Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.Esimerkiksi Lapissa syödään paljon poronlihaa, kun taas rannikolla syödään kalaa.
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.В частности, ржаной хлеб и различные каши являются важными составляющими финской культуры питания.
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.خبز الجاودار ومختلف العصائد من ضمن أمور أخرى تُعتبر جزءًا رئيسيًا من ثقافة الطعام الفنلندية.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Jag kan fortfarande se Hillary ta nubbar, spriten rinnandes ner för hennes haka, med stålarbetarna.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Je vois encore Hillary boire du whisky au seigle, qui lui coulait sur le menton, avec les ouvriers d'aciérie.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.아직도 여전히 힐러리가 철강 근로자들과 라이 위스키를 턱에 흘리면서 마시는걸 볼 수 있잖아.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Még mindig látom magam előtt, ahogy Hillary az acélmunkásokkal issza a feleseket, ami csöpög le az állán.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Pamiętam, jak Hillary strzelała lufki żytniówki z pracownikami stalowni.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Tôi thấy Hilary vẫn làm mánh này, đổ mồ hôi, gặp mặt những công nhân ngành thép.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Βλέπω ακόμα τη Χίλαρι να πίνει σφηνάκια, το ουίσκι να τρέχει στο πηγούνι της, με τους χαλυβουργούς.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Още виждам Хилари да жъне ръж, с потекли по брадичката лиги, със стоманолеярите.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Я до сих пор вспоминаю Хиллари (Клинтон) со сталеварами, пьющую виски стопками, капли стекающие по подбородку.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.אני עדיין רואה את הילארי (קלינטון) מצטלמת עם כוסיות ויסקי על סנטרה, ליד העובדים בתעשיית הפלדה.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.أستطيع أن أرى ما زالت هيلاري تفعل لقطات لالجاودار والمراوغة أسفل ذقنها، مع عمال الصلب.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.製鉄所で汗を流している そういった人たちと私は 毎日 仕事をしている
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.판매원: 햄과 스위스 치즈가 발린 보리빵이요? BM: 그거 말구요.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Cu brânză și șuncă? BM: Nu.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.[Einige Stunden nach Mittag] (Sirene)
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Empleado: ¿Quieres uno de jamón y suizo con pan de centeno? BM:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Employé : J'ai un jambon-fromage avec du pain de seigle. BM :
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Impiegato: Ho prosciutto e formaggio su pane di segale?
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Man: Ik heb ham-kaas-rogge?
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Nhân viên: Ham và sandwich lúa mạch đen? BM:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır. Ofis çalışanı:Ei, que bom, o que é que tem aí? — Pão com presunto e queijo? — Não. — Ok.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Pracownik: "Z szynką i serem?" BM:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Úředník: Chcete s hermelínem a se šunkou? BM:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Κλητήρας: Ζαμπόν και τυρί με σίκαλη; Μπ.Μ: Όχι,
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.[Декілька годин після ланчу] (Сирена)
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Офисный работник: Ветчина с сыром на ржаном хлебце? БМ:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.עובד משרד: יש לי כריך חזיר מעושן? בוב: לא.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.موظف التوصيل: تريد لحم مقدد مع جبنة سويسرية؟ بي أم: لا.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.同僚「そうか パストラミサンド?」 ボブ「いいや」