çatışmaya ile cümle
çatışmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak General Hanno, kesin sonuçlu bir çatışmaya girişme atılganlığını göstermemiştir.Генерал Ли не сразу понял намерений Гранта.
Bu durumun ülkeyi mezhepsel çatışmaya götüreceği vurgusu yapılmıştır.Вам поручается извлечь отечество из такого жестокого кризиса.
Kararda, Darfur'daki çatışmaya askeri bir çözüm bulunmadığı vurgulanmıştır.إلا أن هذا لا يخالف الحقيقة أنه لا يوجد حل عسكري لأزمة الشرق الأوسط.
22. Panzer Tümeni, otuzdan az tankla çatışmaya katılmıştı ve geriye bir tank bölüğü kaldı.عند بدأ القتال كان هناك أقل من 30 دبابة في فرقة الدبابات 22، وخرجت الفرقة بأقل من جماعة دبابات.
Kısa sürede keşfedilen tünelin varlığı, genç Yahudiler ile Araplar arasında çatışmaya sebebiyet verdi.O túnel foi rapidamente descoberto e isto provocou uma grande rixa entre jovens judeus e árabes na região.
Waffen-SS birlikleri kiliseyi kuşattı ve Çeklerle silahlı çatışmaya girdi.Tropas da Waffen-SS então cercaram a igreja onde os dois atiradores e seus colegas estavam.
ABD'nin Vietnam müdahalesinin iki büyük devlet arasında bir çatışmaya varmasını engelledi.Para consternação de Washington, persistiram disputas internas entre os dois homens.
Daha sonra Reşkotanlarla büyük bir çatışmaya giriştiler.Daar komen ze al snel in conflict met de boeven.
Bazı süvariler çatışmaya karar verdiler ama bir kısım şövalyeler öldürüldü.Ze namen deel aan veldslagen en sommige werden tot ridder geslagen.
Muhalefet yanlıları Sünniler ve rejim yanlısı Nusayriler bu bahaneyle çatışmaya girmişlerdir.Sommige bevrijdingsbewegingen provoceerden om die reden de regimes waartegen ze streden zelfs opzettelijk.
Şehremini'de Siyasi Polis Ekipleri TİKKO'cularla silahlı bir çatışmaya girdi.Elders in de hoofdstad verhinderen politieagenten een aanval met een steekwapen.
Bu kendiliğinden meydana gelen gösteriler gittikçe büyüyerek, polisle çatışmaya kadar varıyordu.Begijnen die in moeilijkheden waren, kwamen steeds meer tot haar om raad.
Çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü.Het werd het toneel van regelmatige gewapende strijd.
Sezar en güvendiği Lejyonu olan X Equestrisin ağır bir çatışmaya karıştığı sağ kanadın komutasını almıştı.Cezar objął dowództwo nad swym prawym skrzydłem, gdzie jego ulubiony X legion zaangażował się w zażartą walkę.
Tang'la doğrudan bir çatışmaya girmedi.Link toczy z nim długą walkę.
Hep birlikte Vilgax ve adamlarıyla çatışmaya girerler.Szybko rozprawiają się z Boholtem i jego ludźmi.
Çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü.Wreszcie spór przerodził się w otwarty konflikt zbrojny.
Ancak ruhban sınıfını oluşturan rahipler, aristokrasi ile doğrudan bir çatışmaya girmemektedir.Żaden z księży archidiecezji nie jest inkardynowany w archidiecezji.
Kararda, Darfur'daki çatışmaya askeri bir çözüm bulunmadığı vurgulanmıştır.FN varnar för katastrof i Darfur.
Ancak bu anda bile alt katlarda halen kalabalık bir Alman kuvveti çatışmaya devam etmekteydi.Återigen lyckades ett mindre tyskt förband skära av korridoren för en tid.
Türk asıllı gulam askerleri kendi aralarında da çatışmaya giriştiler.De kurdiska stamledarna kämpade sinsemellan om makten.
18 Ağustos 2004 tarihinde taraflar ateşkesi çiğneyerek tekrar çatışmaya başladılar.18 серпня сторони припинили вогонь.
Sömürgecilerle yerliler arasındaki ilişki ticaretten silahlı çatışmaya kadar çeşitli şekillerde gerçekleşti.Відносини між колоністами та тубільцями варіювалися від конструктивної торгівлі до збройних конфліктів.
Kararda, Darfur'daki çatışmaya askeri bir çözüm bulunmadığı vurgulanmıştır.Тому НАТО знову повторює, що нема військового вирішення конфлікту в Афганістані.
Ancak Haziran'da tank tümenleri çatışmaya 100-130 tank sürebiliyordu.В окремі дні гітлерівське командування кидало в бій 300—400 танків.
Çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü.Сварка переростає в справжній збройний конфлікт.
Bunu gören savunmacılar teslim olmaktan vazgeçip çatışmaya devam ettiler.Vyzvala přítomné, aby se nevzdávali a pokračovali v boji.
Silahlı çatışmaya, yasadışı mal taşıma mücadelle ettıler (ATO).Má však také za úkol odhalování nelegálního převozu zboží (pašeráctví).
Yavuz iki gemiyle çatışmaya girdi.Admirál Iachino rozdělil svoje lodě do dvou svazů.
Kör olmasına rağmen araba kullanabilir, çatışmaya girebilir, video oyunu oynayabilir.Na handheldu mohou běžet různé aplikace, můžete hrát hry anebo sledovat video.
