Ana içeriğe geç
Sözlük

çatal ile cümle

çatal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir çatal alabilir miyiz?Could we have a fork?
Çatalların yemek için genel kullanımı milattan sonra onuncu yüzyılda başladı.The general use of forks for eating started in the tenth century A.D.
Masadan bir çatal düştü.A fork fell off the table.
Çatalı iyi kullanamam.I can't use a fork well.
Kayıp bir çatal var.There is a fork missing.
Bir tane çatal eksik.There is a fork missing.
Bıçak ve çatal kullanımı ile ilgili olarak bir kural vardır.There is a rule concerning the use of knives and forks.
Çocuk bir bıçak ve çatalı çok iyi şekilde kullanabilir.The boy can handle a knife and fork very well.
Biz bıçak ve çatal yerine yemek çubuklarını kullanırız.We use chopsticks in place of knives and forks.
Biz genellikle bir bıçak, çatal ve kaşıkla yemek yiyoruz.We usually eat with a knife, fork and spoon.
Yolun sağ çatalına gittim.I took the right fork of the road.
Lütfen bize iki bıçak ve dört çatal verin.Give us two knives and four forks, please.
Bıçağı ve çatalı çok iyi kullandı.He handled the knife and fork very well.
Küçük çatal salata için ve büyük olan ana yemek içindir.The small fork is for your salad, and the large one is for the main course.
Onlar, bir bıçak ve çatalla yemek yerler.They eat with a knife and fork.
Bir kaşık, bir çatal ve bir bıçağa ihtiyacım var. Teşekkür ederim.I need a spoon, a fork, and a knife. Thank you.
Bunlar senin çatalların değil.These are not your forks.
Bunlar sizin çatallarınız değil.These are not your forks.
Tom yanlışlıkla salata çatalıyla antreyi yedi.Tom mistakenly ate his entree with his salad fork.
Tom büyük bir çatalla patatesleri püre yaptı.Tom mashed the potatoes with a large fork.
Catalina Arjantin'den. O Arjantinlidir.Catalina is from Argentina. She is Argentinian.
Bir çatal kayıp.One fork is missing.
Sen hiç bir çatal ile kahveni karıştırdın mı?Have you ever stirred your coffee with a fork?
Tom pizzayı çatalla yiyor, Mary ise elleriyle.Tom eats pizza with a fork, but Mary eats it with her hands.
Bir çatal ve bıçakla genellikle yediğin bazı yiyecekler nedir?What are some foods you usually eat with a knife and fork?
Bir çatalla yoğurt yemek biraz zordur.Eating yogurt with a fork is somewhat difficult.
Spagettiyi çatalına dolayıp da mı yiyorsun?Do you eat spaghetti by twirling it around your fork?
Çubuk makarnayı çatalına dolayıp da mı yiyorsun?Do you eat spaghetti by twirling it around your fork?
Bir çatalla çorba yiyemezsin.You can't eat soup with a fork.
Bıçak ve çatal alabilir miyim lütfen?Could I have a knife and fork, please?
Bir yamyam bıçak ve çatal kullanıyorsa bu bir ilerleme midir?Is it a progress if a cannibal is using a knife and fork?
Çatal küçük.The fork is small.
Bu çatal kirli.This fork is dirty.
Tom çatalını yere koydu ve sandalyesini geri itti.Tom put down his fork and pushed his chair back.
Tom kaşığını yere koydu ve bir çatal aldı.Tom put down his spoon and picked up a fork.
Çatal kirliThe fork is dirty.
Ben bir çatal istiyorum.I'd like a fork.
Bir çatal eksik.A fork is missing.
Kaç çatala daha ihtiyacımız var?How many more forks do we need?
Tom çatalı yere koydu ve parmaklarıyla bir baget aldı.Tom put down his fork and picked up the drumstick with his fingers.
Tom çatalını aldı ve yemeye başladı.Tom picked up his fork and began to eat.
Tom çatalını yere bıraktı.Tom put his fork down.
Lütfen bana başka bir çatal getirin.Bring me another fork, please.
Bir bıçak ve bir çatalım var.I have a knife and a fork.
Çatallar nerede?Where are the forks?
Hiç çatal yoktu.There were no forks.
Hiç kimse çatal-bıçak takımlarını partiye getirmedi.Nobody brought eating utensils to the party.
Bir çatal var.There is a fork.
Burada bir çatal var.There is a fork here.
Bu bir çatal.This is a fork.
Tom hapishane bahçesinde bir çatalla John'a saldırdı.Tom attacked John with a fork in the prison yard.
Ben çatal kullanırım.I use the fork.
Mary çatalını tabağındaki yemekle oynamak için kullandı.Mary used her fork to play with the food on her plate.
Tom çatalıyla tabağındaki yemekle oynadı.Tom played with the food on his plate with his fork.
Lütfen kendi çatal ve kaşığını getir.Please bring your own fork and spoon.
Tom'un sesi çatallaşmaya başladı.Tom's voice began to crack.
Bu lokanta çatal kaşık bıçakta özeldir.This restaurant is particular about cutlery.
Masanın üzerinde bir tabak, bir çatal ve bir bıçak var.On the table there's a plate, a fork, and a knife.
Bir çatalla çorba yemek imkansızdır.It's impossible to eat soup with a fork.
Çatallar tabağın sol tarafına gidecek ve bıçaklar sağa gidecek.Forks go to the left side of the plate, and knives go to the right.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod