çatışmalar ile cümle

çatışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ufak çatışmalar ve baskınlar devam etti.Unruhen und kleinere Kämpfe blieben nicht aus.
Çatışmalardaki can kaybının %75'ten fazlası bu üç yerde yaşandı.Trotzdem machen mehr als 75 Prozent dieser Versicherungen Verluste.
Tayland'la sınır anlaşmazlıklarından kaynaklanan çatışmalar sürmekteydi.Dies lag an Grenzstreitigkeiten mit New York.
Yakın çatışmalarda etkilidir.Sei nahe in schweren Zeiten.
Bu çatışmalar 1102'de Dagobert'in görevden alınması ile sona erdi.Die Auseinandersetzung endete 1102 mit der Absetzung Daimberts.
Staufer ve Welfen hanedanları arasındaki çatışmalar sonucu 1139 yılında Bayer Dükalığı Babenbergerler'e geçti.Im Zuge des Konfliktes zwischen den Staufern und den Welfen kam 1139 das Herzogtum Bayern an die Babenberger.
2003'te Çad'ın komşusu Sudan'daki Darfur bölgesindeki çatışmalar Çad'a sızdırıldı.Seit 2003 fliehen sudanesische Flüchtlinge vor dem Konflikt in Darfur in den Tschad.
II. Dünya Savaşı sırasında teğmen olarak görev yaptı ve çatışmalarda yaralandı.Im Zweiten Weltkrieg war er als Soldat und Leutnant im Einsatz und wurde verwundet.
Tekrar şiddetli çatışmalar başlar.Wieder schwere Zusammenstöße.
Savaşın son çatışmalarından biri 25 Temmuz'da gerçekleşti.Die schwersten Kämpfe des Krieges fanden am 2. Juli statt.
2011 yazından sonra çatışmalar şiddetlenerek artış gösterdi.Seit 2011 nimmt die Zahl der Angriffe auf Flüchtlingsunterkünfte stark zu.
Ojeda bu seyahat sırasında yerlilerle meydana gelen çatışmalarda öne çıktı.Während dieser Reise entstanden Streitigkeiten mit den Indianern.
Bu eser, Güney Afrika'daki ırksal çatışmalara adanmıştır.Auch dieser Film greift die Rassenproblematik in Südafrika auf.
Bu durum göçerler ile yerleşikler arasında çatışmalara yol açtı.Dies führte zu Konflikten mit dort ansässigen Einwohnern.
22 İsrailli de çatışmalar esnasında kendi tarafındaki insanlardan yanlışlıkla öldürüldü.Auf der israelischen Seite kamen 22 Menschen durch Eigenbeschuss ums Leben.
Çatışmalar 1945'te İkinci Dünya Savaşı'nın sonlanmasıyla sona erdi.Der Krieg endete 1945 mit dem Ende des Zweiten Weltkriegs.
Şiddetli çatışmalardan sonra Korotiç 5. Muhafız Mekanize Kolordusu tarafından alındı.Im Zuge der Berliner Operation wurde die Armee durch das 5. Mechanisierte Gardekorps verstärkt.
Oralarda küçük çatışmalar vardı.Es gab mehrere kleinere Auseinandersetzungen.
Şehirde düzenli olarak sol görüşlü göstericilerle, polis arasında sokak çatışmaları yaşanır.Regelmäßig kommt es zu Straßenschlachten zwischen linksgerichteten Demonstranten und der Polizei.
Dinamit-ABD´deki sınıf çatışmalarının kavgası (1880-1930) My America (1928-1938)Geschichte der Klassenkampfs in den USA (1880–1930).
Bern'de çatışmalar Zaffaraya ve Reithalle çerçevesinde sürdü.In Bern drehten sich die Auseinandersetzungen um das Zaffaraya und die Reithalle.
Grev, çatışmalar durduktan sonra 7 ay daha devam etti.Nach sieben Monaten eskalierte der Krieg wieder.
Temmuz 2012'de, çatışmalar ciddi şekilde Halep'e ulaşmıştır.Im Juli 2012 kam es in Aleppo zu heftigen Kämpfen.
Bununla birlikte Deyrizor'da da hükümet yanında çatışmalara katılmıştır.Er behauptete sich in einigen Streitgesprächen mit Regierungsmitgliedern.
Etnik gruplar arasında devlet kaynakları uğruna çıkan çatışmalar etnik şiddet olasılığını artırabilir.Das Konfliktpotential zwischen den Volksgruppen nimmt daher zu.
Sri Lanka İç Savaşı, 1983-2009 yılları arasında Sri Lanka'da arasında meydana gelen silahlı çatışmalardır.Die Ostprovinz gehörte zu den von 1983 bis 2009 vom Bürgerkrieg in Sri Lanka betroffenen Gebieten.
1949’dan beri bölgede birçok defa etnik çatışmalar meydana gelmiştir.Bis 1949 brachen in verschiedenen Landesteilen Aufstände und ethnische Konflikte aus.
Sonraki 6 gün boyunca Umurbrogol dağındaki şiddetli çatışmalar devam etti.Am nächsten Tag brachen schwere Kämpfe um die Silos in Manbidsch aus.
Bu yüzden anlaşmazlık ve çatışmalar da yaşanmıştır.So kam es zu Streitigkeiten und Verhaftungen.
Sokak çatışmalarında zırhlı araçlar ancak sınırlı ölçüde kullanılabilmektedir.Streitwagen konnten allerdings nur auf relativ ebenem Gelände eingesetzt werden.
