çatı ile cümle
çatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Medeniyetler çatışmasının reddi (Qantara.de) Samuel P. Huntington'un ardından (Qantara.de)The Clash of Civilizations (1996), written by Samuel P. Huntington.
Çatışma sırasında Lance Vance ve Sonny Forelli ölür.In a fight, Cable and Stryfe apparently die.
Dikdörtgen planlı cami, ahşap çatıyla örtülüdür.The internal side of the roof is lined with timber.
Vişovgrad yakınlarındaki Kanlıdere'deki çatışma sırasında ağır sırasında yaralandı ve yakalandı.For three days he fought in the village of Oosterbeek, until he was wounded and captured.
Yalnızca ahşap olan çatı, onarım sırasında kâgir tonoza çevrilmiştir.The wood that covers the ceiling was discovered during a repair operation.
Bu iki irade birbirleriyle çatışmaz ve çelişmez.All messages must be consistent and must not contradict each other.
Özellikle Türkiye ile PKK arasındaki çatışmalar ile gündeme gelmiştir."Türkiye'nin IŞİD ile PKK çatışması!
Hemen bir silahlı çatışma başlar.We will start shooting soon.
Çatışma sırasında bir polis memuru yaralanarak hayatını kaybetti.During the attack one police officer was injured.
Akşama doğru kentin her bölgesinde devam eden çatışmalar devam eder.Overnight the fights in various parts of the city continued.
Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü.The ordeal had taken 53 days.
Çatışmalardaki can kaybının %75'ten fazlası bu üç yerde yaşandı.80 percent of all deaths from terrorism occurred in one of these five countries.
En üst platform hem çatılı hem de üstü açık bir alana sahiptir.Each platform has an up escalator and an elevator.
Buffy, Efendi ile tekrar okulun çatısında karşılaşır.Buffy recovers via CPR by Xander and confronts The Master again on the school roof.
Çıkan çatışma 20 Ermeni ve 3 askerin ölümüyle sonuçlandı.The resulting battle resulted in the deaths of 20 rebels and two soldiers.
Çıkan çatışmada ağır yaralanır ama bir müddet öldü zannedilir ve kayıtlara öldü olarak geçirilir.He suffers from a severe headache and eventually dies during the book.
Beyazlarla köleler arasında sık sık şiddetli çatışmalar çıkardı.White colonists and black slaves frequently came into violent conflict.
Cezaevindeki Amerikan güçlerinin karşılık vermesiyle çatışma yaşandı.I have been patiently challenging my imprisonment in US civil courts.
27 Şubat'ta ateşkesin ilan edilmesi ile Azez kırsalındaki çatışmalar büyük oranda dinmiştir.By the morning of 7 February, the fire complex in eastern Victoria was declared contained.
Çatışmadan sonra, birçok komite üyesi öldürüldü.During a shootout, several partisans were killed.
Braddock çatışma sırasında öldürüldü.Brock was killed during the battle.
Bu gösteriler esnasında zaman zaman silahlı çatışmalar meydana geliyordu.In some cases these weapons were thrown for long-range attacks.
Ertesi günler, çatışmalar daha da şiddetlenir.The following day brought even more serious fighting.
( Davranışlarına gelen eleştiriler kişiyi çatışmaya sürükler.I mean your actions lead to somebody going to jail.
Afgan kuvvetleri 2 gün çatışma olmadan operasyonu bitirmiştir.The combined Afghan force conducted the two-day operation without a shot being fired.
Onlara göre çatışma esastır ve sınıf, ırk ve cinsiyet rolleri merkezi öneme sahiptir.These viewpoints stress conflict and emphasize the central roles of class, race and gender.
22 Ocak 2006'da çatının çökmesiyle ana ibadethane büyük ölçüde hasar gördü.In the major floods of June 20, 2012, the swinging bridge was severely damaged.
Barışçıl ve varlıklı olan imparatorluğu yıkar, kargaşa ve çatışmaların içine düşürür.You must also keep your kingdom fairly prosperous and quell civil disturbances and unrest.
Resmen istila edilen kentte çatışmalar sona ermemişti.In the north the official truce did not end the fighting.
