çatışmalar ile cümle
çatışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İki taraf arasında gerçekleşen siper savaşları ve süngü hücumları sonrasında çatışmalar sonlandı.وقد انتهت الصراعات وذلك بعد الهجمات الحربيه وحروب الخنادق التي قد تحققت بين كلا الطرفين.
Kararın önemli noktaları şunlardır: Çatışmalara son verilmesi.وما كان أهم من ذلك بالنسبة إليهم هو نهاية القتل.
Luftwaffe ise ilk günkü hava çatışmalarında 35 uçak kaybetmiştir.وذكرت لوڤتڤاف عن فقدان 35 طائرة فقط في اليوم الأول للقتال.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.وقد استمرت معركة القصر حتى استسلم الحرس الملكي في صباح اليوم التالي.
1917 Rus Devrimi ve sonra da Finlandiya'nın bağımsızlığını ilan etmesi ülkede çatışmalara yol açmıştır.كما تسببت الثورة الروسية (1917) واستقلال فنلندا الذي تلاه بصراعات في فنلندا.
Fakat dış semtlerde sokak çatışmaları birkaç gün daha devam etti.شجارات الشوارع تستمر لعدة أيام.
Sağ-sol çatışmaları yüzünden üniversite kapandı.لقد سبق غلق الجامعات هزيمة القوى اليسارية في الحرم الجامعي.
2011 yazından sonra çatışmalar şiddetlenerek artış gösterdi.وفي ديسمبر 2009، شهد المحتجون تصاعدًا في وتيرة العنف.
Kasaba 2011 Libya iç savaşı sırasında bir takım çatışmalara sahne olmuştur.كان المطار مسرحاً لبعض الاشتباكات خلال الصراع الليبي عام 2011.
1963 yılında ise toplumlararası çatışmalar başladı.في 1936 اندلعت الحرب الأهلية.
Bu tesislerde sürekli olarak çatışmalar sürdü.تقاتلوا حول هذه المسألة باستمرار.
Bu birliklerin büyük bir kısmı çatışmalarda imha olmuştu.ولكن معظم تلك الأموال كانت تضيع على الحروب الدائرة بينهما.
9 Mart'ta Mariupol şehrinin doğu yakasında çatışmalar olmuştur.وقعت اشتباكات عنيفة في بلدة الكرامة شرق الرقة، في 19 مارس.
Gece olduğunda çatışmalar büyük oranda sona ermişti.في الليل توقفت الاشتباكات.
Bununla birlikte Kremençug bölgesinde çatışmalar halen devam etmekteydi.ومع ذلك، استمر القتال في منطقة زواغة.
Bu kez savaşta, iki taraf arasında ideoloji çatışmaları da mevcuttu.في الوقت نفسه، كان هناك صراع إيديولوجي بينهما.
Ekim 2011'de ordudan kaçan askerler ile rejim güçleri arasında çatışmalar başlamıştır.في أكتوبر 2011، جرى الإبلاغ بانتظام عن وقوع مصادمات بين الحكومة ووحدات الجيش التي انشقت عنها.
2008 Jos Çatışmaları.APERA مؤتمر 2008.
Sınır çatışmalarında, iki taraf da sık sık birbirini ilk ateşi açan taraf olmakla suçlamaktadır.ولا يعلم بالضبط كيف بدأت الاشتباكات حيث أن كلا الطرفين يتهم الطرف الآخر بالبدء في إطلاق النار.
Jedi Academy ışınkılıcı çatışmalarının üzerinde durmuştur.الأكاديمي العربي يلحق بركب كبار الأعلام الراحلين.
Bunun üzerine karşılıklı çatışmalar çıkıp devam etti.ثم رفعه الله تعالى وتفرق الحواريون.
Bu muharebe, Çanakkale Savaşı'nın en kanlı çatışmalarından biri olarak tarihe geçmiştir.تعتبر هذه المعركة هي نهاية هذه السلسلة من المعارك الدموية.
Çatışmaların tüm tarafları, çok sayıda insan hakları ihlalleri işledikleri için eleştirilmektedir.تنطوي حالات الاختفاء على انتهاك العديد من حقوق الإنسان الأساسية.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.يتضمن تحقيقات تهمّ المشاهد لمدة ساعة من الوقت.
Jackson ayrıca başka çıkar çatışmaları konusunda endişeliydi.سميث، مخاوف بشأن أمر آخر.
Silahlı çatışmalar FKÖ'nün ve Filistinlilerin 1971'de Lübnan'a sürülmesine kadar devam etti.تخوض حربا على فرنسا وقوات يو بى سى المتشددين حتى عام 1971.
Bu sırada şehir nüfusunun üçte biri çatışmalardan kaçarak şehri terk etmiştir.وخلال الأسبوع التالي، ثلاثة أرباع السكان فروا من المنطقة.
Sadece bazı yerel, küçük çatışmalar vardı.وله عدد قليل من القتالات المنفردة.
İki taraflar da derhal çatışmalara son verecek ve barış için görüşmelere başlayacaklardır.لكن كلا الجانبين احتفظ بنيرانهما وبدأت المفاوضات.
Çatışmalar üçüncü günün sonuna kadar kontrol altına alınamadı.Os confrontos não foram controlados até o terceiro dia.
Sokaklardaki çatışmalar 3 gün sürdü ve sonunda Fokas destekçileri kazandı.Os confrontos de rua duraram três dias e no fim os apoiantes de Focas prevaleceram.
Luftwaffe ise ilk günkü hava çatışmalarında 35 uçak kaybetmiştir.A Luftwaffe relatou a perda de apenas 35 aeronaves no primeiro dia de combate.
Çatışmalar 31 Ağustos 1965 tarihinde ateşkes ilan edilene kadar devam etti.Os combates continuaram até 31 de Agosto de 1965, quando foi declarada uma trégua.
Arkadaşları Macke ve Marc çatışmalarda öldüler.Seus amigos Macke e Marc morreram em combate.
Beyazlarla köleler arasında sık sık şiddetli çatışmalar çıkardı.Colonos brancos e escravos negros tinham, frequentemente, conflitos violentos.
2003'te Çad'ın komşusu Sudan'daki Darfur bölgesindeki çatışmalar Çad'a sızdırıldı.Em 2003, o conflito na região de Darfur, no vizinho Sudão, expandiu através da fronteira com o Chade.
Ancak Arnswalde'nin alınışı sırasındaki şiddetli sokak çatışmalarıyla ileri hareket durdu.No entanto, o ataque parou devido a um pesado confronto urbano durante a recaptura de Arnswalde.
Bu çatışmalar sırasında taarruz kolu komutanı olan General Cox da hafif şekilde yaralanmıştır.Durante a luta o tenente "Kot" ficou ferido.
İki imparatorluk arasındaki askeri çatışmaların esas nedenleri ise çeşitlidir.A integração dos territórios fronteiriços pelos dois impérios é diferente.
Polis ile göstericiler arasında çatışmalar oldu.Houve confronto entre polícia e torcedores.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Eles são atacados por bandidos e Joel acaba seriamente ferido.
Yine bu rapora göre, en az 310 sivil çatışmalarda hayatını kaybetmiştir.É estimado que pelo menos 300 mil pessoas perderam a vida na guerra.
Çatışmalardaki can kaybının %75'ten fazlası bu üç yerde yaşandı.Nestes locais foram registrados até 75% das fatalidades desta guerra.
MÖ 259 - Kara çatışmaları Sardinya ve Korsika'ya sıçradı.259 a.C. – A guerra em terra estende-se à Sardenha e Córsega.
30 Ocak'tan itibaren çatışmalar yeniden şiddetlenmeye başlamıştır devam etmektedir.Os ataques se repetiram a partir do dia 30 de janeiro.
Sonraki iki yıl boyunca çatışmalar devam etti.Ele passou os dois anos seguintes em litígios.
Askerlerden birisi çatışmaların son gününde yaralandı ve bu yaralardan dolayı 22 Kasım’da öldü.Ele foi aparentemente ferido em batalha e morreu em novembro devido a esses ferimentos.
Çok sayıda askeri çatışmalar sonrasında, Polonyalı güçler Sejny bölgesini ele geçirdi.Depois de várias horas de confusa luta, as forças soviéticas capturaram a cidade.
Çatışmalar sırasında General el-Azma da öldürüldü.Yusuf al-'Azma foi morto na batalha.
Jackson ayrıca başka çıkar çatışmaları konusunda endişeliydi.Jackson também manifestou o seu desagrado ao se levantar.
Ayrıca Sünni aşiretler ile IŞİD üyeleri arasında çatışmalar çıkmıştır.Há também conflitos entre aborígenes marcianos com os novos colonizadores.
Bununla birlikte çatışmalar dört gün boyunca sürdü.Os confrontos duraram quatro dias.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.Não há uma briga de verdade nesse.
"Fransa'da iş kanunu karşıtı eylemlerde çatışmalar çıktı".«Onda de violência na França levanta questões sobre política social».
Denizde ve karada çatışmalar yaşandı.Há guerras no mar e em terra.
Bu eser, Güney Afrika'daki ırksal çatışmalara adanmıştır.Última corrida disputada na África do Sul.
Meydana bağlanan sokaklarda çatışmalar bu şekilde devam etti.Lutas nas ruas se sucederam.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.Enquanto isso, os combates na região se tornaram mais intensos.
Bu yüzden anlaşmazlık ve çatışmalar da yaşanmıştır.E toda vez que se encontram há confusão e brigas.
Suriye İç Savaşı Humus Cephesi, Suriye İç Savaşı'nda Humus ilindeki çatışmaları kapsamaktadır.F. ^ A Síria disputou suas partidas como mandante em Omã devido a Guerra Civil Síria.