Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır.Tolikéž ani svině; nebo ač má rozdělené kopyto, tak že se rozdvojuje, ale nepřežívá, nečistá bude vám.
Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır.ty det har väl klövar och har dem helkluvna, men det idisslar icke, det skall gälla för eder såsom orent.
Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır.Und ein Schwein spaltet wohl die Klauen, aber es wiederkäut nicht; darum soll's euch unrein sein.
Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır.и свинята, защото има раздвоени копита, и е с разцепени копита, но не преживя; тя е нечиста за вас;
Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır.ואת החזיר כי מפריס פרסה הוא ושסע שסע פרסה והוא גרה לא יגר טמא הוא לכם׃
Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır.والخنزير. لانه يشق ظلفا ويقسمه ظلفين لكنه لا يجترّ. فهو نجس لكم.
Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır.豬 、 因 為 蹄 分 兩 瓣 、 卻 不 倒 嚼 、 就 與 你 們 不 潔 淨
Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır.豬 、 因為蹄 分兩瓣 、 卻 不 倒嚼 、 就 與 你 們不潔淨
EEA publications catalogue 2001 (EEA Yayınları Katalogu 2001)EEA publications catalogue 2001 (Katalog publikacij Evropske agencije za okolje 2001)
Evet. 200 alüminyum çatal.200 drewnianych noży.
Evet. 200 alüminyum çatal.200 nožev z lesenimi držaji.
Gene Natasha'ya çatal bıçak kullanmayı öğretiyor ve Natasha bir başka alet kullanma dersi veriyor.Gene chỉ cho Natasha cách dùng dao và nĩa, còn Natasha dạy Gene dùng đũa.
Gene Natasha'ya çatal bıçak kullanmayı öğretiyor ve Natasha bir başka alet kullanma dersi veriyor.Gene liet Natasha zien hoe je met vork en mes eet, en dit is Natasha die de bestek-lessen omdraait.
Gene Natasha'ya çatal bıçak kullanmayı öğretiyor ve Natasha bir başka alet kullanma dersi veriyor.Gene pokazywał Natashy, jak używać noża i widelca, Natasha z kolei pokazała mu, jak używać pałeczek.
Gene Natasha'ya çatal bıçak kullanmayı öğretiyor ve Natasha bir başka alet kullanma dersi veriyor.Hier zeigt Gene Natasha, wie man mit Messer und Gabel isst, und danach gab Natasha auch Besteckunterricht.
Gene Natasha'ya çatal bıçak kullanmayı öğretiyor ve Natasha bir başka alet kullanma dersi veriyor.진은 나타샤에게 어떻게 포크와 나이프를 사용하는지 가르쳐 주었고 나타샤는 젓가락 사용법을 알려주었습니다.
Gene Natasha'ya çatal bıçak kullanmayı öğretiyor ve Natasha bir başka alet kullanma dersi veriyor.Джин показваше на Наташа как да използва нож и вилица, а Наташа връщаше уроците, само че с клечки.
Gene Natasha'ya çatal bıçak kullanmayı öğretiyor ve Natasha bir başka alet kullanma dersi veriyor.ג'ין הראה לנטשה איך להשתמש בסכין ומזלג, ואז נטשה החזירה שיעור בשימוש בכלי אוכל.
Gene Natasha'ya çatal bıçak kullanmayı öğretiyor ve Natasha bir başka alet kullanma dersi veriyor.وكان جين يُري نتاشا كيف تستعمل الشوكة و السكين، ثم قامت نتاشا برد درس استعمال أدوات الطعام إليه.
Gene Natasha'ya çatal bıçak kullanmayı öğretiyor ve Natasha bir başka alet kullanma dersi veriyor.ナターシャがそういったけいこををしているところ 私達がホテルの部屋に戻った時
Gerçekten önemliydi 1969 sonbaharı "Whole Earth Catalog" çıktı.Die herfst van 1969, kwam de Whole Earth Catalog uit.
Gerçekten önemliydi 1969 sonbaharı "Whole Earth Catalog" çıktı.Jesienią 1969 roku wyszedł 'Whole Earth Catalog'.
Gerçekten önemliydi 1969 sonbaharı "Whole Earth Catalog" çıktı.Nell'autunno del '69 fu pubblicato 'The Whole Earth Catalog'.
Gerçekten önemliydi 1969 sonbaharı "Whole Earth Catalog" çıktı.Nesse outono de 1969, o "Catálogo Inteiro da Terra" saiu.
Gerçekten önemliydi 1969 sonbaharı "Whole Earth Catalog" çıktı.Pada musim gugur 1969 muncul "Whole Earth Catalog."
Gerçekten önemliydi 1969 sonbaharı "Whole Earth Catalog" çıktı.Under hösten 1969, kom "Whole Earth Catalog" ut.
Gerçekten önemliydi 1969 sonbaharı "Whole Earth Catalog" çıktı.Το Φθινόπωρο του 1969, κυκλοφόρησε το Whole Earth Catalog.
Gerçekten önemliydi 1969 sonbaharı "Whole Earth Catalog" çıktı.Осенью 1969 вышел "Каталог Всей Земли" (The Whole Earth Catalog).
Gerçekten önemliydi 1969 sonbaharı "Whole Earth Catalog" çıktı.През есента на 1969та беше издаден "Каталогът на цялата Земя" (Whole Earth Catalog).
Her bir kıl ucu maksimum sayıda çatallaşmış, nano ölçülerde yaklaşık 100 ila 1000 çatallı uçlar.털은 대략 100개에서 1,000가닥으로 아주 심하게 갈라져있고, 나노 크기수준으로 작습니다.
Her bir kıl ucu maksimum sayıda çatallaşmış, nano ölçülerde yaklaşık 100 ila 1000 çatallı uçlar.Elk van die haartjes heeft een onmogelijk aantal gesplitste eindjes, 100 tot 1.000, van nano-grootte.
