çatı ile cümle

çatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Harekat sırasında kayda değer bir çatışma olmamıştır.Durante seus mandatos não ocorreu nenhuma batalha importante.
Bununla birlikte çatışmalar dört gün boyunca sürdü.Os confrontos duraram quatro dias.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.Não há uma briga de verdade nesse.
"Fransa'da iş kanunu karşıtı eylemlerde çatışmalar çıktı".«Onda de violência na França levanta questões sobre política social».
1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku buldu.Na ocorreu outro massacre similar em Klungkung.
Hemen ardından 30 yıldan fazla sürecek bir çatışma başladı.Em seguida, começou um conflito sangrento que durou mais de uma década.
Denizde ve karada çatışmalar yaşandı.Há guerras no mar e em terra.
Bu eser, Güney Afrika'daki ırksal çatışmalara adanmıştır.Última corrida disputada na África do Sul.
Ertesi gün, iki ordu Melitene yakınlarındaki savaş düzeninde dizildiler, ancak çatışma yapılmadı.No dia seguinte, os dois exércitos alinharam-se em formação de batalha próximo de Melitene, mas não colidiram.
Meydana bağlanan sokaklarda çatışmalar bu şekilde devam etti.Lutas nas ruas se sucederam.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.Enquanto isso, os combates na região se tornaram mais intensos.
Alman ordusu geri çekilirken birkaç çatışma yaşanmıştır.Após um breve combate as tropas alemãs recuaram.
Bu yüzden anlaşmazlık ve çatışmalar da yaşanmıştır.E toda vez que se encontram há confusão e brigas.
Suriye İç Savaşı Humus Cephesi, Suriye İç Savaşı'nda Humus ilindeki çatışmaları kapsamaktadır.F. ^ A Síria disputou suas partidas como mandante em Omã devido a Guerra Civil Síria.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Ele foi projetado para reconhecimento de combate e operações de procura e destruição.
Çatışma sonucunda, Ruslar birlikleri geri çekilmiştir.Antes que viesse a ser encurralado, as tropas russas se retiraram.
İlk çatışmada 1 Azeri asker şehit olmuş, 1 tanesi yaralanmıştır.Houve registro de brigas isoladas e pelo menos um ficou gravemente ferido.
Ölümsüzler ilk günkü çatışmalarda yüksek kayıplara uğramışlardır.Logo, os fuzileiros começaram a sofrer pesadas baixas no primeiro dia de lutas.
İngiliz Mandası döneminde Yahudi ve Arap milliyetçileri arasında ilk çatışmalar başladı.Então, houve a primeira grande luta entre os israelitas e os edomitas.
Türk ve İran birlikleri arasında çatışmalar başladı.Foi reportado inclusive também combates entre aeronaves russas e do Irã.
İlk büyük çatışmalar 2012 yılının Haziran ayında meydana gelmiştir.As lutas eliminatórias ocorreram em Junho de 2012.
Toplumdaki yeri ve yapmak istedikleri konusunda çatışmalar yaşar.Recomeçam a falar das terras e aguardam o que Deus fará a esse respeito.
Çatısı mazgallı olup, bir kuleye sahipti.O telhado era plano, possuia uma balaustrada e tinha uma cúpula no topo.
Çatışmaların bir barış antlaşması sonucunda sona erdiği tahmin ediliyor.Atualmente desconhecem-se os termos do tratado de paz que terminou este último conflito.
Waffen-SS birlikleri kiliseyi kuşattı ve Çeklerle silahlı çatışmaya girdi.Tropas da Waffen-SS então cercaram a igreja onde os dois atiradores e seus colegas estavam.
Şehrin mahallelerinde çatışmalar yaşanmıştır.Conflitos violentos tiveram lugar na capital.
Çatı örtüsü, yapının üst elemanı, çatının kaplamasına verilen isimdir.O frontão encima a fachada principal e a sua forma é determinada pelo telhado.
ABD'nin Vietnam müdahalesinin iki büyük devlet arasında bir çatışmaya varmasını engelledi.Para consternação de Washington, persistiram disputas internas entre os dois homens.
İki devlet arasındaki çatışmalar Türkler tarafından İran ülkesi istila edilerek başlamıştır.E agora os dois Estados estavam lutando lado a lado para esmagar o governo republicano da Espanha.
Çıkan çatışmada Çakırcalı ölür.Na batalha Sasori morre e Deidara foge.
Esasen aynı gün içinde yer alan iki çatışmadır.Primeiro de dois no-hitters jogados no mesmo dia.
6 tane çatışmadan oluşmaktadır.O combate consiste em seis lutadores.
