır.In het Engels wordt de plant 'Labrador Tea' genoemd.
Japonya'da sadece yeşil çay üretilir.Enkel in Northcliffe wordt nog groene thee geproduceerd.
Çay özellikle Kuzeybatı'da yaygındır.Deze thee is vooral zeer populair in Japan.
Kelkit Çayı'nın kenarında, E E80 karayolu üzerindedir.Het gehucht is gelegen langs de snelweg A58.
Böylelikle Durant üçüncü kez çaylaklar mücadelesinde yer almıştır.Jena werd voor de derde keer op rij vicekampioen.
Ara sıra bana çay içmeye gelir misiniz?Komt u soms bij me thee drinken?
Ben çayı kahveye tercih ederim.Ik heb liever thee dan koffie.
Biraz çay iç.Drink wat thee.
Lütfen bize iki çanta çay ve bir çanta kahve getir.Breng ons alstublieft twee tassen thee en een tas koffie.
Adam ve kadın çay içer.De man en de vrouw drinken thee.
Çayı şekersiz içerim.Ik drink thee zonder suiker.
Gönüllüler, bir kullanımlık bardaklarda çay dağıtıyorlardı.Vrijwilligers deelden thee uit in wegwerpkopjes.
Çay ister misin?Wil je thee?
Çay içer miydiniz?Kan ik u een kopje thee aanbieden?
Size çay ikram edebilir miyim?Kan ik u een kopje thee aanbieden?
Bizim müşteri olduğumuzu anlayınca, bize çay ikram etmek istedi.Toen hij begreep dat wij klanten waren, wilde hij ons thee aanbieden.
Çay içer misin?Drink je thee?
Tekrarlayalım: bardak, tabak, bıçak, çatal, kaşık, çay kaşığı.Laat ons even herhalen: beker, bord, mes, vork, lepel, theelepeltje.
Şu çay içen benim babamdır.Dat is m'n vader die thee drinkt.
Yeşil çay, Çin ve Japonya’da kullanılır, Kore’de yalnızca çay içmenin bir çeşidi olarak değildir.Zielona herbata, popularna w Japonii i Chinach, nie jest jedynym rodzajem jaki się pija w Korei.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod