Tom kıskançlıktan çatlıyordu.Tom was overcome with jealousy.
Tom hoşnutsuzmuş gibi kaşını çattı.Tom wrinkled his brow like he was displeased.
Bir çatal eksik.A fork is missing.
Markku kaşlarını çattı.Markku frowned.
Çatıya erişebilir misin?Can you get up to the roof?
Kaç çatala daha ihtiyacımız var?How many more forks do we need?
Tom saatine baktı ve kaşlarını çattı.Tom glanced at his watch, and frowned.
Tom güvecin tadına baktı ve kaşlarını çattı.Tom tasted the stew and frowned.
Göstericilerle polis arasında şiddetli çatışmalar patlak verdi.Violent clashes broke out between the protesters and the police.
Birlik ve ikilik yalnızca aşkta çatışma içinde değildir.Only in love are unity and duality not in conflict.
Her kış dudaklarım çatlar.I get chapped lips every winter.
Dudaklarım kışın sık sık çatlar.My lips often get chapped in the winter.
Evimizin çatısı akıyor.The roof of our house is leaking.
Tom bir dalın çatladığını duydu.Tom heard a twig crack.
Kısa bir çatışmadan sonra kasabayı ele geçirdik.We seized the town after a short battle.
Tom çatalı yere koydu ve parmaklarıyla bir baget aldı.Tom put down his fork and picked up the drumstick with his fingers.
Helikopter çatıya indi.The helicopter landed on the roof.
Rüzgar bizim çatının parçasını uçurduğunda endişelenmeye başladık.When the wind blew part of our roof off, we started worrying.
Bu evin kırmızı bir çatısı var.This house has a red roof.
Helikopter çatıda bizi bekliyor.The helicopter's waiting for us on the roof.
Tom çatalını aldı ve yemeye başladı.Tom picked up his fork and began to eat.
Tom çatalını yere bıraktı.Tom put his fork down.
Lütfen bana başka bir çatal getirin.Bring me another fork, please.
Bir bıçak ve bir çatalım var.I have a knife and a fork.
Son zamanlarda evimizin üstüne yeni bir çatı kurduk.We've recently put a new roof on our house.
Tom'a çatındaki karı temizletmek için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay Tom to get him to shovel the snow off your roof?
Çatallar nerede?Where are the forks?
Hiç çatal yoktu.There were no forks.
Tom'un çatı katımda büyük bir eşya kutusu var.Tom has a big box of stuff in my attic.
Bodrum duvarında bazı çatlaklar var.There are some cracks in the basement wall.
Beni gülmekten çatlatıyorsun, Tom.You crack me up, Tom.
Çatıda çok kar var.There is a lot of snow on the roof.
Şu anda, bu alanda etkin silahlı çatışma yok.Currently in this area there are no active hostilities.
Çatımdan uzak dur.Get off of my roof.
Tom çatı oluklarını temizlerken merdivenden düştü.Tom fell off the ladder when he was cleaning out his gutters.
Gördüğünüz gibi, çatının değiştirilmesi gerekiyor.As you can see, the roof needs to be replaced.
Tom hâlâ çatıda.Tom is still on the roof.
Tom, hafif çatlaktır.Tom is a little crazy.
Hiç kimse çatal-bıçak takımlarını partiye getirmedi.Nobody brought eating utensils to the party.
Bir çatal var.There is a fork.
Burada bir çatal var.There is a fork here.
Kırmızımsı kahverengi çatılı bina bir kilisedir.The building with the reddish brown roof is a church.
Bu bir çatal.This is a fork.
Çatırdayan evliliğimizi kurtarmak için yardıma ihtiyacımız var.We need help in fixing our broken marriage.
Çatı sızıyordu.The roof was leaking.
Ateş çatırdarken su çağlayarak akar.Water gurgles while fire crackles.
Tom endişeyle kaşlarını çattı.Tom frowned nervously.
Senin çatı katında ne olduğunu görmeye gidelim.Let's go see what's in your attic.
O, gözlerini çatıya odakladı.He focused his eyes on the roof.
Çatıya nasıl çıkacaksın?How are you going to get up to the roof?
Bu tür çatıları inşa etmek çok zordur.These kind of roofs are very hard to build.
Tom silahlı çatışmadan sağ salim kaçtı.Tom escaped the gun battle alive and well.
Bizim burada bir çıkar çatışmamız var.We have a conflict of interest here.
Tom hapishane bahçesinde bir çatalla John'a saldırdı.Tom attacked John with a fork in the prison yard.
Mary ülkenin Suriye'deki çatışma konusundaki en önde gelen uzmanıdır.Mary is the country's foremost expert on the conflict in Syria.
Ben çatal kullanırım.I use the fork.
O, çatıdan atladı.He jumped off the roof.
Tom Mary'yi çatıdan atlaması için zorlamaya başladı.Tom tried to force Mary to jump off the roof.
Dan geçen bir kamyonetin çatısına indi.Dan landed onto the roof of a passing van.
Bu merdiven çatıya çıkar.This ladder leads to the roof.