Jack ve ekibi polisler ile çatışmaya girer.Megérkezik Tina, és vitába keveredik a rendőrökkel.
Bu çok geçmeden bir silahlı çatışmaya dönüştü.Se muuttui pian aseelliseksi kapinaksi.
Çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü.Joukkojen kohtaaminen päättyi aseelliseen yhteenottoon.
Bu değişiklik, halk ile yeniçeri hizipler arasında çatışmaya neden olmuştu.Vaihdokset kuitenkin johtivat konfliktiin Hentusen ja muiden välillä.
Ancak Haziran'da tank tümenleri çatışmaya 100-130 tank sürebiliyordu.Μόνο κατά τον Ιούνιο άρχισαν οι μεραρχίες Πάντσερ να διαθέτουν οι κάθε μία 100-130 μάχιμα άρματα.
Bu çok geçmeden bir silahlı çatışmaya dönüştü.Οργανώθηκε στην ένοπλη δράση από πολύ νωρίς.
Ancak yine de Antonius'la genel olarak Philippi savaşı olarak bilinen bir dizi çatışmaya girmek zorunda kaldı.Ωστόσο, ο Αντώνιος εξανάγκασε τους αντιπάλους του σε δύο μάχες, γνωστές με το κοινό όνομα Μάχη των Φιλίππων.
Ancak Haziran'da tank tümenleri çatışmaya 100-130 tank sürebiliyordu.Først i juni begyndte panserdivisionerne at kunne råde over mellem 100 og 130 kampvogne hver.
Müttefikler Almanlara karşı Monte Cassino için çatışmaya girdiler.Gjennom hele våren forsøkte de allierte å bryte gjennom de tyske linjene i slaget om Monte Cassino.
Barış görüşmeleri başarısız olunca, Sittas faal çatışmaya girdi.Gagal untuk menegosiasikan perdamaian, Sittas mulai aktif bertempur.
Bunu gören savunmacılar teslim olmaktan vazgeçip çatışmaya devam ettiler.Pembela yang menjawab bahwa mereka tidak akan pernah menyerah dan terus berjuang.
Ancak Haziran'da tank tümenleri çatışmaya 100-130 tank sürebiliyordu.Chỉ cho đến tháng 6 mỗi sư đoàn xe tăng Đức đã có từ 100-130 xe tăng.
Çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü.Cuộc chiến chuyển thành cuộc đấu pháo.
Hep birlikte Vilgax ve adamlarıyla çatışmaya girerler.Cậu luôn luôn cố gắng bảo vệ Rafael và mọi người.
Tabur Tiger I tanklarıyla ilk kez 16 Ekim 1942'de Leningrad yakınlarında Ladoga Gölünde çatışmaya girdi.Chiếc Tiger lần đầu tiên được sử dụng chiến đấu ngày 23 tháng 9 năm 1942 gần Leningrad.
Ancak Haziran'da tank tümenleri çatışmaya 100-130 tank sürebiliyordu.6月までに各装甲師団に100台から130台の戦車を配備した。
Part İmparatorluğu taraftarları ve Roma Cumhuriyeti taraftarları çatışmaya başladı.共和国 大公国と帝国の連合が戦争を続けている相手国。
Harper'ı kurtarırlar ve çatışmaya devam ederler.コブラに命を救われ、以後共闘する。
Ancak Haziran'da tank tümenleri çatışmaya 100-130 tank sürebiliyordu.到了6月1個裝甲師只能有100至130輛坦克。
Yanan bir tankın içinde çatışmaya devam etmek.在坦克起火燃燒時繼續執行戰鬥任務。
Beatty, muharebe kruvazörlerine Alman muharebe kruvazörleriyle çatışmaya girmesini emretti.贝蒂遂命其战列巡洋舰与德国对手分别交战。
Üç erkek kılıçları ile çatışmaya tutulurlar.使用三叉劍戰鬥。
22. Panzer Tümeni, otuzdan az tankla çatışmaya katılmıştı ve geriye bir tank bölüğü kaldı.第10裝甲師在短期內損失了30輛坦克,並撤出地雷區。
Bunun sonucunda ülke siyasal çatışmaya girdi.整个国家陷入政治危机。
Yunanlar ise bu tehlike karşısında birleşeceklerine, birbirleri ile çatışmaya devam etmişlerdir.古希臘人為何這樣貶抑寒鴉,則無從稽考。
( Davranışlarına gelen eleştiriler kişiyi çatışmaya sürükler.(문제가 나타나면서 인물이 문제를 해소하기 위해 적극적인 행동을 벌인다.
30 Haziran 763 tarihinde iki birlik çatışmaya girdi.ב-30 בנובמבר הצטרפו לכוח משימה 67 שתי משחתות נוספות.
22. Panzer Tümeni, otuzdan az tankla çatışmaya katılmıştı ve geriye bir tank bölüğü kaldı.10-та танкова дивизия бързо губи 30 танка и се оттегля от минното поле.
Bunu gören savunmacılar teslim olmaktan vazgeçip çatışmaya devam ettiler.Тези, които отказали да се предадат избягали на юг и продължили борбата.
Bunu gören savunmacılar teslim olmaktan vazgeçip çatışmaya devam ettiler.Vyzvala prítomných, aby sa nevzdávali a pokračovali v boji.