çatışmalar ile cümle
çatışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çatışmalar, Portekiz'in diğer Afrika sömürgelerinde yaşanan Portekiz Sömürge Savaşları'nın bir parçasıdır.Se notables en la crisis colonial de la contención de las colonias portugueses de África.
Ülkenin içinde ve dışında pak az silahlı çatışmalar ortaya çıktı.Había incidentes aislados de trata de blancas desde y dentro del país.
Bunun ardından sağ ve sol görüşlü öğrenci grupları arasındaki çatışmalarda kan dökülmeye başladı.En las calles estallaron entonces enfrentamientos entre los grupos de derecha e izquierda.
5 Nisan tarihinde karşılıklı ateşkes kararı alınarak, çatışmalara son verilmiştir.El 5 de abril se anunció por las ambas partes la cesación del fuego.
Buradaki çatışmalar 17 Aralık'a kadar devam edecektir.Los enfrentamientos durarán hasta el 25 de septiembre.
Tümel gerçeklikler arasından görünen çatışmalardan doğan felsefî sorunları çözmek, felsefenin asıl görevidir.Por último, la estrategia de base para enfrentar la conflictiva personal, es a través de la ficción.
Çatışmalarda üç insan öldürüldü.Tres personas fueron asesinadas durante esa pelea.
Samba-Panza tarafsız ve klan çatışmalarından uzak durdu.Samba-Panza fu riconosciuta essere neutrale e lontana da scontri tra clan.
22 Aralık gündoğumuyla, çatışmalar tüm büyük kentlere sıçramıştı.Dalla mattina del 22 dicembre, la ribellione si era diffusa in tutte le maggiori città.
Etnik gruplar arasında devlet kaynakları uğruna çıkan çatışmalar etnik şiddet olasılığını artırabilir.I conflitti sulle risorse tra gruppi etnici possono incrementare sino a divenire violenza etnica.
1138 yılında çok sayıda cephede çatışmalar başlar.I combattimenti iniziarono su vari fronti durante il 1138.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.In questa battaglia non vi furono grandi scontri.
Musa Çelebi önceki çatışmalarda üstün geldi.Egli svela a Mosè le vere origini sul suo passato, suscitando in lui paura.
Bunun yanında, bugünkü Papua Yeni Gine'deki Bita Paka ve Toma'da da küçük çaplı çatışmalar yaşanmıştır.Tuttavia, ulteriori piccole azioni di combattimento ebbero luogo a Bita Paka e Toma, in Nuova Guinea.
Romalılar ve savunmacılar arasında ufak çatışmalar yapıldı.Battaglia tra i Romani e i Veienti.
Kasaba 2011 Libya iç savaşı sırasında bir takım çatışmalara sahne olmuştur.Nel 2011 è stato teatro degli scontri durante la guerra civile libica.
Berlin'deki sokak çatışmalarında kullanılan Alman taktikleri, üç etmen tarafından şekillendirilmiştir.La tattica prescelta dai tedeschi per la battaglia urbana di Berlino era dettata da tre considerazioni.
Şiddetli çatışmalar Nisan ayına kadar devam etti.I pesanti combattimenti continuarono fino a novembre.
Çatışmalar devam etmektedir.I combattimenti si susseguono.
Biteviye çatışmaları çok sık annelerinin arabuluculuğuna ihtiyaç duyardı.I conflitti erano costanti e spesso richiedevano la mediazione della madre.
1820'de bazı çatışmalar yaşandı.Nel 1894 successero diversi incidenti.
Ruslar, Kafkasya'daki çatışmalarda ciddi miktarda osmanlı toprağı ele geçirmişlerdi.Le forze russe stavano guadagnando ampie fasce del territorio ottomano durante la Campagna del Caucaso.
Çatışmalar, resmî olarak 16 Nisan 2009 tarihinde sona eren İkinci Çeçen Savaşı'nın devamıdır.La Seconda guerra cecena fu dichiarata ufficialmente finita il 16 aprile 2009.
20 adet top çatışmalar sırasında kaybedildi.Circa 20 esemplari rimasero distrutti in fase di atterraggio.
Bu çatışmalar 1102'de Dagobert'in görevden alınması ile sona erdi.La contrapposizione finì con la deposizione di Daiberto nel 1102.
Ermenistan’ı ateşkese uymaya ve çatışmalara bir an önce son vermeye davet etti.Chiese pertanto l'immediata cessazione delle ostilità.
Savaşın en kanlı çatışmaları Isonzo Nehri'nde olmuştur ve burada 11 büyük muharebe meydana gelmiştir.Mancanza di esperienza difensiva: le precedenti undici battaglie dell'Isonzo erano state tutte offensive.
Özellikle sekiz numaralı kale bölgesinde şiddetli çatışmalar yaşandı.Inoltre, intensi furono i combattimenti in prossimità del forte 8.
