çatlak ile cümle

çatlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Korkarım sağ kolumda bir çatlak var.I'm afraid I have a crack in my right arm.
Borudaki bir çatlaktan gaz kaçıyordu.Gas was escaping from a crack in the pipe.
Bardakta bir çatlak var.The cup has a crack.
Ağır vakalarda çatlaklar oluşabilir ya da kırılabilir.In severe cases, cracks can form or it can snap apart.
Tom'un omuzunda bir çatlak var.Tom has a chip on his shoulder.
Tom duvarda bir çatlak gördü.Tom saw a crack in the wall.
Tom tam bir çatlaktır.Tom is a total nutcase.
Tom dizüstü bilgisayarımla kafama vurdu. O şimdi çatlak!Tom hit me in the head with my laptop. Now it's cracked!
Bodrum duvarında bazı çatlaklar var.There are some cracks in the basement wall.
Tom, hafif çatlaktır.Tom is a little crazy.
Aynada bir çatlak var.There was a crack in the mirror.
Fincanda çatlaklar vardı bu nedenle içecek dışarı sızdı.There were cracks in the cup so the drink leaked out.
Kupada bir çatlak var bu yüzden içindekiler sızıyor.There's a crack in the cup so the contents are leaking.
Çatlaklardan düşüyorlar.They're falling through the cracks.
Duvarda büyük bir çatlak var.There's a big crack in the wall.
Tırmanıcılar çatlak içine düştükten sonra yok oldu.The climbers perished after falling into a crevasse.
Ön camımda bir çatlak var.There's a crack in my windshield.
Bu bardakta bir çatlak var.There's a crack in this cup.
Bu duvarda bir çatlak var.There's a crack in this wall.
Karl, John'un kafadan çatlak olduğunu söyledi.Karl said John was a nut.
Ancak bir gün, bebek Winkie ormanda yaşayan çatlak bir İngiliz profesör tarafından kaçırılır.One day, Baby Winkie is kidnapped by a mad English professor living in the woods.
Siyah Ocak olarak bilinen 19-20 Ocak 1990'da şiddetli çatlaklar yaşandı.Violent crackdowns took place on January 19–20, 1990, which is known as Black January.
Konfederasyon Başkanı mesaj çok gizli ve Birliği düzenli olarak çatlak onların mesajları.The Confederacy's messages were far from secret, and the Union regularly cracked its messages.
Bu yüzden, çatlak diğer büyük yarık vadilerden daha az bilinmektedir.Consequently, the rift is less well known than other major rift valley systems.
Çatlaklar sonra yavaş yavaş büyür ve küçük bir mağara oluşturur.The cracks then gradually get larger and turn into a small cave.
2010 yılında ise gövdesinde büyük çatlaklar meydana geldiği görülmüştür.In September 2010, it was found to have developed large and dangerous cracks.
Bu taşkınların setlerdeki çatlaklardan kaynaklandığı sanılmaktadır.It is believed this was because of the roofs on the houses.
İleri yaşlarda esmer ve çatlaklı olur.It becomes rough and scaly with age.
Bunların gizlendikleri duvar çatlakları ve benzeri yerler tıkanır.Gardens and orchards have sprung up as if by magic in the outskirts.
Yapının doğu duvarında derin bir çatlak sözkonusudur.It is bordered Aandiruppu on its eastern side.
1855 Wairarapa Depremi kuzey ve doğu doğrultusunda bulunan bir çatlakta olmuştur.The 1855 Wairarapa earthquake occurred on the Wairarapa Fault to the north and east of Wellington.
Çatlaklardan hemen sonra kan damarları daralır ve kanamayı durdurur.Soon after fracture, blood vessels constrict, stopping further bleeding.
Çünkü, çatlaklık, ışık girişini zorlaştırmaktadır.Specifically, the lighting made inspection difficult.
Bir kişi o yaşta gerçekten bu kadar çatlak olabilir mi?Have they really grown so powerful in so short a time?
Kıtasal çatlaklar (rift) yeni okyanus havzası oluşturur.The mid-ocean ridge systems form new oceanic crust.
Mağaranın bol çatlaklı yapısı karstlaşmaya son derece uygundur.Its many rolling hills are perfectly suited for golfing.
Bu buz çatlak ve çığlık yapmak için katkıda bulunan küçük hava tabancaları.These are the little air-guns which contribute to make the ice crack and whoop.
Ciltte oluşan en yaygın hastalıklardan biri hamilelikteki çatlaklardır.One of the most common problems with the skin that tends to plague is pregnancy stretch marks.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Because that's what you do with a cracked pane.
Bu Ahjumma gerçekten çatlak mı?Is this Ahjumma really crazy?
Çatlak...!<br />Sen gerçekten çatlak mısın?You crazy...! Are you really crazy?
Ve, su gibi, herhangi bir kuralda çatlaklar bulacaklar.And, like water, they will find cracks in any set of rules.
Çatlak, çatlak, çatlak, onlar birbiri ardına geldi.Crack, crack, crack, they came one after the other.
Eminim tamamen altından bir thaliden yiyen bir çatlak da vardır.And I suppose some nut has had a gold thali that he's eaten off of.
Ona çatlakmış gibi bakıyorlar.They look at him like he's a freak.
Dünyadaki çatlakların etrafında yükselir.It arises around cracks in the Earth.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.They are coated. These fractures are coated with organic materials.
Şimdi gerçekten iyice derine inersek, çatlakları görebilirsiniz.Now just to get really deep in, you can really get to the cracks.
Bu bütün tabaklarımın niye kırık ve çatlak olduğunu açıklıyor mu?So does that explain why all my dishes are broken and cracked?
Yolumuzdaki çatlaklardan dolayı eve yürümemin çok fazla zaman almasını sevdi.She loved that it took me forever to walk home because there are lots of cracks on our sidewalk.
Kaldırımdaki bir çatlakta durakladığımda sadece yürümeye devam etti.When i stopped at a crack in the sidewalk, she just kept walking.
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.As you see now, I'm walking around like crazy, meshugenah.
Yardımı olmayacağını biliyorum, yalnızca çatlakları dolduruyor...I know it doesn't help, it only fills the cracks...
- Kimin çatlaklarını?- Who's cracked? - She is.
Diğer çatlakları da doldur.Go fill some other cracks.
404 sayfasının size söylediği şey çatlakların içine düştüğünüzdür.What a 404 page tells you is that you fell through the cracks.
Yani aynı anda ikisi birden geçerli, hem çatlak, hem gölge.And so it's both of those things simultaneously.
Bir çatlak oluştu kibarlık zırhımda.In my diplomacy-dike.
Üzerinde oldukça fazla çatlak görüyorsunuz, değil mi?There have been tough shape. Lot's of breaks on them, right?
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.They inspect it, they check it for cracks, for drill damage, for spalls, for chips.
İlgili Sayfalar