Ufak çaplı silahlı çatışmadan sonra komplocular teslim oldu.After a brief battle the lightly armed Americans surrendered.
Saldırıların hiçbiri başarılı olamadı ve havanın kararmasıyla birlikte çatışmalar sona erdi.None of them were successful, and the war raged on.
Hannibal burada çatışmayı sonlandırdı.This put Hannibal in a difficult situation.
Sık sık Alman makamlarıyla ve hükümetle çatıştı.He frequently clashed with the German authorities and the quisling government.
Nasıl olsa herhangi bir çatışma olmuyordu.There was no fighting.
Bu fotoğraf da çatışma anının uydu görüntüsüydü.Those words would be the password for the surprise attack.
Kulelerin en uç çatısı ziyarete açık değildir.The top of the rock is not accessible.
1989 yılında Taif Antlaşması imzalalandı ve çatışmalar sona erdi.It was late 1989 the club closed down and the court battle began.
Bu kız, ailesi tarafından, beş yaşına gelinceye kadar bu çatı katında tutulmuştur.And she had been kept in this attic by her family up until the time that she was about five.
İsrail - Filistin çatışmasını 1981'den bu yana çekiyorum.I've been covering the Palestinian-Israeli conflict since 1981.
Bu Mostar'da evden eve bir çatışma görüntüsü komşu, komşusuyla savaşıyor.This is a scene of house-to-house fighting in Mostar, neighbor against neighbor.
Çatışma sırasında vurulan bir Taliban askeri, NATO birlikleri Kunduz şehrine girdiğinde...A Taliban fighter shot during a battle as the Northern Alliance entered the city of Kunduz.
Aslında çatıya çok fazla şey inşa edemezsin, bunun için tasarlanmamışlardır.You can't actually build much on a roof, they're not designed for that.
Beslenme, sağlık, çatışmalar ve doğal felaketler en önemlileridir.To name the most important: nutrition, health, conflicts and natural disasters.
Üçüncü olarak, suyun kıt bir kaynak olduğu bölgelerde bu, çatışmalara sebep olabilir.Third, in regions where water is a scarce resource it can lead to conflicts.
Dünyanın en büyük nehirlerinden biri olan Nil'in kullanımı için olan çatışmalar buna örnektir.An example is the conflict over the use of the Nile, one of the largest rivers in the world.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Border conflicts can derail so much of the progress that we hope to achieve here.
Şimdi bu bölgedeki daimi çatışmaya bakalım.Now lets look at a perennial conflict in the region.
30 yıllık gül bahçesi diplomasisi bize bu çatışmada barış getirmedi.30 years of rose garden diplomacy have not delivered us peace in this conflict.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.That, I believe, is going to bring peace to this particular conflict.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.A blue-robed man, whose fittest roof is the overarching sky which reflects his serenity.
Herkes çatıya çıkmıştı, hemen ben de çıktım.And then everyone was up on the roof, so I ran up there.
Bütün mağazalarının çatılarını beyaza boyadılar.They painted the roofs of all their stores white.
1914 ila 1945 arasında, sadece Avrupa'da silahlı çatışma sonucu ölen insan sayısı 70 milyondur.Between 1914 and 1945, 70 million people died in Europe alone as a result of armed conflict.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.It is time that we all perceived gender on a spectrum, instead of two sets of opposing ideals.
"Hayır," Mary çatık söyledi."No," said Mary frowning.
Çatılarını, okullarını ve işlerini yokeden sen.You who destroy their roofs, their schools and their work.
Çünkü çıkar çatışmalarının kişinin kendisini nasıl etkilediğini görmesi zordur.Because we don't see how conflicts of interest work on us.
Hikâye anlatma, dünyada birçok çatışma dolu alanlarda, barışı sağlamak için kullanılmaktadır.Storytelling has been used to foster peace in a number of conflict-ridden areas around the globe.
Çatışmayı azaltmaya yardım etmede, hikâyeler neden olağanüstü şekilde başarılıdır?So, why are stories so fantastically successful in helping reduce conflict?
Özellikle, çatışmanın çok olduğu Sierra Leone'de.Specifically in Sierra Leone where conflict is high.