Her bir kıl ucu maksimum sayıda çatallaşmış, nano ölçülerde yaklaşık 100 ila 1000 çatallı uçlar.Et chacun de ces doigts a les pires fourches qu'on puisse trouver entre 100 et 1000, qui sont nanométriques.
Her bir kıl ucu maksimum sayıda çatallaşmış, nano ölçülerde yaklaşık 100 ila 1000 çatallı uçlar.Każdy włos ma paskudny przypadek rozdwojenia końcówek, 100 do 1000 rozdwojeń w rozmiarze nano.
Her bir kıl ucu maksimum sayıda çatallaşmış, nano ölçülerde yaklaşık 100 ila 1000 çatallı uçlar.Каждая из щетинок сечётся самым страшным образом, имея от ста до тысячи секущихся кончиков нано-размера.
Her bir kıl ucu maksimum sayıda çatallaşmış, nano ölçülerde yaklaşık 100 ila 1000 çatallı uçlar.וכל אחת מהשערות סובלת ממקרה חמור של קצוות מפוצלים - בין 100 ל-1000 קצוות מפוצלים בגודל נאנו.
Her bir kıl ucu maksimum sayıda çatallaşmış, nano ölçülerde yaklaşık 100 ila 1000 çatallı uçlar.وكل واحدة من هذه الشعيرات بها أسواء حالات الانقسام الطرفي، حوالي 100 إلى 1000 انقسام طرفي، بحجم النانو
Her bir kıl ucu maksimum sayıda çatallaşmış, nano ölçülerde yaklaşık 100 ila 1000 çatallı uçlar.ナノサイズで約100~1000の枝毛になっています このようなナノサイズの枝毛は1匹につき20億本あります
He said something about Burak Çatalcalı, and stuff.Valami olyasmit mondott, Burak Çatalcalı, meg ilyesmi.
He said something about Burak Çatalcalı, and stuff.Το ξέρω, το ξέρω. Ο Γκιουνέυ μου τηλεφώνησε σήμερα γι' αυτό.
He said something about Burak Çatalcalı, and stuff.Знам, знам. Гюней днес ми се обади.
Hey, Nestor, kıçının çatalı karşımda duruyor. Askerler:(兵士)I・V!攻撃か?
Hey, Nestor, kıçının çatalı karşımda duruyor.Eh, Nestor, ¡tu culo está justo en mi cara!
Hey, Nestor, kıçının çatalı karşımda duruyor.Hej Nestor, twoje dupsko mam na twarzy.
Hey, Nestor, kıçının çatalı karşımda duruyor.Hey Nestor, crapatura fundului tau e exact in fata mea.
Hey, Nestor, kıçının çatalı karşımda duruyor.Hey, Nestor, dein Hintern ist direkt vor meiner Nase.
Hey, Nestor, kıçının çatalı karşımda duruyor.Hey, Nestor, je bilnaad zit recht in mijn gezicht.
Hey, Nestor, kıçının çatalı karşımda duruyor.Hey Nestor, ta raie du cul est en plein dans mon visage.
Hey, Nestor, kıçının çatalı karşımda duruyor.Ей, Нестор, цепката на задника ти е точно в лицето ми.
Hey, Nestor, kıçının çatalı karşımda duruyor.Эй, Нестор, твоя задница прямо у меня перед носом.
Hiç masa düzenlerken kendinizi çatalları nereye koyacağınızı düşünürken buldunuz mu?¿Alguna vez han ayudado a poner la mesa y se han preguntado dónde colocar los tenedores?
Hiç masa düzenlerken kendinizi çatalları nereye koyacağınızı düşünürken buldunuz mu?Aţi aranjat vreodată masa şi v-aţi întrebat unde să puneţi furculiţele?
Hiç masa düzenlerken kendinizi çatalları nereye koyacağınızı düşünürken buldunuz mu?Avete mai aiutato ad apparecchiare la tavola chiedendovi dove posizionare le forchette?
Hiç masa düzenlerken kendinizi çatalları nereye koyacağınızı düşünürken buldunuz mu?Avez-vous déjà aidé à mettre la table et vous êtes demandé où placer les fourchettes ?
Hiç masa düzenlerken kendinizi çatalları nereye koyacağınızı düşünürken buldunuz mu?Bạn đã bao giờ giúp dọn bàn ăn và tự hỏi mình rằng nên đặt những chiễc dĩa ở đâu chưa?
Hiç masa düzenlerken kendinizi çatalları nereye koyacağınızı düşünürken buldunuz mu?Czy czasem przy nakrywaniu do stołu zastanawialiście się, gdzie położyć widelce?
Hiç masa düzenlerken kendinizi çatalları nereye koyacağınızı düşünürken buldunuz mu?Hielp je ooit mee een tafel te dekken en vroeg je je af waar je de vorken moest neerleggen?
Hiç masa düzenlerken kendinizi çatalları nereye koyacağınızı düşünürken buldunuz mu?식사 준비를 도우며 포크를 어디에 두어야 하는지 헷갈리신 적이 있나요?
Hiç masa düzenlerken kendinizi çatalları nereye koyacağınızı düşünürken buldunuz mu?Pernahkah kamu membantu menata meja makan dan bertanya-tanya dimana posisi garpu?
Hiç masa düzenlerken kendinizi çatalları nereye koyacağınızı düşünürken buldunuz mu?Бывало ли такое, что вы помогаете накрыть на стол и не знаете, где должна лежать вилка?
Hiç masa düzenlerken kendinizi çatalları nereye koyacağınızı düşünürken buldunuz mu?Някога подреждали ли сте масата и чудели сте се къде да поставите вилиците?