çatışmaya ile cümle

çatışmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu kendiliğinden meydana gelen gösteriler gittikçe büyüyerek, polisle çatışmaya kadar varıyordu.Ich demonštrácie prerástli až do potyčiek s políciou.
14 Nisan'da, Antonius'un lejyonları Pansa'nın birlikleri ile Forum Gallorum köyünde çatışmaya girdi.Balandžio 14 d. Marko Antonijaus legionai susidūrė su Pansos Forum Galoro kaime.
Yerlilerle çatışmaya girmeden anlaşma sağlamasıyla kısa sürede kendini gösterdi.Jie labai greitai įsivėlė į konfliktus su vietiniais.
General Xanthippus, Roma lejyonlarıyla açık alanda çatışmaya girmeyi seçmiştir.Nėra aišku, kodėl Polibijus nusprendė užsilaikyti romėnų legionų stovykloje.
Afrin merkezde onlar da çatışmaya girecek!".Neid võib kohata Aafrika keskosas.
2001'de, ayaklanma silahlı çatışmaya dönüştüğünde en büyük olaylardan biri2001년, 폭동이 무장 충돌로 격화되었습니다. 그중에 중요한 사건중 하나는
2001'de, ayaklanma silahlı çatışmaya dönüştüğünde en büyük olaylardan biriEn 2001, el levantamiento se convirtió en un conflicto armado, y uno de los incidentes principales fue
2001'de, ayaklanma silahlı çatışmaya dönüştüğünde en büyük olaylardan biriEn 2001, le soulèvement grandissait en un conflit armé, et un des incidents majeurs a été
2001'de, ayaklanma silahlı çatışmaya dönüştüğünde en büyük olaylardan biriW 2001 roku doszło do eskalacji konfliktu.
2001'de, ayaklanma silahlı çatışmaya dönüştüğünde en büyük olaylardan biriב-2001 ההתקוממות הסלימה למאבק מזוין, ואחת התקריות העיקריות
2001'de, ayaklanma silahlı çatışmaya dönüştüğünde en büyük olaylardan biriوفي عام 2001، تصاعدت الإنتفاضة إلى عمل مسلح، وكانت أحدى الحوادث الرئيسية هي
2001'de, ayaklanma silahlı çatışmaya dönüştüğünde en büyük olaylardan biriそのうちの大きな事件の一つは 西岸地区の町ジェニンでのパレスチナ難民キャンプの
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz."A tentar confrontar o preconceito e a discriminação "na administração da justiça criminal.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Bojujeme proti předsudkům a diskriminaci při vykonávání trestního práva.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Încercăm să ne confruntăm cu prejudecăţile şi discriminarea în adiminstrarea sistemului de justiţie.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.우리의 사법제도를 운영함에 있어 편견과 차별대우가 없게 되도록 하며, 또한
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Nous essayons de confronter les préjugés et la discrimination dans l'administration de la justice pénale.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Próbálunk küzdeni az elfogultság és előítéletek ellen a büntetőjogi eljárások végzése során.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Staramy się walczyć z uprzedzeniami i dyskryminacją w systemie sprawiedliwości.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Stiamo cercando di affrontare pregiudizi e discriminazione nell'amministrazione della giustizia penale.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Tratamos de confrontar los prejuicios y la discriminación en la administración de la justicia penal.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz."Vi försöker mota partiskhet och diskriminering när det gäller hur brott behandlas."
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Wir wollen Voreingenommenheit und Diskriminierung im Strafvollzugssystem bekämpfen.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Προσπαθούμε να αντιμετωπίσουμε τις προκαταλήψεις και τις διακρίσεις στη διοίκηση της ποινικής δικαιοσύνης.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Мы пытаемся бороться с предубеждением и дискриминацией в уголовной судебной системе.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Опитваме се да се опълчим на предразсъдъците и дискриминацията в администрацията на криминалното правосъдие.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.אנחנו מנסים להתעמת עם דעות קדומות ואפליה בקרב האדמיניסטרציה של המשפט הפלילי.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.نريد أن نكافح التحيز والعنصرية في إدارة العدالة والقضاء.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.偏見と差別に立ち向かおうとしています 子供への仮保釈なしでの死刑宣告を 廃止しようとしています
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.Asta, cred, va aduce pace în acest conflict specific.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.Ceci, je crois, va amener la paix à ce conflit, en particulier.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.Das, so glaube ich, wird diesem bestimmten Konflikt Frieden bringen.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.Dat gaat volgens mij vrede te brengen voor dit specifieke conflict.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.Điều đó tối tin là sẽ đem lại hòa bình cho xung đột này.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.E questo, credo, potrebbe portare la pace in questa regione.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.Eso, creo, va a traer paz a este particular conflicto.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.Ez, úgy gondolom, kibékíthetné ezt az ellentétet.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.그러면 이 분쟁지역에 평화를 정착시킬 수 있다고 봅니다.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.Saya yakin hal itu akan membawa perdamaian pada konflik ini.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.To moim zdaniem zakończy ten konflikt.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.Αυτό, πιστεύω, θα φέρει ειρήνη σε αυτή την ιδιαίτερη διαμάχη.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.Това, според мен, може да донесе мир в този конфликт.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.Это, по-моему, сможет разрешить данный конфликт.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.זה, אני מקוה, יביא לשלום בסכסוך המסויים הזה.
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.أنا أعتقد إن ذلك , قادر على إحلال سلام في هذا الصراع الخاص .
Bence bu, buradaki çatışmaya barış getirir.クルディスタンとパレスチナの状況から得られる教訓とは
Birden, çatışmalar başladı. İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.De repente, comenzó un combate entre dos grupos de muyahidines.
Birden, çatışmalar başladı. İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Вдруг раздались выстрелы, две группы Моджахедов открыли огонь.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Alors on a regardé quelques autres conflits en plus.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Also schauten wir uns ein paar andere Konflikte an.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Aşa că am analizat şi alte conflicte.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Así que miramos en unos pocos conflictos más.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.A tak sme sa pozreli na nejaké ďalšie konflikty.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Dus bekeken we nog wat meer conflicten.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.E così abbiato dato un occhiata a qualche altro conflitto.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Então olhámos para outros conflitos.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Ezért megnéztünk más konfliktusokat is.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Jadi kita melihat pada beberapa konflik lainnya.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.그래서 다른 전쟁들도 살펴보았습니다.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Så vi kiggede på nogle flere konflikter.

İlgili Sayfalar