Çatışmaların sonunda köprü Kızıl Ordu birliklerinin kontrolüne geçti.Nach Kriegsende wurde die Kaserne von der Roten Armee übernommen.
10. ve 11. yüzyıllarda Norveç ve Danimarka ile aralıklı çatışmalara girdiler.Bis zum 11. Jahrhundert kam es regelmäßig zu Kämpfen zwischen Dänen und Sachsen.
Bozkırdan Çin'e doğru daha önce de akınlar olmakta ve küçük çatışmalar yaşanmaktaydı.Bereits zu Vorkriegszeiten gab es aber schon chinesische Miniknaller- und Knallmatten.
Haziran ve Temmuz aylarında Derne Şura Konseyi ile IŞİD arasında çatışmalar patlak vermiştir.Dies geschah in Gesprächen im Juni/Juli des Jahres teilweise in Gegenwart des Herzogs.
İlk büyük çatışmalar 2012 yılının Haziran ayında meydana gelmiştir.Dort fanden in den ersten Wochen im Juni 2013 schwere Straßenschlachten statt.
Romalılar ve savunmacılar arasında ufak çatışmalar yapıldı.Auch kam es in der Umgebung zu Kämpfen zwischen Römern und Slawen.
Huzurlu yıllar sonrasında sınır çatışmaları başladı.In den folgenden Jahren begann man langsam, die Grenzstreitigkeiten zu lösen.
Akşama doğru kentin her bölgesinde devam eden çatışmalar devam eder.So geht die Auseinandersetzung des Nachts im Schlafzimmer weiter.
Parti arşivlerinde de bu konuya dair çatışmalar ve belirsizlikler olduğu görülmektedir.Es ist immer aufgefallen, dass es im Buch Spannungen und Widersprüche gibt.
Sengoku dönemi toplumsal ayaklanmalar, siyasal entrikalar ve askerî çatışmalar ile geçmiştir.Siam verfiel in eine kurze Zeit des Chaos, der Rebellion und regionaler Konflikte.
Mayınlar Kuzey Afrika ve İtalya dan meydana gelen çatışmalarda kullanılmıştır.Sie wurde von den Alliierten in den Feldzügen in Nordafrika und Italien eingesetzt.
1963 yılında ise toplumlararası çatışmalar başladı.1936 kam es zu einer Auseinandersetzung mit den Nationalsozialisten.
Jackson bu çatışmaları, sözleşmeyi erken sona erdirmek için bir sebep olarak kullanabilirdi.Argentinien hätte in diesem Schritt unmittelbar einen Grund gesehen, den Krieg zu beginnen.
Bu nedenle bu devletler arasında halen zaman zaman sınır çatışmaları olabilmektedir.Daneben kam und kommt es immer wieder zu Grenzstreitigkeiten der Anrainerstaaten.
Yine de daha sonra Berlin'de çok sert çatışmalar yaşandı.Darauf kam es in den folgenden Nächten zu schweren Ausschreitungen in Barcelona.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.Diese Marionettenregierung hielt sich bis zum Abzug der deutschen Truppen im Dezember.
Eylül ayında ateşkese tam olarak uyulmamış ve taraflar arasında çatışmalar başlamıştır.Anfang Dezember flauten die Kämpfe ab, da beide Seiten erschöpft waren.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Bei einem Unfall kommt Ludwig ums Leben, Johann wird schwer verletzt.
Çatışmalar 1963 ve 1964 yıllarında da devam etti.Die erste Staffel lief in den Jahren 1963 und 1964.
Altı gün boyunca surların önünde her iki taraf için kayıplara mal olan çatışmalar sürdü.Es kam zu wochenlangen, für beide Seiten verlustreichen Kämpfen.
Bangladeş sınırındaki bölgelerde İslamcı savaşçılar ile Burma ordusu arasında çatışmalar yaşanmıştır.An der Grenze kam es mehrfach zu Grenzgefechten zwischen indischen und bangladeschischen Polizeieinheiten.
Çatışmalar saatlerce sürdü.Die Kämpfe dauerten mehrere Stunden.
Seçim gayet uzun sürdü ve seçmenler arasında çatışmalar çıktı.Durch die große Ausdehnung kam es zu Abstimmungsproblemen zwischen den einzelnen Korps.
Şarkı sözlerinin çoğunluğu depresyon ve kişinin iç çatışmaları ile ilgilidir.Die meisten Lieder behandeln das Thema der Geschwindigkeit der menschlichen Entwicklung.
24 Mart - NATO, Kosova'daki çatışmalar üzerine, Yugoslavya'ya karşı hava harekâtı başlattı.Die NATO begann am 24. März mit Luftangriffen gegen Jugoslawien.
Anlaşmazlıklar, iki grup arasında geçen kanlı çatışmalarla sonuçlandı.Es kommt zu einem letzten blutigen Kampf der beiden Männer.
PPT çatışmalara pozitif bir bakış açısıyla bakar.Der VB benötigt einen guten Überblick über das Gefechtsfeld.
Bu çatışmalar bazı bölgelerde insan nüfusunun artışı nedeniyle bazı bölgelerde artmıştır.Überfischung wurde im Zuge des Bevölkerungswachstums in vielen Gegenden der Erde zum Problem.
Almanlar toparlandıktan sonra çıkartma yapan birliklerle şiddetli ve kanlı çatışmalar yapmışlardır.Nach harten und blutigen Kämpfen setzten sich die Angreifer durch.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.Dabei kam es zu keinen ernsthafteren Kampfhandlungen.

İlgili Sayfalar