Koğuşta varolan çatışmada Ana'nın tarafındadır.E com Ana Furtado a frente da bateria.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.De acordo com relatórios das testemunhas, o Milagre do Sol durou aproximadamente dez minutos.
Yani arzular ve korkular çatışır.Estes desejos e medos conduzem à actividade.
Bu söylemde düşünüldüğünde eğitim kavramı iki genel çatıda tartışılabilir: toplumsal ve kurumsal eğitim.Para isso, o Instituto desenvolve ações em duas frentes de atuação: Educação e Comunicação.
Bu nispi barışa rağmen bazı çatışmalar olmaya devam etti.Não obstante a relativa paz, havia alguns conflitos religiosos.
Bu çatışmalar onu bir gezgin olmaya zorluyordu.Isto tornou-se para ele uma causa pela qual lutar.
Çatıda bir Ağlayan Meleğin gizlendiği Özgürlük Heykeli onları beklemektedir.Um monumento de mármore branco com um anjo chorando adorna seu túmulo.
Bu dönemde askeri çatışmalarda gözlemlendi.Contudo fez o possível para evitar conflitos militares durante este período.
Vauban ve Catinat 15 Mayıs'ta kenti kuşattılar.Otomanos e Mamelucos evacuaram a cidade no dia 25 de Abril.
Çıkan çatışmada, 1 polis ve 1 bekçi öldü.No confronto, um policial e um manifestante morreram.
Bu çatışmaların en önemlisi Otuz Yıl Savaşları'dır.Sua principal área de interesse era a Guerra dos Trinta Anos.
Herodot'a göre çatışmalar son derece sertti ve her iki taraf için de ciddi kayıplarla sonuçlanmıştır.A batalha, feroz, teria terminado com pesadas perdas para ambos os lados e com o recuo de ambas as forças.
Protestocular ve güvenlik güçleri arasındaki çatışma günlerce devam etti.No dia 24, policiais militares e manifestantes entraram em confronto repetidas vezes.
Çatışmaların tüm tarafları, çok sayıda insan hakları ihlalleri işledikleri için eleştirilmektedir.Muitas das operações participaram de controvérsias, sendo consideradas violadoras dos direitos humanos.
Bu kapsamda İdlib'de de çok sayıda çatışma çıkmış, kente bağlı bölgeler sık sık el değiştirmiştir.Intensas batalhas nas ruas se seguiram, com algumas cidades mudando de dono várias vezes por dia.
Çatışmalarda 7 güvenlik görevlisi öldü.3 combatentes das Forças Democráticas morreram nos combates.
Çatışma 5 Ağustos 1944 yılında gerçekleşti.Foi executada a 5 de Agosto de 1943.
Çatışmalar 16 - 19 Nisan tarihleri arasında üç gün sürdü.Foram exatos três dias de luta continua, de 16 até 19 de abril de 1945.
Haşim Çatış (1952, İstanbul - 1996, İzmir), Türk şair.Conselho de Segurança Histórico - 1956 (CSH) - A Crise de Suez.
Fakat vuku bulan çatışmada yenildi.No manga foi derrotado em batalha.
2011 yazından sonra çatışmalar şiddetlenerek artış gösterdi.Em meados de julho, os combates se espalharam pelo país de forma mais violenta.
Rusya'nın müdahale etmesiyle çatışmalar durdu ve 24 Haziran 1992'de bir ateşkes antlaşması imzalandı.Foi negociado o fim das hostilidades com Israel e assinado um tratado de paz em 25 de Julho de 1994.
Ateşkes, savaşın ve çatışmaların geçici bir süreliğine durdurulmasına denir.Um cessar-fogo é uma suspensão temporária das hostilidades durante um conflito armado.
O tarihten bu tarafa iki okul aynı çatı altında eğitim-öğretime devam etmektedir.Hoje o distrito ainda conta com duas Escolas situadas no mesmo prédio.
İlk çatışmada Atina filosunun yarısı imha edilmiştir.Na décima hora, a frota de Antônio é derrotada.
Çıkan çatışmada bir koruması ve saldırıyı düzenleyen grubun lideri Alfredo Reinhado öldürüldü.O líder rebelde Alfredo Reinado é morto no ataque.
Ancak bu özerk bölgeler üst çatı bakımından Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti’ne bağlıydılar.Deve-se ter em conta que as regiões acima citadas eram de soberania colonial espanhola.
Olayı protesto için Kızılay'da oturma eylemi düzenleyen bir grup ise Ankara'da polisle çatıştı.No protesto na sede da emissora no Rio de Janeiro, os manifestantes entraram em confronto com a polícia.

İlgili Sayfalar