çatışmaya ile cümle

çatışmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Vì vậy chúng tôi đã xem xét thêm vài cuộc xung đột nữa.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Więc zbadaliśmy też inne wojny.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Zkoumali jsme tedy pár dalších konfliktů.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Έτσι κοιτάξαμε σε μερικές άλλες συγκρούσεις.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.Затова разгледахме още няколко конфликта.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.И мы изучили ещё несколько конфликтов.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.אז בחנו עוד מספר קונפליקטים.
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.فنظرنا إلى صراعات و حروب أخرى
Bu yüzden birkaç çatışmaya daha baktık.コロンビアや、アフガニスタン
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.C'est pourquoi les États défaillants peuvent entraîner toute une région dans le chaos et les conflits.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.Chính vì thế, những chính quyền sụp đổ đe dọa cả khu vực kéo các nước lân cận vào khủng hoảng và tranh chấp.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.Daarom kunnen falende staten een hele regio in chaos en conflict meeslepen.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.De aceea, ele pot angrena o întreagă regiune în haos și conflict.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.Deswegen können gescheiterte Staaten ganzen Regionen in Krisen und Chaos stürzen.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.Dette er grunden til at fejlslagne stater kan føre en hel region henmod kaos og konflikt.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.Ecco perché degli stati falliti possono trascinare un'intera regione nel caos e nel conflitto.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.É por isso que estados fracassados conseguem arrastar uma região inteira para o caos e conflito.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.Ezért tudnak lehúzni egy egész régiót zűrzavarba és konfliktusba.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.이것이 실패한 정부가 해당 지역에 혼동과 갈등을 가져올 수 있는 이유입니다.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.Por esa razón los estados fallidos pueden arrastrar a toda una región al caos y al conflicto.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.To je důvodem, proč zhroucené státy mohou vtáhnout celou oblast do zmatku a konfliktu.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.To właśnie dlatego mogą pogrążyć ze sobą cały region w chaosie i konflikcie.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.Государства-неудачники способны повергнуть целые регионы земного шара в пучину хаоса и конфликтов.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.Ось чому неспроможні держави можуть затягти увесь регіон у хаос і конфлікт.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.Точно затова тези държави могат да въвлекат един цял регион в хаос и конфликт.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.זו הסיבה מדוע מדינות שכשלו עלולות לגרור את כל האזור לתוך כאוס ומאבקים.
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.ولهذا السبب يمكن للدول الفاشلة ان تسحب مناطقها بأكملها الى الفوضى والعنف
Bu yüzden düşkün devletler tüm bir bölgeyi kaosa ve çatışmaya sürükleyebilir.地域全体を混沌と紛争に 引きずりこむのです 法治国家の概念を広めることが
Dahası, karşımızda o kadar az düşman varken o çatışmaya Başkumandanın gelmesi garip.Además, con tan poca gente a la que enfrentarse es extraño que el General se presentara.
Dahası, karşımızda o kadar az düşman varken o çatışmaya Başkumandanın gelmesi garip.Além disso, com tão poucos para enfrentar, é estranho que o Comandante Supremo viesse cá.
Dahası, karşımızda o kadar az düşman varken o çatışmaya Başkumandanın gelmesi garip.E in più, con così poche persone da affrontare, è strano che si sia presentato il Comandante Supremo.
Dahası, karşımızda o kadar az düşman varken o çatışmaya Başkumandanın gelmesi garip.Kyse ei ollut monesta ihmisestä- -ja on outoa, että ylipäällikkö tuli sinne.
Dahası, karşımızda o kadar az düşman varken o çatışmaya Başkumandanın gelmesi garip.Och när det nu inte var så många där- -är det konstigt att överbefälhavaren dök upp.
Dahası, karşımızda o kadar az düşman varken o çatışmaya Başkumandanın gelmesi garip.Og når der ikke var flere, er det underligt, - - at den øverstbefalende kom.
Dahası, karşımızda o kadar az düşman varken o çatışmaya Başkumandanın gelmesi garip.И более того, если учесть, что их было не так уж много, странно, что приехал сам Верховный главнокомандующий.
Evet. Dahası, karşımızda o kadar az düşman varken o çatışmaya Başkumandanın gelmesi garip.Co więcej, biorąc pod uwagę skalę tej operacji, dziwne, że pofatygował się na nią sam generał.
Evet. Dahası, karşımızda o kadar az düşman varken o çatışmaya Başkumandanın gelmesi garip.Επίσης, είναι περίεργο να εμφανίζεται ο ανώτατος διοικητής, για τόσους λίγους ανθρώπους.
Geçen 8 yıl boyunca, hayatımı, barışçıl yollar kullanarak çatışmaya son vermeye çalışan İsrail ve저는 이스라엘과 팔레스타인간의 분쟁을 평화로운 방법으로 종결지으려는 사람들의 노력을
Geçen 8 yıl boyunca, hayatımı, barışçıl yollar kullanarak çatışmaya son vermeye çalışan İsrail vePosledních osm let života jsem věnovala dokumentování práce
Geçen 8 yıl boyunca, hayatımı, barışçıl yollar kullanarak çatışmaya son vermeye çalışan İsrail vePrzez ostatnie 8 lat poświęcałam moje życie, żeby udokumentować pracę
Geçen 8 yıl boyunca, hayatımı, barışçıl yollar kullanarak çatışmaya son vermeye çalışan İsrail veבמשך שמונת השנים האחרונות, הקדשתי את חיי לתעד את עבודתם
Geçen 8 yıl boyunca, hayatımı, barışçıl yollar kullanarak çatışmaya son vermeye çalışan İsrail veلمدة الـ 8 سنوات الماضية ، لقد كرست حياتي لتوثيق العمل
Geçen 8 yıl boyunca, hayatımı, barışçıl yollar kullanarak çatışmaya son vermeye çalışan İsrail ve紛争を平和的手段で 終わらせようとする イスラエルとパレスチナの
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.De repente, começaram os combates. Dois grupos de Mujahidin começaram a lutar.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Deux groupes de moudjahidin ont commencé à combattre.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Două grupări de mujahedini se luptau.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Due gruppi di Mujahideen.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Dve skupiny mudžahedínov začali bojovať.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Dvě skupiny mudžahedínů začaly bojovat.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Hai nhóm Mujahideen bắt đầu bắn nhau.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Két csapat modzsahed kezdett el harcolni.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.무자헤딘의 두 무리 사이의 전투였습니다.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Starły się ze sobą dwie grupy Mudżahedinów.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Twee groepen van de Moedjahedien begonnen te vechten.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Zwei Gruppen der Mudschaheddin begannen zu kämpfen.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Δύο ομάδες Μουτζαχεντίν άρχισαν να μάχονται.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.Две групировки Мужахидини започнаха военни действия.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.שתי קבוצות מוג'אהידין החלו להלחם.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.بدأ مجموعتان من المجاهدين العراك.
İki Mücahidin gurubu çatışmaya başladı.空気を切る

İlgili Sayfalar