Çatışmalarda iki kez yaralandı.Fu ferito due volte in battaglie.
Çıkan çatışmalarda 90 PKK'lı ölü ele geçirildi.Rio: Salgono a 21 i morti negli scontri narcos-polizia.
1970 - Nijerya'dan bağımsızlığını kazanmak için 32 aydır sürdürdükleri çatışmalardan sonra Biafra teslim oldu.1970 Dopo 32 mesi di lotta per l'indipendenza dalla Nigeria, il Biafra si arrende.
Ancak Calles anlaşmaya uymadı ve çatışmalar bir süre daha devam etti.Carlo I riuscì però a fuggire e la guerra continuò ancora per un anno.
Üç gün süren Osmanlı karşı taarruzları kanlı çatışmalarla sürmüş, lakin siperler geri alınamamıştır.Nei tre giorni della rivolta, non una goccia di sangue fu versata.
Sonuçta silah Mart 1944 tarihinde servise girdi be Oerlikon ile beraber çatışmalara katıldı. .Polsten entrò in servizio nel marzo del 1944 a fianco dell'Oerlikon.
İki gün süren çatışmalarda 381 kişi öldü, 400 kişi yaralandı.I disordini provocarono la morte di 381 persone in due soli giorni di scontri.
Sonraki iki yıl boyunca çatışmalar devam etti.I combattimenti si protrassero durante nei due giorni successivi.
Bu birliklerin büyük bir kısmı çatışmalarda imha olmuştu.La maggior parte di questi uomini perì nella battaglia.
Palmira ve Karyatayn çevresinde de çatışmalar sürmektedir.Ama circondarsi di pini e palme.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.La battaglia proseguì finché le forze federali non cessarono l'offensiva nel tardo pomeriggio.
24 Mart - Keşmir'de İslamcılarla güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalarda 11 kişi öldü.24 marzo – Kashmir: islamisti si scontrano con le forze di sicurezza, muoiono 11 persone.
Tarihsel süreç içerisinde Osmanlı ile Avusturya arasında şiddetli çatışmalar olmuştur.La crisi bulgara ebbe serie conseguenze nei rapporti fra Austria e Russia.
Bu dönem çatışmaların en yoğun yaşandığı yıllar olarak kayda geçmiştir.Combatte con questo orrendo ricordo per tanti anni.
Bu sırada Arazzamin köyünde çatışmalara katıldı.Ora si ritrova in mezzo alla lotta per quella carica.
Çatışmalar, diğer ilçelere de yayıldı.Altre guerre, quindi e altre devastazioni.
Rejim güçleri ile DEAŞ ve diğer muhalif gruplar arasında çatışmalar yaşanmaktadır.Avvengono violenti scontri con forze dell'ordine e squadristi.
Ufak çatışmalar ve baskınlar devam etti.Piccoli bombardamenti ed omicidi continuavano ad accadere.
Çatışmalar yavaş yavaş tüm 16. Ordu cephesi boyunca yayıldı.""Qui furono meno di sessanta contro un'armata intera.
Burdur gölü kıyılarında büyük çatışmalar yaşandı.Si svolsero quindi numerosi scontri tra gli avversari sul campo di battaglia del lago di Garda.
Hüseyin yara almadan kurtuldu, ancak çıkan çatışmalar üç saat kadar sürdü.Poggiolini aveva tentato la fuga, ma la latitanza era stata di poche settimane.
Bu tesislerde sürekli olarak çatışmalar sürdü.In tale periodo militò in Lotta Continua.
1963-1974 arasındaki çatışmalarda tahrip oldu.Si disputa dal 1963-64.
Çatışmalar 6 Kasım'a kadar sürdü.Бои продолжались до 6 ноября.
Presnya'da çatışmalar başlar.Кроме того, в Печати происходят сражения.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.После этого сражения практически не было серьёзных столкновений.
Çatışmalar üç-dört saat daha devam etti.Бой длился три-четыре часа.
Çatışmaların tüm tarafları, çok sayıda insan hakları ihlalleri işledikleri için eleştirilmektedir.Наконец, все стороны, участвующих в конфликте, подвергаются критике за многочисленные нарушения прав человека.
Çatışmalarda, Birleşmiş Milletler'in tahminlerine göre 711.000 Arap İsrail'den kaçtı.Согласно оценке ООН, в ходе Войны за независимость из Израиля бежали около 711 000 арабов.
Sadece bazı yerel, küçük çatışmalar vardı.Происходило множество небольших, локальных войн.
Sokak çatışmaları başladı.Начались уличные бои.
Kırım'da çıkan çatışmalarda kahramancasına savaşmış ve başından yaralanmıştır.Участвовал в боях за Крым, был ранен.